Bir Başbakan düşününüz 'Benim ülkemde otuzaltı etnik gurup var” diyebilen. Lütfen bu devlet adamlığı ile bağdaşır mı? Böyle bir ifadeyi etnik yapısı çok daha farklı olan Fransız, Yunan veya bir başka ülkenin yetkilisinden duyamazsınız....
Bir Başbakan düşününüz “Benim ülkemde otuzaltı etnik gurup var” diyebilen. Lütfen bu devlet adamlığı ile bağdaşır mı? Böyle bir ifadeyi etnik yapısı çok daha farklı olan Fransız, Yunan veya bir başka ülkenin yetkilisinden duyamazsınız. Eğer duyarsanız o başbakanı ve hükümetini ertesi günü bulamazsınız. Hatta ölünceye kadar devlet başkanlığı garantisi verseniz dahi. Zira devlet adamlığı ciddiyet ister, dahası samimiyet ister. Bu işler çocuk oyuncağı değildir. Sonra bu tür söylem ve eylemler ile devletin ve milletin başına çorap örersiniz.
Zatıalileri her nedense bir türlü “Türk Milleti” diyememekteler. Deseler ne olur merak ediyorum acaba kıyamet mi kopar? Ama görüyorsunuz cesaret edemiyor. Bilboardlara “Milletin Adamı” diye afişleri asıldı. İyi güzel hoş ama hangi milletin adamı? Bir söyleyiniz de duyalım hangi millet olduğunu. Bir de “Atatürk” demekten imtina ediyorlar. Sadece “Gazi Mustafa Kemal” veya “Gazi” demekteler. Türk Milliyetçiliği ayaklar altına alınamaz zira Türk Milliyetçiliği ırkçılık esasına dayanmaz. Türk Milliyetçiliğinde başka milletleri aşağılamak yoktur, aksine kucaklamak vardır. Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı da bu şekildedir.
Tabelalardan Türkiye Cumhuriyeti (
TC
) ibarelerini kaldırdılar. Bunu bazı hain çevrelere hoş görünmek için yaptılar. Tepkiler çığ gibi büyüyünce de komik dahi denilemeyecek bir mazeret buldular. Neymiş, tabelalara sığmıyormuş! Adama sormazlar mı, doksan yıldır sığıyordu da şimdi mi sığmadı diye. Batı Trakya kökenli Sağlık Bakanı tepkiler üzerine daha da komikleşiyor. “Ben yapmadım, benden önceki bakan yaptı” diye, sanırsınız ki önceki bakan başka partinin ve hükümetin bakanı idi. Yani oyaladığı belli. Bunlar zaten hükümetin politikasıdır. Başbakanın onayı olmadan yapmazlar. Çocuk mu kandırıyorlar? Aziz okuyucular bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Ne demek istediğimi her halde anlamışsınızdır. Açıkçası Cumhuriyete, Ata’ya ve devletimizin kuruluş felsefesine bir tahammülsüzlük olduğu apaçık ortada. Eğer bugün bunlara tahammül edemeyenlerin yarın en başta İstiklal Marşımıza, Türk Bayrağına, Başkent Ankara’ya, Türk Lirası gibi bağımsızlık sembollerimizi değiştirmeyeceklerinin bir garantisi var mı? Onlara bahane mi yok? “Bunlar vatandaşlar arasında ayrımcılığa yol açıyor” türünden. Onun için lütfen ama lütfen ayağınıza kadar gelen 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimini iyi değerlendiriniz. Fazla lafa gerek yok. Eğer amaçlarına ulaşırsalar bizleri derinden üzen yukarıda anlattıklarımın daha beterini yapacaklardır. Zira niyetleri apaçık ortadadır. Zaten söylüyorlar, ancak bazı laflarla süsleyerek “Başkanlık sistemi”, “Yeni Türkiye” vs gibi. Bunlara oy vererek vebal altına girmeyiniz.
DEVAM EDECEK –