Alanya'da temsilciler, denizi kirletenlerin açıkça kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ve diğer işletmelerin zan altında bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Alanya Belediyesi Şubat ayı olağan meclis toplantısında deniz temizliği konusunda artık tolerans gösterilmeyeceğinin altını çizen Başkan Osman Tarık Özçelik, foseptik atıklarını denize boşaltan işletmelere "2026 yılında bu hatayı yapan olursa kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız, hepsini kamuoyuna ifşa edeceğiz" diyerek net bir gözdağı verdi. Özçelik'in bu sözleri Alanyalı sektör temsilcilerinden destek gördü.
DENİZİ KİRLETEN İŞLETMELER VARSA İFŞA EDİLMELİDİR
Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Cimrin, "2025 yaz döneminde de Alanya ASAT tarafından bazı tesislerin denizi kirlettiğine dair iddialar gündeme gelmişti. Ancak bu tesislerin isimleri kamuoyuyla paylaşılmadı. Cezaların kesildiği ifade edilmesine rağmen, hangi işletmelere uygulandığı açıklanmadığı için bu durum tüm tesislerin zan altında kalmasına neden oldu. Biz şuna inanıyoruz ki, Alanya'daki turizm tesislerinin büyük çoğunluğu istisnalar hariç denizi kasıtlı olarak kirletmez ve böyle bir davranış içinde olmaz. Elbette bunu bilerek ve isteyerek yapan işletmeler varsa, bunların tespit edilmesi ve açıkça kamuoyuna duyurulması gerekir. Bu hem adaletin sağlanması hem de diğer tesislerin haksız bir şekilde zan altında kalmaması açısından önemlidir. Alanya'daki turizm tesisleri, yıl boyunca ve özellikle sezon süresince çevreye duyarlı bir anlayışla, misafir memnuniyetini en üst düzeyde tutmak için büyük bir özveriyle çalışmaktadır. Deniz, Alanya turizminin en değerli varlığı ve vazgeçilmezidir. Hiç kimsenin bu değeri bilerek ve isteyerek kirletmeye hakkı yoktur. Eğer bunu yapan işletmeler varsa, elbette ki ifşa edilmelidir" ifadelerini kullandı.
DENİZ KİRLİLİĞİ, TURİZME VURULABİLECEK EN BÜYÜK DARBE
Alanya Otelciler, Pansiyoncular ve Lokantacılar Odası Başkanı Hüseyin Değirmenci, "Denizdeki atıkların ve kirliliğe neden olan unsurların tespit edilip gerekli tesislerin ifşa edilecek olması son derece olumlu bir adımdır. Çünkü Alanya'nın en önemli değeri denizidir. Alanya, sadece kendi turizminin değil, aynı zamanda Antalya'nın ve Türk turizminin de gözbebeğidir. Bu bölgeye gelen turistler deniz, kum, güneşin yanı sıra tarih ve doğa için Alanya'yı tercih etmektedir. Bu nedenle denizimiz bizim markamızdır. Bu markayı korumaya yönelik atılan her adımı sonuna kadar destekliyoruz. Bu doğrultuda Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik'in konuya ilişkin yaklaşımını da destekliyoruz. Hiç kimsenin Alanya'nın denizini kirletmeye hakkı yoktur. Deniz kirliliği turizme vurulabilecek en büyük darbelerden biridir. Bu nedenle denizin korunmasına yönelik her türlü çalışmanın arkasındayız" ifadelerini kullandı.
DENİZ BİZİM EVİMİZ BİNDİĞİMİZ DALI KESMEYİZ
Sınırlı Sorumlu Alanya Yatçılar ve Gezi Tekneleri Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifi Başkanı Süleyman Yücesan, "Sayın Belediye Başkanımızın bu kararı çok doğru bir karar olmuş. Denizimizi kirletenlerin gereken cezayı alması gerekir. Yıllardır denizi kirletenler tekneciler gibi bir algı vardı, bu ifşa ile de bu işi kimin yaptığı daha net olarak görülecektir. Biz bu kararı sonuna kadar destekliyoruz. Denizcilik sektöründen geçimini sağlayan, ekmeğini denizden çıkaran bizler, teknelerin denize sintine (atık su) bastığı yönündeki genellemeleri ve suçlamaları kesin bir dille reddediyoruz. Deniz bizim işyerimiz ve geleceğimizdir. Hiçbir çiftçi mahsul alacağı tarlayı zehirlemez, hiçbir esnaf dükkanını tahrip etmez. Bizim tarlamız da, dükkanımız da denizdir. Yerli ve yabancı misafirlerimiz bu sulara temiz olduğu için gelmektedir. Denizin kirlenmesi demek, bizim işimizin bitmesi, teknemizin kızağa çekilmesi demektir. Kendi ekmeğine kan doğrayacak kadar bilinçsiz bir sektör değiliz. Aksine, denizin üzerindeki en küçük çöpü dahi, kaynağı ne olursa olsun temizleyenler yine biz denizcileriz" dedi.
SIKI DENETİM VE MAVİ KART SİSTEMİ UYGULANMAKTADIR
Teknelerin atık yönetimi devletimizin sıkı denetimi altındadır diyen Yücesan, "Mavi Kart sistemi ile ne kadar atık ürettiğimiz ve bunu nereye teslim ettiğimiz T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından dijital ortamda kayıt altına alınmaktadır. Teknelerimizin her 48 saatte bir Mavi Kart sistemi ile atıklarını boşaltmaları ve sisteme kayıt altına almaları zorunludur. Deniz seferi yaparken, T.C. Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın yaptığı rutin denetimlerde teknelerimiz atıklarını boşalttıklarını resmi olarak belgelemek zorundadır. Denetimlerde atıkları boşalttığını belgeleyemeyen tekneler çok büyük cezalarla karşı karşıya kalmaktadır. Bugün bir tekne sahibinin denize sintine basmasının cezası, neredeyse teknenin değeriyle yarışacak düzeydedir. Hiçbir denizci, ücretsiz olarak verilen atık alımından kaçmak uğruna hem denizini kirletip hem de yüz binlerce liralık ceza riskini almaz, alamaz. Bu, hayatın olağan akışına aykırıdır" ifadelerini kullandı.