Alanya Haberleri

Alanya’nın haftalardır dile getirdiği risk gerçeğe dönüştü

İran ile ABD-İsrail hattında büyüyen savaş geriliminin turizm sektörüne etkileri somut şekilde görülmeye başladı. Alanyalı turizmcilerin haftalardır “Yakıt maliyetleri, operasyonel riskler ve olası iptaller” konusunda yaptığı uyarılar gerçeğe dönüşürken, İngiltere pazarında önemli kapasite düşüşleri açıklandı

Abone Ol

YENİ Alanya’nın daha önce defalarca gündeme getirdiği riskler kapsamında, SunExpress 2026 yaz sezonunda İngiltere çıkışlı uçuş kapasitesinde ciddi azaltıma gitti. Paylaşılan verilere göre şirket, toplamda 52 bin 731 koltuğu satıştan kaldırdı. Yapılan düzenlemeler bazı rotalarda tam operasyon iptallerini de içeriyor. Özellikle haziran ayında İngiltere çıkışlı kapasitede yüzde 44’lük düşüş dikkat çekerken, en büyük kayıp Antalya uçuşlarında yaşandı. Antalya kapasitesinde toplam düşüş 41 bin 958 koltuk olurken, haziran ayında düşüş oranı yüzde 50,7 şeklinde açıklandı. Turizmciler, Yeni Alanya aracılığıyla sektörde yaşanabilecek daralma riskine karşı havayolu şirketlerine uçuş teşvikleri verilmesinin olası krizlerin etkisini azaltmada kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a çağrıda bulunup destek talep etmişlerdi.

TURİZMCİLER HAFTALARDIR UYARIYORDU

Alanya’daki turizm sektörü temsilcileri son haftalarda özellikle Orta Doğu’daki savaş atmosferinin havacılık maliyetlerini artırdığına dikkat çekiyordu. Artan yakıt fiyatları, uzayan uçuş rotaları, sigorta maliyetleri ve operasyonel belirsizliklerin charter planlamalarını zorlaştırabileceği ifade edilmişti.


'ETKİLERİ TAM ANLAMIYLA KIYIYA VURMUŞ DEĞİL'
Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Basın Sözcüsü Alper Gencelli, “SunExpress’in İngiltere çıkışlı 2026 yaz sezonu kapasitesinde 50 binden fazla koltuğu satıştan çekmesi, aslında uzun süredir küresel ölçekte beklenen ekonomik ve operasyonel dalgalanmaların turizm sektörüne yansıması olarak değerlendirilmelidir.
Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, savaşların etkisi yalnızca çatışma bölgeleriyle sınırlı kalmıyor. Uçak yakıt maliyetlerinden enerji fiyatlarına, insanların seyahat psikolojilerinden tüketim alışkanlıklarına kadar çok geniş bir zinciri etkiliyor. Bugün geldiğimiz noktada bunun turizm sektöründeki somut yansımalarını daha net görmeye başladık.
Maalesef biz bu süreci biraz deprem ve tsunami benzetmesiyle değerlendiriyoruz. Depremi yaşadık, ancak ekonomik ve sektörel tsunaminin etkileri henüz tam anlamıyla kıyıya vurmuş değil. Önümüzdeki süreçte hem Avrupa’da hem Orta Doğu’da bunun etkilerini yaşamaya devam edeceğimizi öngörüyoruz.
Elbette karamsar bir tablo çizmek istemiyoruz. Hepimiz turizmden ekmek yiyen insanlarız ve sektör adına olumlu şeyler söylemek isteriz. Ancak piyasadaki göstergeler, şirketlerin artık daha kontrollü, daha temkinli ve riski minimize eden bir yapıyla hareket ettiğini gösteriyor.
SunExpress’in yaptığı kapasite azaltımı da bu açıdan değerlendirilmelidir. Çünkü havacılık sektöründe en pahalı koltuk boş kalan koltuktur. Şirketler bugün artık satılamayacak kapasite riskini almak istemiyor. Yakıt maliyetleri, operasyon giderleri, talep dalgalanmaları ve küresel ekonomik baskılar nedeniyle firmalar kendilerini koruyacak önlemler almak zorunda kalıyorlar. Aksi halde şirketlerin sürdürülebilirliği ciddi risk altına girer.
Özellikle Antalya ve Alanya bölgesi açısından baktığımızda, İngiltere pazarı bizim için çok önemli bir kaynak pazar konumunda. SunExpress verilerinde Antalya kapasitesindeki ciddi düşüş de bunun sektörde dikkatle takip edilmesi gereken bir gelişme olduğunu ortaya koyuyor.
Ancak burada tamamen olumsuz bir tablo çizmek yerine, sektörün yeni aksiyonlar geliştirmesi gerektiğini düşünüyoruz. İç turizmin güçlendirilmesi, alternatif pazarların artırılması, spor turizmi, gastronomi turizmi, deneyim odaklı turizm ve sürdürülebilir turizm modelleri artık daha fazla önem kazanacaktır.
Bizim en büyük temennimiz, dünyada yeniden barış ortamının güçlenmesi ve küresel ekonomik istikrarın sağlanmasıdır. Ancak barış ortamı oluşsa bile, yaşanan ekonomik etkilerin kısa sürede tamamen ortadan kalkması kolay görünmüyor. Bu nedenle sektör olarak daha akılcı, daha planlı ve daha dayanıklı bir yapıya geçmek zorundayız.
Alanya turizmi geçmişte birçok krizden güçlenerek çıkmayı başarmıştır. Bu süreci de doğru stratejilerle, birlik içinde ve yeni turizm vizyonları geliştirerek aşacağımıza inanıyoruz" dedi.
'TEMLİNLİ YÖNETMEYE ÇALIŞIYORLAR'
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) önceki dönem yönetim kurulu üyesi Şükrü Cimrin, "SunExpress’in paylaştığı revizyona göre İngiltere çıkışlı Türkiye uçuşlarında toplam kapasite yaklaşık 220 bin koltuktan 167 bin seviyesine düşürüldü. Yani yaklaşık 52 bin koltukluk bir azaltım söz konusu. Burada dikkat çeken nokta ise revizyonun ağırlıklı olarak Haziran ayını kapsaması. Temmuz tarafında ise yalnızca ilk haftayı içeren daha sınırlı bir düzenleme görülüyor. Bu da aslında bize şunu gösteriyor; SunExpress sezonun tamamına yönelik olumsuz bir senaryo ortaya koymuyor. Daha çok önümüzdeki kısa vadeli süreci temkinli yönetmeye çalışıyor. Özellikle jeopolitik gelişmeler ve savaş gündeminin tüketici psikolojisi üzerindeki etkisi nedeniyle Haziran ayına yönelik kontrollü bir kapasite planlaması yapılmış görünüyor. Yani burada tamamen geri çekilen bir hedef değil, temkinli ama kontrollü bir yaklaşım var. Talebin seyrine göre sonraki ayların yeniden şekilleneceğini düşünüyorum. Zaten havayolu şirketleri bu tarz dönemlerde kullanılmayan kapasiteyi farklı rotalarda değerlendirebiliyor. Alanya özelinde baktığımızda ise şu an sahada dramatik bir tablo olduğunu söylemek doğru olmaz. Özellikle Avrupa pazarında insanlar artık tatil kararlarını çok daha geç veriyor. Son dakika rezervasyon eğilimi belirgin şekilde arttı. Türkiye ise fiyat-performans dengesi, hizmet kalitesi ve güçlü turizm altyapısıyla hâlâ Akdeniz’de en güçlü destinasyonlardan biri olmaya devam ediyor" şeklinde konuştu.