Bilim ve Teknoloji

Uçakların soğuk olmasının nedeni baygınlık riskini önlemek

Uçaklarda kabin içinin soğuk tutulması, düşük oksijen seviyesinde yolcuların tansiyon düşüklüğü yaşamasını ve bayılmasını engellemek amacıyla yapılıyor.

Abone Ol

Havayolu seyahatlerinde yolcuların sıklıkla şikayet ettiği düşük kabin sıcaklıklarının, konfor eksikliğinden ziyade tıbbi bir zorunluluk olduğu belirtildi. Uzmanların aktardığına göre, yüksek irtifada uçuş sırasında kabin içinin kasıtlı olarak serin tutulması, azalan oksijen seviyelerine karşı insan vücudunu koruma işlevi görüyor.

Yolcu uçakları ortalama 10 ila 12 kilometre yükseklikte uçarken, dış ortam sıcaklığı eksi 50 derecelere kadar düşüyor. Uçak içindeki basınçlandırma sistemleri sayesinde kabin havası 2400 metre rakımlı bir dağın zirvesiyle eşdeğer seviyeye getiriliyor. Bu durum, deniz seviyesine göre oldukça düşük bir oksijen solunması anlamına geliyor. Soğuk hava, metabolizmanın hızlanmasını ve vücudun fazla enerji harcamasını engelleyerek kalbin üzerindeki yükü hafifletiyor.

SICAK HAVA BAYGINLIK RİSKİNİ NASIL ARTIRIYOR?

Kapalı alanda yüzlerce yolcunun yaydığı vücut ısısı ortamı hızla ısıtma potansiyeli taşıyor. Uzman açıklamalarına göre, kabin içinin sıcak olması durumunda yolcuların damarları genişliyor ve bu durum ani tansiyon düşüşlerine yol açabiliyor. Özellikle uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkan kişilerde görülen baş dönmesi ve uçuş sırasındaki baygınlık risklerinin önüne geçmek için ortam havası serin tutularak kan akışı dengeleniyor.

UÇAKTAKİ EN SOĞUK KOLTUKLAR HANGİ BÖLGELERDE BULUNUYOR?

Uçak içinde sıcaklık merkezi olarak ayarlansa da, bazı bölgeler fiziksel koşullar gereği daha soğuk oluyor. Gövde metaline yakın olan pencere kenarları, eksi 50 derecelik dış havanın etkisini en çok hissettiren noktalar arasında yer alıyor. Kapı fitillerinden sızan mikro hava akımları sebebiyle acil çıkış sıraları ve yiyecek-içecek soğutucularının bulunduğu arka mutfak kısımları da standart koltuklara göre daha düşük sıcaklıklara sahip.

DÜŞÜK NEM ORANININ ÜŞÜME HİSSİNE ETKİSİ NEDİR?

Kabin içindeki üşüme hissini artıran bir diğer faktör ise yüzde 10 ila 20 arasında değişen nem oranı olarak kaydediliyor. Sahra Çölü'nden bile daha kuru olan bu hava, ciltteki nemi hızla buharlaştırıyor ve soğuğun çok daha şiddetli algılanmasına neden oluyor. Havacılık ve sağlık uzmanları, düşük nem ve zorunlu soğutma sistemlerinin yarattığı bu etkiye karşı uçuşlarda katmanlı giyinmeyi, ayrıca bol sıvı tüketerek vücut dengesini korumayı tavsiye ediyor.