BAZI ebeveynler, çocuklarına yüklü miktarda harçlık vererek onları tüketim çılgınlığına iterler. Ailelerin bu şekilde 'iyilik yaptıklarını düşündürten' kontrolsüz davranışları, çocuklarda mutluluğun para harcamakta gizli...

BAZI

ebeveynler, çocuklarına yüklü miktarda harçlık vererek onları tüketim çılgınlığına iterler. Ailelerin bu şekilde 'iyilik yaptıklarını düşündürten' kontrolsüz davranışları, çocuklarda mutluluğun para harcamakta gizli olduğu düşüncesini doğurur. Hayat kalitemizi belirleyen para, biz yetişkinler kadar çocuklar için de çok önemlidir, bunu biliyor ve kabul ediyoruz pek tabii; ancak her şeyin aşırısı gibi harçlık miktarındaki aşırılık da çocuğu sıkıntılı süreçlerin içine itebilir. Harçlık, çocuğun sorumluluk duygusunun gelişmesi için önemli bir araçtır.

LÜTFEN DİKKAT!

Sevgili aileler,

- Çocuklarınıza fazla para vermeniz onları önemsediğiniz, iyi yetiştirdiğiniz anlamına gelmez.

- Esasında çocuklara verilen harçlıkların miktarındaki artış, çocuğun sağladığı güvenle paralel oranda değişim göstermelidir. Çocuğun yaşı, ihtiyacı ve sağladığı güvenle paralel harçlık miktarındaki orantılı artışlar, çocuğun olumlu davranışlarını pekiştirmesine zemin hazırlayacaktır.

- Çocuklarınızın para biriktirme, tutumlu olma türünden davranışlarına karşı her zaman açık olmaya gayret ediniz. Onları yeri geldiğinde detekleyerek motive etmeniz alınan harçlığın maddi değerinden ziyade manevi gücünü de perçinleyecektir.

- Harçlık konusunda çocuğunuzla pazarlık yapmamaya gayret edin. Çocuklarınıza günlük harçlık vermeniz harcamalarını gerek sizin, gerekse kendinin kontrol etmesi açısında yerinde bir davranış olacaktır. Harçlığını haftalık alan bir çocuğun ek harçlık isteme ihtimali olabilir. Bu durumda harcamalarda bir dengesizlik ve tutumsuzluk olabilir.

- Yaşamın ilk 5 yılında çocuk parayı, paranın değerini bilmez. Örneğin bayramlarda 4 - 5 yaşlarındaki bir çocuğa (istisnalar tabii ki var, hele ki günümüz çağında) 100 TL kağıt parayı ve 10 tane demir 1 TL'yi aynı anda uzattığınızda çocuk, demir paranın sayısındaki fazlalık nedeniyle hemen demir parayı tercih eder; ancak 8 -10 yaşlarında parayı daha iyi kavrayabilmekte ve harcamalarını daha yararlı işlerde kullanabilmektedir.

- Sosyoekonomik durumu düşük, yalnızca asgari ücretle geçinmek zorunda olan, bir aile, çocuğuna yalnızca karnını doyurabileceği kadar harçlık verirken, durumu iyi olan bir başka aile ise çocuğuna harcayacağı miktarın çok daha üstünde para vererek onu arkadaşlarının içerisinde lider konumuna sürüklemektedir. Paranın değerini bilmeyen iyi durumlu ailenin ortamlarda "zengin" görülen çocuğu, yetişkinlik döneminde elindekini tutamama, biriktirememe davranışlarının yanı sıra sorumsuz, tutumsuz ve kaygısız davranışlar sergileyerek kendisine ve çevresine zarar verecektir. (Elbette ki istisnalar var.)

- Sevgili aileler, sizlere yaradan tarafından bahşedilen en büyük lütuf olan çocuklarınızı vermiş olduğunuz yüksek miktardaki harçlıklarla şımartmak yerine ondan harçlığının bir kısmını kumbarasına atmasını isteyiniz. Size bu isteğin nedenini sorduğunda ise net ve kararlı bir ses tonuyla, "Eğer her gün sana verilen paranın bir kısmını kenara ayırır, kumbarana atar ve biriktirirsen o çok istediğin bebek, araba, kitap, elbise, ayakkabı, çizgi film DVD'si, bisiklet vs. var ya hani işte, kendi paranla hemen alabilirsin. Bu kumbara sana ait, senden başka kimse de bu kumbaranın kilidi olmayacak. Senden başka hiç kimse bu kumbaradaki paralara dokunmayacak" diyerek çocuklarınızı tutumlu olması hususunda teşvik edebilir, dahası güven verici sözlerinizle onları olumlu davranışlarının pekişmesi hususunda destekleyebilirsiniz. Gerekirse siz de bir kumbara edinerek söylediklerinizi somutlaştırmalı ve çocuğunuza iyi bir model olmalısınız.

- Fazla harçlık alan -özellikle ilkokul çağındaki- çocuklar, ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra ellerinde kalan miktarı neye, nerede harcayacaklarını şaşırırlar. Tutumsuz ve doyumsuz davranarak ellerindekinin kıymetini bilmez, kıymete değer manevi değerleri unuturlar. Kalemleri, silgileri varken sürekli bunlara bir yenisini daha eklemeye çalışırlar. Sağlıklı beslenmeyi bırakıp abur cuburlara yönelebilir, gıda boyası yüklü yiyeceklerle sağlıklarına zarar verebilir, dahası bu davranışlarıyla diğer arkadaşlarına olumsuz model olarak onları da kötü bir gidişatın içine sürükleyebilirler.

- Harçlığı kesmek bir ceza yöntemi olarak kullanılmamalıdır. Çocuğun herhangi bir başarısına veya başarısızlığına ilişkin harçlıkla yönlendirme yapılmamalı ve şartlı cümleler çocuğun önüne sunulmamalıdır.

- Manevi değerden uzak maddiyat kokan hediyelerden uzak durmakta fayda olduğunu hep söyledim, söylerim. Küçük yaşlardaki çocukların ellerine cep telefonu vermek, ergenlik çağındaki çocuklara ders başarısı ile paralel motosiklet hediye etmek, altına o istediği için araba vermek gibi davranışlar kati suretle yanlıştır. En azından istatistiklere bakarak ben bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çocukların başarılarını ödüllendirmek için bir hediye olarak görülen "pahalı" ödüller, çocuğu başarısızlık ve doyumsuzluğa iter. Vaktiyle şımartılan çocuk, büyüyünce savurgan veya cimri bir kişiliğe dönüşünce aile yakınmaya başlar; ancak sizde bilirsiniz ki iş işten geçtikten sonra yakınmanın hiç kimseye, hiçbir şeye faydası yoktur.

- Sosyal medya'daki kendi Twitter, Facebook ve Instagram üzerinden yaptığım paylaşımlarda sıkça yinelediğim bir söz var, takip edenler aşinadır, iyi bilir: Ben küçükken renkli boya kalemlerim, süslü resim defterlerim, hiç kimsenin ulaşamayacağını düşündüğüm renkli hayallerim vardı; oysaki şimdikilerin iPhone'si, iPad'i, son model tabletleri var. Yapmayın! Lütfen, yapmayın.

- Kitapların şarjının bitmiyor oluşunun ne kadar güzel olduğunu anlatın çocuklaırınıza, bisikletin benzin zammından etkilenmiyor oluşunu. Özgürlüğün bir kitap ve bir bisikletle de sağlanabileceğini... Çocuklarınızın hayallerinin önüne set çekmeyin, kontrolsüz davranışlarla etkilenmelerine izin vermeyin.

ÖZETLE;

Sevgili anne ve babalar, çocuğunuza, 1 den fazla çocuğunuz varsa; çocuklarınız arasındaki iletişim ve etkileşime, eşinizle aranızdaki davranış ve davranımlara dikkat etmeye ve eşler arası ortak karar almaya özen gösteriniz. Birinizin ağzından çıkanları diğeriniz örneklerle desteklemeli, çocuğun kavraması konusunda yol gösterici olmalıdır. Bir diğer konu, kurallar konusunda ne katı, ne de esnek olmamaya dikkat ediniz. Disiplinli yaklaşım her zaman iyidir. Unutmayınız ki çocuklarınız gitgide büyüyor ve değişiyor. Önceki gün söylediğinizi bugün unutursanız veya çocuğunuzun bir gözyaşıyla hemen yumuşar, ipleri onun eline verirseniz maalesef ki ona en büyük kötülüğü yapmış olursunuz.