Alanya Haberleri

Alanya'da turizmcilerden ‘Hassasiyet’ vurgusu

TÜRSAB’ın online rezervasyon sitelerine yönelik erişim engeli talebini kayıt dışılığın önlenmesi ve adil rekabetin sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendiren Alanyalı turizmciler, sürecin doğru yönetilmediğinde Alanya için ciddi risklere dönüşebileceğini ifade ettiler

Abone Ol

TÜRKİYE Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), GetYourGuide, Viator, Airbnb, Expedia, Hotels.com, Agoda, Trip.com, Isango, ToursByLocals ve Musement gibi yurt dışı merkezli seyahat portallarına yönelik erişim engeli talebinde bulundu. Konuya ilişkin Yeni Alanya’ya değerlendirmede bulunan Alanya Turizm tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli, yerel seyahat acentalarının vergi yükümlülüklerini yerine getirirken hiçbir yükümlülük altına girmeyen küresel platformların açık bir haksız rekabet ortamı yarattığını belirtti. Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan ise Alanya gibi turizmi büyük ölçüde uluslararası bireysel rezervasyonlara dayanan destinasyonlar açısından sürecin dikkatle yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti.

‘İLK ETAPTA BİREYSEL REZERVASYONLARI ETKİLEYEBİLİR’

ALTAV Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli; “TÜRSAB’ın; GetYourGuide, Viator, Airbnb, Expedia, Hotels.com, Agoda, Trip.com, Isango, ToursByLocals ve Musement gibi yurt dışı merkezli seyahat portallarına yönelik erişim engeli talebini yalnızca kısa vadeli rezervasyon rakamları üzerinden okumak eksik bir değerlendirme olur. Evet, bu tür bir karar ilk etapta online kanallar üzerinden yapılan bireysel rezervasyonları etkileyebilir. Alanya gibi turizm talebinin yüksek olduğu destinasyonlarda bu etki daha görünür hale gelebilir. Ancak Türkiye’de resmi çalışma belgesi olmayan, vergi mükellefiyeti tesis etmeyen, idari denetime tabi tutulamayan ve buna rağmen ülkemizin turizm altyapısı üzerinden milyarlarca liralık satış yapan bir sistemin 'Dijitalleşme' gerekçesiyle kabullenilmesi mümkün değildir. Bu platformlar, yüksek komisyon oranlarıyla otelleri ve seyahat acentalarını ciddi biçimde baskılamakta; elde edilen geliri komisyon veya dijital hizmet adı altında vergisiz şekilde yurt dışına aktarmaktadır” dedi.

‘DİJİTALLEŞMEYE DEĞİL DENETİMSİZ BİR YAPININ SEKTÖRÜN TAMAMINI BASKILAMASINA KARŞIYIZ’

Alanya özelinde değerlendiren Gencelli, “Bu durum yalnızca konaklama rezervasyonlarıyla sınırlı değildir. Turlar, transferler, rehberlik hizmetleri ve destinasyon içi tüm yan harcamalar bu yapıdan doğrudan etkilenmektedir. Yerel seyahat acentaları yatırım yaparken, kira öderken, istihdam sağlarken ve vergisini öderken; hiçbir yükümlülük altına girmeden pazarı kontrol eden küresel platformların yarattığı tablo açık bir haksız rekabet ortamıdır. Bu şehirden ve bu ülkeden ekmek yiyen sektör temsilcileri olarak, kısa vadede kayıp gibi görünen ancak orta ve uzun vadede düzeni ve dengeyi sağlayacak her adımın arkasındayız. Geçmişte ‘booking.com’ sürecinde olduğu gibi bu durum da zamanla oturacak, sektör kendi dengesini bulacaktır. 1618 sayılı Kanun’un seyahat acentalarına tanıdığı hakların korunması, yalnızca acentelerin değil; tüketicinin, kamunun ve Türk turizminin tamamının lehinedir. Dijitalleşmeye karşı değiliz; ancak dijitalleşme adı altında kuralsız, vergisiz ve denetimsiz bir yapının sektörün tamamını baskılamasına da itiraz ediyoruz. Eğer bu alanda faaliyet gösterilecekse, herkes aynı kurallara tabi olmalıdır. TÜRSAB’ın başlattığı bu hukuki süreci; gücüne ve pazar payına bakılmaksızın kayıt dışı tüm yapılara karşı atılmış doğru, gerekli ve yerinde bir adım olarak değerlendiriyorum. Türkiye ve dolayısıyla Alanya turizmi günü kurtaran değil; yerel aktörleri koruyan, adil rekabeti esas alan ve sürdürülebilir bir yapı ile yoluna devam etmelidir. Turizmde gerçekleşen her türlü turizm hizmetinin parası bu ülkede kalmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘ALANYA’NIN ŞEFFAF, KURALLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR DİJİTAL PAZARLAMA ORTAMINDA YER ALMASI ÇOK ÖNEMLİ’

Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan, sürecin hem hukuki hem de sektörel boyutlarıyla ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Özcan, “Türkiye’de herhangi bir şirket kuruluşu olmaksızın faaliyet gösteren küresel platformlar, yasal yükümlülükleri bulunan seyahat acentalarına karşı haksız rekabet oluşturuyor. Tüketici mağduriyetleri yaşandığında hukuki muhatap bulunamaması da büyük bir sorun. Alanya gibi turizmi büyük ölçüde uluslararası bireysel rezervasyonlara dayanan destinasyonlar açısından sürecin dikkatle yönetilmesi gerekiyor. Alanya, özellikle Avrupalı misafirlerin yoğunlukla çevrim içi seyahat portalları üzerinden ulaştığı bir destinasyon. Bu platformların ani ve bütüncül biçimde erişime kapatılması, eş zamanlı ve güçlü alternatifler oluşturulmadığı takdirde kısa vadede rezervasyon akışında daralmaya ve destinasyonun uluslararası görünürlüğünde kayba yol açabilir. Çözüm, platformların tamamen devre dışı bırakılması değil; Türkiye’de şirket kurarak, vergisel ve hukuki yükümlülüklerini yerine getirerek, denetime tabi şekilde faaliyet göstermelerinin sağlanması. Uzun vadede Türkiye turizminin ve Alanya’nın, kurallı, şeffaf ve sürdürülebilir bir dijital pazarlama ortamında yer alması çok önemli. Bu süreç Alanya için doğru yönetildiğinde bir fırsata, ani ve plansız adımlar atıldığında ise ciddi risklere dönüşebilir. Beklentimiz; sektör paydaşlarının görüşlerinin dikkate alındığı, geçiş süreci içeren, hem seyahat acentalarını koruyan hem de destinasyonların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zayıflatmayan akılcı bir çözüm modelinin hayata geçirilmesidir” diye konuştu.