AVRUPA Birliği Bakanı olur da, niye Şanghay Bakanlığı olmasın. Bunu söylemekte ve talep etmekte haksız mıyım? Hatırlayın, 2004 yılında ülkemizin her yerinde havai fişekler atılmıştı, 'Avrupa Birliği'ne katılıyoruz” diye....

AVRUPA

Birliği Bakanı olur da, niye Şanghay Bakanlığı olmasın.
Bunu söylemekte ve talep etmekte haksız mıyım?
Hatırlayın, 2004 yılında ülkemizin her yerinde havai fişekler atılmıştı, “Avrupa Birliği'ne katılıyoruz” diye. Aradan koskoca 12 yıl geçti.
İnanın o zaman öyle gürültüler koparılmıştı ki, gerçekten bu Avrupa Birliği denilen merete katılmış olsaydık dahi bu kadar gürültü yapılmazdı.
Hani, "görmemişin bir oğlu olmuş da" misali...
Bir de "Avrupa Birliği Bakanlığı" diye bakanlık ihdas etmedik mi.
Bu bakanlık bugüne kadar hangi çalışmaları yaptı?
Dahası, hangi başarılı projelere imza attı, merak ediyorum.
Aranızda bilen varsa lütfen beni de bilgilendirsin, Allah rızası için rica ediyorum.
Yıllar önce Avrupa Birliği’ne "Hıristiyan Kulübü" diyenler her nedense sonradan buraya dahil olmak için neler yaptı neler.
Hele hele, "Uyum Yasaları" adı altında neler yapılmadı. Avrupa Birliği komiserlerinin biri gidip öteki gelmedi mi?
"Uyum Yasaları" adı altında neleri uyarladılar, merak ediyorum.
"Avrupa Birliği’ne gireceğiz" diye hangi tavizler verildi, çok merak ediyorum.
Yunanistan 2004 yılından bu yana 18 adamızı ve 160 kayalığımızı Lozan’a rağmen resmen işgal etti.
Onca sorulara rağmen bir hükümet yetkilisi çıkıp da, bu milli utanç dahi demek az gelen duruma cevap veremedi.
Bir iddiaya göre ise bu adalarımızın işgaline Avrupa Birliği’ne alınacağımız vaadi ile ses çıkarılmadığı söylenmektedir.
Zira bu adalar ayan beyan ortadadır ve resmen bize aittir.
Bırakın bağırmayı, fısıltı halinde Anadolu kıyılarından konuşsanız bu adalardan duyulur.
Anlaşılan Avrupa Birliği hayali ile pek çok taviz vermişiz, hem de bu birliğe alınmayacağımızı bile bile.
Avrupa Birliği’nin aslında bir "Hıristiyan Kulübü" olduğunu bilmeyen yoktur.
Ancak yıllarca ısrarla çırpınmanın ve çabalamanın ne anlamı vardı acaba?
Şimdi çıktık, kabadayılık yapıyoruz.
Bu sömürgeci katilleri yeni mi öğreniyoruz?
Bu namertlerden her şey beklenir.
Yakın gelecekte PKK’yı terör örgütü listesinden çıkarırlarsa hiç şaşırmam.
Her 24 Nisan’da ABD başkanlarının Ermeni Soykırımı iddialarına “Soykırım demedi" diye bizim malum bazı köşe yazarlarımız ve gazetelerimiz övündükçe övünürler.
Zira onlar, gün kurtarma peşinde olan zavallılardır.
Daha önce de yazmıştım, şimdi yine yazıyorum.
ABD Başkanı Donald Trump 24 Nisan 2017 tarihinde “Soykırım” demezse, yakın bir gelecekte mutlaka der.
Zira karşınızdakiler asıl soykırımcı, sömürgeci, yüzsüz ve utanmaz katillerdir.
Onun için her şeye hazırlıklı olalım.
(DEVAM EDECEK)