Gündem

İsrail köşeye sıkıştı: 50 yıllık bombaları sahaya sürdü

İran ile savaşta 24. güne girilirken İsrail ordusunun maliyetleri kısmak için yarım asırlık, isabet oranı düşük mühimmatları kullanması şok etkisi yarattı.

Abone Ol

Ortadoğu'yu ateş çemberine çeviren ve Alanya gibi uluslararası dinamiklere duyarlı turizm kentlerinde de küresel yansımaları endişeyle takip edilen ABD-İsrail ile İran arasındaki kanlı çatışmalarda çarpıcı bir iddia gündeme düştü. 24'üncü gününe giren savaş tüm şiddetiyle sürerken, İsrail devlet televizyonu KAN'ın yayınladığı son rapor, Tel Aviv yönetiminin askeri kapasitesindeki kriz tablosunu gözler önüne serdi.

TASARRUF İÇİN RİSKLİ ADIM

İsrail ordusunun, İran içerisindeki stratejik askeri üslere düzenlediği operasyonlarda depoların en diplerinde bekleyen 50 yıllık eski mühimmatları gün yüzüne çıkardığı öne sürüldü. KAN'ın haberine göre; askeri maliyet yükünü hafifletmek ve süresi dolmaya yüz tutmuş stokları eritmek amacıyla sahaya sürülen bu silahların isabet oranının oldukça düşük olması dikkat çekiyor. Ekonomik kaygıların sahaya bu denli yansıması, çatışmanın mali boyutunun ulaştığı seviyeyi kanıtlıyor.

BÖLGESEL ÇATIŞMA VE KARŞILIKLI VURUŞLAR

Hatırlanacağı üzere, Washington ve Tahran hattında diplomatik müzakereler devam ederken, 28 Şubat tarihinde ABD ve İsrail cephesi İran'a yönelik ani bir askeri harekat başlatmıştı. Bu ağır saldırılara misilleme yapan İran güçleri ise sadece İsrail topraklarını değil; ABD'nin Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) bulunan askeri üslerini de doğrudan hedef tahtasına oturttu.

LİDERLER ÖLDÜ, KAYIPLAR BİNLERİ AŞTI

ABD ve İsrail'in ortaklaşa yürüttüğü ağır bombardımanlar, İran'ın devlet kademesinde büyük bir yıkıma yol açtı. Saldırılarda, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İranlı resmi makamların paylaştığı son verilere göre, geride kalan süreçte ölü sayısı 1348'i geçerken, yaralı sayısının 17 bin barajını aştığı bildirildi. Giderek derinleşen bu bölgesel savaşın seyri, küresel güvenliğin yanı sıra Alanya dahil olmak üzere tüm Akdeniz havzasındaki ekonomik ve turistik dengeleri yakından ilgilendirmeye devam ediyor.