Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddiaları kapsamında görülen davada yeni ara karar açıklandı. Mahkeme, Muhittin Böcek ve oğlunun tutukluluğunun devamına hükmetti.
MUHİTTİN BÖCEK VE OĞLUNA TAHLİYE ÇIKMADI
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 5 Kasım 2026 tarihinde devam eden duruşmada, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk durumları yeniden değerlendirildi.
Sanıkların ve avukatlarının taleplerini inceleyen mahkeme heyeti, iki ismin de tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Böylece baba ve oğulun tahliye talepleri bir kez daha karşılık bulmadı.
MAHKEMEDEN DÖRT AYRI ARA KARAR
Mahkeme heyeti, tutukluluk kararının yanı sıra dosyadaki diğer talepleri de değerlendirdi. Yurt dışına çıkış yasağı bulunan sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin sürdürülmesine hükmedildi.
Muhittin Böcek'in gelini Zeynep Kerimoğlu'nun mal varlıkları üzerindeki şerhin kaldırılması yönündeki talebi de reddedildi. Ayrıca mahkeme, kendisine ulaşılamayan sanık Ramazan Karabulut'un dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verdi.
Davanın bir sonraki duruşması 4 Ocak 2027 Pazartesi gününe ertelendi. Açıklanan kararlar, davanın esasına ilişkin nihai hüküm değil, yargılama sürecinde verilen ara kararlar niteliği taşıyor.
DAVADA SANIK SAYISI 50'YE YÜKSELMİŞTİ
Anadolu Ajansının 3 Kasım 2026 tarihli haberine göre, Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında daha önce 41 sanığın yargılandığı dosyaya yeni bir iddianame eklenmişti. Rüşvet verme iddialarıyla ilgili hazırlanan iddianamenin dosyaya dahil edilmesiyle sanık sayısı 50'ye yükselmişti.
Yeni iddianamede bazı sanıklar hakkında zincirleme rüşvet verme, rüşvet verme, icbar suretiyle irtikap suçuna yardım etme ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamaları yöneltildi.
Bu gelişme, davanın yalnızca belediye yöneticilerine yönelik suçlamalarla sınırlı olmadığını, belediyeyle iş ilişkisi bulunan bazı kişilerin beyan ve işlemlerinin de yargılama kapsamında değerlendirildiğini ortaya koydu.
İSKAN VE İŞ YERİ İDDİALARI MAHKEMEDE GÜNDEME GELDİ
3 Kasım'daki duruşmada dinlenen bazı sanıklar, belediyedeki işlemlerinin tamamlanması karşılığında kendilerinden taşınmaz istendiğini ileri sürdü. H.I., İnşaatına iskan alabilmek için bir daire vermek zorunda bırakıldığını iddia etti.
Bir diğer sanık S.K. ise Kepez ilçesindeki kentsel dönüşüm projesiyle bağlantılı işlemlerin hızlandırılması için kendisinden altı dükkân talep edildiğini, beş dükkân verdiğini öne sürdü.
Söz konusu açıklamalar sanıkların mahkemedeki iddialarından oluşuyor. Bu beyanlar hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmuyor.
MUHİTTİN BÖCEK HAKKINDA KAÇ YIL HAPİS İSTENİYOR?
Muhittin Böcek hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamaları kapsamında 15 yıl 6 aydan 44 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Böcek, önceki duruşmalardaki savunmalarında hakkındaki suçlamaları reddederek kamu zararına yol açmadığını savundu. Sağlık durumunu ve tutukluluk süresini gerekçe göstererek tahliye talebinde bulundu.
Mustafa Gökhan Böcek de önceki savunmalarında yurt dışından dönerek teslim olduğunu, kaçma veya delil karartma şüphesinin bulunmadığını belirterek tahliyesini istedi.
DAVADA DAHA ÖNCE HANGİ KARARLAR VERİLDİ?
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Mart 2026 tarihinde görülen duruşmada eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile iş insanları Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya'nın adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar vermişti.
Aynı duruşmada Muhittin Böcek ve Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluklarının devamına hükmedilmişti. Sonraki duruşmalarda da baba ve oğul hakkındaki tutukluluk tedbirleri kaldırılmadı.
5 Kasım'da açıklanan yeni ara kararla birlikte iki sanığın tutukluluk durumu değişmedi. Yargılama, 4 Ocak 2027 tarihinde devam edecek.
ARA KARAR NE ANLAMA GELİYOR?
Ceza yargılamasında tutukluluğun devamına ilişkin ara karar, sanığın suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor. Mahkeme, yargılama sürerken tutuklama tedbirinin devam edip etmeyeceğini değerlendiriyor.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinde düzenlenen masumiyet karinesi gereğince, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar hiç kimse suçlu sayılamaz. Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında da sanıklar hakkındaki suçlamaların hukuki karşılığı, yargılama sonunda verilecek kararla belirlenecek.




