Bir apartmanın koridorunda çekildiği belirtilen görüntüler, sosyal medyada büyük tepkiye yol açtı. Görüntülerde bir kadının dışarıda buldukları kaplumbağaya tekme attığı, ayağıyla hayvanın üzerine basmaya çalıştığı ve yaşananları kahkahalar eşliğinde sürdürdüğü görüldü. O anların karşısındaki başka bir kişi tarafından cep telefonuyla kaydedilmesi ve görüntülerin sosyal medyada yayılması, hayvana yönelik şiddet tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Paylaşılan görüntülerde kadının kaplumbağaya yönelik müdahalesi sırasında hayvanın yaralandığını ima eden “kanıyor, kanattım” şeklindeki sözleri de öne çıktı. Görüntülerin kısa sürede yayılmasının ardından çok sayıda sosyal medya kullanıcısı duruma tepki göstererek yetkili kurumlara çağrıda bulundu. Kullanıcılar özellikle Emniyet Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı hesaplarını etiketleyerek görüntülerdeki kişinin tespit edilmesini istedi.
HAYVANLARA İŞKENCE KANUNEN YASAK
Türkiye'de hayvanlara yönelik kötü muamele 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında düzenleniyor. Kanunda hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, dövmek, fiziksel veya psikolojik acı çektirmek yasaklanırken; hayvanlara işkence yapmak ya da acımasız ve zalimce muamelede bulunmak da ayrıca yasak fiiller arasında sayılıyor. Hayvanların acı ve eziyet çekmesine karşı korunması, kanunun temel amaçları arasında bulunuyor.

İŞKENCE FİİLİ SUÇ KAPSAMINA ALINDI
Hayvanların korunmasına ilişkin mevzuatta 2021 yılında yapılan önemli değişiklikle bazı eylemler yalnızca idari yaptırıma konu birer kabahat olmaktan çıkarılarak suç kapsamına alındı. Mevcut düzenlemeye göre bir ev hayvanına veya evcil hayvana işkence eden ya da acımasız ve zalimce muamelede bulunan kişi hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Bununla birlikte somut bir olayda hangi hukuki hükmün uygulanacağı; hayvanın hukuki statüsü, türü, eylemin niteliği ve soruşturmada elde edilen delillere göre yetkili makamlar tarafından belirleniyor.
SOSYAL MEDYA GÖRÜNTÜLERİ DELİL NİTELİĞİ TAŞIYABİLİYOR

Hayvana şiddet olaylarında cep telefonu görüntüleri ve sosyal medya paylaşımları, olayın ve şüphelinin tespit edilmesine yönelik incelemelerde önemli bir kaynak oluşturabiliyor. İhbar üzerine kolluk birimleri ile ilgili kamu kurumları görüntülerin nerede ve ne zaman kaydedildiğinin belirlenmesi, olaya karışan kişilerin tespit edilmesi ve hayvanın durumunun araştırılması için çalışma yürütebiliyor. Adli sürecin başlatılma şekli ise eylemin niteliğine ve 5199 sayılı Kanun'daki usul hükümlerine göre değişebiliyor.
YARALI YABAN HAYVANINA NASIL YAKLAŞILMALI?
Doğada bulunan kaplumbağalar başta olmak üzere yabani hayvanların eğlence amacıyla eve götürülmesi, zorla hareket ettirilmesi veya fiziksel müdahaleye maruz bırakılması yerine doğal yaşamlarının korunması gerekiyor. Yaralı ya da yardıma muhtaç bir yabani hayvanla karşılaşılması halinde hayvana zarar verebilecek müdahalelerden kaçınılması ve ilgili kamu birimlerinden profesyonel destek istenmesi önem taşıyor. Özellikle yabani hayvanlarla ilgili vakalarda Doğa Koruma ve Milli Parklar birimleri, türün korunması ve gerekli rehabilitasyon sürecinin yürütülmesinde görev üstleniyor.

GÖRÜNTÜLERİN ARDINDAN YETKİLİLERE ÇAĞRI
Kaplumbağaya yönelik şiddet görüntülerinin yayılmasıyla birlikte sosyal medyadaki tepkiler büyürken, kullanıcıların ortak talebi olayın araştırılması ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılması oldu. Görüntülerin nerede kaydedildiğine ve kaplumbağanın son durumuna ilişkin doğrulanmış resmi bir açıklama bulunmadığı sürece bu konularda kesin değerlendirme yapmak mümkün değil. Olayla ilgili olası adli veya idari sürecin ayrıntılarının yetkili makamların yapacağı incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor.




