TÜRKİYE’NİN içinde bulunduğu ekonomik darboğazda temel gıda maddelerine dahi ulaşmakta zorlanan vatandaşın artık diş sağlığını tamamen gözden çıkardığını belirten Özçelik, "Emeklinin ağzı da mutfağı da boş" diyerek iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Özellikle nisan ayı enflasyon rakamlarının ardından alım gücü tamamen yok olan dar gelirliler için implant ve benzeri modern diş tedavilerinin artık bir hayalden öteye geçemediğini vurgulayan Özçelik, profesyonel bir sağlık sistemi için acil reform çağrısında bulundu.
BİR AĞIZ DOLUSU MALİYET: 300 BİN LİRADAN BAŞLIYOR
Diş sağlığının bir lüks değil, insan onuruna yakışır bir yaşamın parçası olduğunu ifade eden Murat Özçelik, serbest piyasadaki tedavi maliyetlerinin ulaştığı akıl almaz boyutları paylaştı. Bugün gelinen noktada, ağzında hiç dişi olmayan ve tam bir ağız rehabilitasyonuna ihtiyaç duyan bir vatandaşın, alt ve üst çene için implant destekli porselen diş yaptırmak istediğinde 300 bin liradan başlayan devasa maliyetlerle karşı karşıya kaldığını belirtti. Özçelik, mali uçurumu şu sözlerle özetledi: "Bugün 20 bin TL civarında maaş alan bir emeklinin, bırakın bu tedavi bedellerini karşılamayı, bu rakamların yanına yaklaşması bile mümkün değildir. Emekli, dar gelirli ve asgari ücretli vatandaşlarımız, çocuklarının rızkından kesse bile bu sağlık hizmetine ulaşamaz hale getirilmiştir. Sağlık, parası olanın alabildiği bir hizmete dönüşmüştür."
NİSAN ENFLASYONU VE DERİNLEŞEN SEFALET
Nisan ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte çarşı pazardaki yangının resmiyet kazandığını hatırlatan Murat Özçelik, dar gelirlinin yaşam mücadelesinin bir sefalet dönemine dönüştüğünü vurguladı. Enflasyonun pençesindeki emeklinin önceliğinin sadece karnını doyurabilmek olduğunu, ancak yükselen fiyatlar nedeniyle mutfağın da her geçen gün boşaldığını ifade eden Özçelik; beslenme kalitesi düşen vatandaşın buna bağlı olarak diş kaybı yaşadığını ancak tedavi olamadığını dile getirdi. Nisan ayındaki bu ekonomik tablonun, toplumun en kırılgan kesimlerini modern tıbbın imkanlarından tamamen mahrum bıraktığına dikkat çekerek, bu sürdürülemez durumun toplumsal bir sağlık krizine davetiye çıkardığını söyledi.
KAMUDA SIRA VAR, SGK’DA DESTEK YOK
Sosyal devlet anlayışının sağlık hizmetlerinde sınıfta kaldığını savunan Özçelik, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) diş tedavileri konusundaki tutumunu eleştirdi. Devlet hastaneleri ve Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri’ndeki (ADSM) duruma dikkat çeken Özçelik, "Kamuda diş tedavisi için randevu almak neredeyse imkânsız. Randevular aylar sonrasına veriliyor; vatandaşın bu kadar bekleyecek ne sabrı ne de sağlığı var" dedi. Emeklilerin SGK üzerinden implant yardımı alamadığını belirten Özçelik, devletin bu konuda hiçbir sorumluluk almadığını ifade etti. İmplantın bir estetik tercih değil; beslenme ve konuşma gibi temel fonksiyonların devamı için bir zorunluluk olduğunu hatırlatan Özçelik, SGK’nın bu tedaviyi kapsam dışı bırakmasının kabul edilemez olduğunu, devletin kendi emeklisini "çiğneyemez" ve "düzgün beslenemez" bir halde kaderine terk ettiğini savundu.
İKTİDARA ÇAĞRI: BU SEFALETE SON VERİN
İktidara çağrıda bulunan Murat Özçelik, emekli maaşlarının ve sağlık desteklerinin güncel ekonomik gerçeklerle hiçbir bağının kalmadığını söyledi. Vatandaşın sadece karnını doyurmakla kalmayıp, sağlığını da koruyabileceği bir refah seviyesine ulaşması gerektiğini vurgulayan Özçelik, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Emeklilerimiz bu ülkenin temel taşıdır; ancak bugün onları hem mutfakta açlığa hem de sağlıkta dişsizliğe mahkûm ettiniz. Mutfaktaki tencereyi boşalttığınız gibi, vatandaşın ağzındaki dişi de koruyamaz hale getirdiniz. Buradan hükümete sesleniyorum; derhal SGK mevzuatını düzenleyerek emeklilere gerçek anlamda diş tedavileri ve implant desteği tanıyın. Kamu hastanelerindeki yığılmaları önleyin. Şu an kamuda diş tedavilerinde implant için SGK ödeme yapmıyor, ücret hastadan alınıyor. Ayrıca kamuda çalışan diş hekimi sayısı çok az, hasta talebi ise çok fazladır. Bu nedenle kamudaki diş hekimi sayısı mutlaka artırılmalıdır. Bunun yanı sıra devlet, tıpkı özel hastanelerde olduğu gibi serbest çalışan diş muayenehanelerinden ve ağız-diş sağlığı polikliniklerinden hizmet satın alabilmelidir. Böylece hem kamuda çalışan diş hekimlerinin iş yükünü hafifletiriz hem de serbest çalışan diş hekimlerinin SGK’lı hastaları tedavi etmesini sağlayabiliriz. Ancak bu şekilde toplumun ağız ve diş sağlığı kalitesini yukarıya taşıyabiliriz." (Sudi ÇANDIR)