Alanya gibi sahil şeridinin hayati önem taşıdığı turizm bölgelerinde, mülk sahiplerini ve yatırımcıları doğrudan etkileyecek kritik bir düzenleme hayata geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kıyı Kanunu Yönetmeliği’nde yaptığı ani değişiklikle yapılaşma haklarındaki dengeleri değiştirdi. Resmi Gazete’de yer alan kararla birlikte, sahil bantlarındaki imar planlarında "dokunulmazlık" sağlayan o kritik tarih geriye çekildi.
MİLAT ARTIK 1992 DEĞİL 1990
Sahil şeridindeki yapılaşmalar için bugüne kadar "kazanılmış hak" olarak kabul edilen planlarda 11 Temmuz 1992 tarihi esas alınıyordu. Ancak yapılan yönetmelik değişikliğiyle bu milat, 17 Nisan 1990 tarihine çekildi. Alanya ve çevresindeki kıyı bölgelerini yakından ilgilendiren bu hamle, belirtilen tarihten önce onaylanmış ve üzerinde yapı bulunan alanlarda eski hükümlerin korunacağını, ancak bu tarihten sonraki belirsizliklerin yeni kurallara tabi olacağını işaret ediyor.
İKİ YILLIK PLANLAR RİSK ALTINDA
Yapılan düzenleme, özellikle 1990 ile 1992 yılları arasında imar planı onaylanmış ancak henüz inşaat süreci tamamlanmamış araziler için büyük bir risk doğuruyor. Kıyı kenar çizgisinden itibaren ilk 50-100 metrelik yasaklı alanlarda "kısmi yapılaşma" hakkından yararlanmak isteyenler için şartlar zorlaştı. Vatandaşların eski haklarını kullanabilmesi için imar planlarının 1992 değil, en geç 17 Nisan 1990 tarihinde onaylanmış olması şartı getirildi.
TURİZM MERKEZLERİ MERCEK ALTINDA
Turizm tesislerinin yoğun olduğu Alanya gibi bölgelerde, 1990-1992 aralığında planlanmış alanların hukuki statüsü tartışmaya açılabilir. Bu tarihler arasında işlem yapan mülk sahipleri, artık kıyı kanununun "daha sıkı ve yeni" kurallarıyla karşı karşıya kalabilir. Bakanlık, yetki ve tanımları güncelleyerek kıyı şeridindeki denetim ve yürütme gücünü tamamen kendi bünyesinde topladı.