İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ülke ekonomisini sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla harekete geçti. Kıymetli maden ticaretinde tespit edilen usulsüzlükler nedeniyle 23 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma talimatı verilirken, bu sabah (18 Kasım) yapılan eş zamanlı baskınlarda 21 kişi yakalandı. Firari 2 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
ORGANİZE SUÇ VE KOTA İHLALİ
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamaya göre, şebekenin organize bir şekilde hareket ettiği belirlendi. Şüphelilerin, üçüncü şahıslar adına paravan şirketler kurarak altın ticaretindeki kotaları aştığı ve döviz teşviklerini kötüye kullandığı tespit edildi. Soruşturmanın odak noktasını ise 'Dahilde İşleme Rejimi' kapsamında ithal edilen altın ve gümüşün büyük bir bölümünün yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılması oluşturuyor.
100 MİLYAR TL'LİK VURGUNUN DETAYLARI
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, skandalın boyutu 09 Ocak 2023 ile 10 Aralık 2024 tarihleri arasına uzanıyor. Bu dönemde şirketlerin ithal ettiği tonlarca altın ve gümüşün önemli bir kısmının, sahte ve yanıltıcı belgeler kullanılarak yurt dışına kaçırıldığı anlaşıldı.
Vurgunun en çarpıcı detayı ise ihracat sırasında yaşandı: Şüphelilerin, beyan edilen değerli altın levhalar yerine, imitasyon (sahte) altın veya pirinç levhaları teslim ettiği ortaya çıktı. Bu yöntemle kamuya verilen zararın, güncel altın kuru üzerinden yaklaşık 100 milyar Türk Lirası olduğu hesaplandı.
SUÇLAMALAR AĞIR
Elde edilen deliller ışığında gözaltına alınan şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve örgüte üye olmak", "kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratma niteliğinde dolandırıcılık" ve Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki Kanun dahil olmak üzere çok sayıda mali mevzuata muhalefet bulunuyor. Başsavcılık, soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğünü belirtti.