FİZİKTE

FİZİKTE

"Bileşik Kaplar Yasası" vardır.

Misal, yan yana ama birbirinden bağımsız iki kap varsa ve bunlar bir hortumla birbirine birleşikse, kapların sıvı düzeyinde fark oluşmaz, su tüm kaplarda aynı düzeyde kalır, düzey bazen yükselir, bazen alçalır.

Bu fizik yasası, aynı zamanda toplumsal bir kural, bir toplum yasasıdır.

Özellikle günlük konuşma dilinde, ülkenin bir alanda ne kadar geri ya da ileriyse, diğer alanlarda da aşağı yukarı o alan kadar geri ya da ileri olduğuna örnek verilen bir fizik kuralı olarak bilinir.

Bileşik Kaplar Yasası'nı kapsayan konular bir anlamda; halkın bilgi, kültür, algılama düzeyi, değer yargıları, politikanın, bürokrasinin eğitim kurumlarının, sivil toplum örgütlerinin, medyanın, hatta sanat yaşamının düzeyini ve kalitesini de belirler.

“Her toplum layık olduğu hükümetle yönetilir” gözlemi, fizikteki Bileşik Kaplar Yasası'nın, toplum yaşamına yansımasıdır.

Halk aydınlanır, bilgi, kültür ve eğitim düzeyi yükselir, algılama yeteneği gelişir, değer yargıları sağlıklı hale gelirse bu seviye yüksekliği yönetime, bürokrasiye, politikaya, eğitim kurumlarına, medyaya, tüm toplumsal örgütlere, hatta iş yaşamına bile yansır.

Tıpkı Alanya'da olduğu gibi.

"Alanya'ya neden kaliteli, paralı turist gelmiyor?" diye yıllarca yazıp çizdik, söylenenleri sizlere aktardık ama nafileydi, ta ki üzerinde inek otlayan Gazipaşa Havalimanı yeniden anımsanmaya, hatırlanmaya başlanıncaya dek.

İşte Bileşik Kaplar Yasası'na en iyi örneklerden biri. Havalimanı faaliyete girince Alanya'nın turizmdeki çıtası da bir anda otomatikman o seviyede yükselmiş oldu.

"Yerli turistin, kaliteli tatil yapmasını bilen kesimi neden Bodrum'a, Alaçatı'ya, Çeşme'ye gidiyor da, çayırda çimende yatanları, oteldeki açık büfeye sanki bir haftadır aç bırakılmış gibi saldıranları, havuza denize beyaz donla girenleri Alanya'ya geliyor" diyen serzenişleri yıllarca yazıp çizdik.

Kıymetli okuyucu...

"Alanya neden bir Belek, Bodrum, Çeşme, Alaçatı olamıyor?" diye kendimizi boşu boşuna üzmeye, bu soruya bilmem kaç milyon cevap aramaya lüzum yoktur.

Bileşik Kaplar Yasası'nda olduğu gibi, şehir ne ise gelen turist de odur.

Alanya'ya gelen yerli ve yabancı turist, aslında bizim aynadaki suretimizdir.

"Çeşme'de deniz varsa bizde de var. Bodrum'da güneş varsa en kralı bizde. Alaçatı'da kum varsa, bizde alası var" değildir mesele.

Mesele, isim vermiyorum, A'dan Z'ye şehri yönetenlerin düzeyi, bilgi birikimi, vizyonu, o koltukları neden işgal ettiklerinin bilincinde olup olmadıklarıdır.

Misal; Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in denizi, kumu, güneşi olmayan Eskişehir'e her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti çekebilme vizyonuna sahip olabilmektir asıl mesele.

Misal, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'in kıt imkanlarla hayata geçirdiği Teleferik Projesi ve Tavşandamı Projesi, Kültür, Sanat ve Turizm Festivali, Bileşik Kaplar Yasası'nda anlatılan iki kabın su seviyesini eşitlemesi gibi, şehrin ufkunu açan, ileriye götüren çalışmalardır.

Yeterli midir?

Elbette hepsi takdire şayandır ama yeterli değildir.

Bu konuda naçizane fikrim şudur...

İktidar partisinin, "Alanya Belediyesi'ni MHP'ye kaptırdık, ne yapıyorsa kendi başına yapsın" anlayışından acilen uzaklaşmasında yarar vardır, Alanya'nın menfaatleri için, Cumhur İttifakı ruhuna uygun bir şekilde Adem Başkan'a iktidarın kaynaklarını Alanya'ya akıtma aşamasında yardımcı olunmalıdır.

Alanya Belediyesi'ni dün MHP kazanmıştır, iktidarda Ak Parti vardır, bu nedenle her ne kadar İller Bankası'ndan yasal yardımlar geliyor olsa da, Alanya, Ankara'daki para musluklarına uzaktır, yarın Alanya Belediyesi'ni Ak Parti kazanır, iktidara MHP geçer, bu mantık sürdükçe Alanya yine Ankara'daki parasal kaynaklara uzak kalır, olan Alanya'nın geleceğine, esnafına, vatandaşına, turizmcisine, kundaktaki bebeğine, çoluk çocuğun geleceğine olur.

24 Haziran’da başlayıp 31 Mart sürecine uzanan Yenikapı Ruhu, Cumhur İttifakı buluşması, yani Ak Parti ile MHP'nin "Bileşik Kaplar Yasası" misali siyaseten neredeyse aynı rotada gittiği siyasi bir iklimde Alanya'nın da Ak Parti Hükümeti'nin tüm nimetlerinden azami seviyede yararlanması en büyük dileğimizdir.

Misal, Ak Parti İlçe Başkanı Mustafa Toklu, seçim sürecinde gece gündüz yanından ayrılmadığı Başkan Yücel’le birlikte şu günlerde bir Ankara çıkarması yapsa, beraberlerinde turizmcileri, oda ve dernek başkanlarını da götürse, Alanyalı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ndan başlayarak en üst düzeyde ziyaretlere imza atılsa, en azından Ankara’da yepyeni bir Alanya farkındalığı oluşturulsa, fena mı olur?

Alanya’nın iki gücü, yani Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ile Ak Parti İlçe Başkanı Mustafa Toklu düğmeye bassa, yani Bileşik Kaplar Yasası’nı devreye soksa, bundan Alanya kazançlı çıkmaz mı?