Gündem

44 yıl sonra denizlerde yeni dönem: Alanya ve Akdeniz’i yakından ilgilendiriyor

Milliyet yazarı Özay Şendir’in gündeme taşıdığı yeni yasa hazırlığı, sadece Ege’deki hakları değil, Alanya’dan Gazipaşa’ya kadar Doğu Akdeniz’deki balıkçılık, çevre ve ekonomik faaliyetleri de doğrudan ilgilendiriyor.

Abone Ol

Türkiye, 44 yıl sonra denizlerdeki hak ve yetkilerini yeniden tanımlayacak kapsamlı bir yasal düzenlemeye hazırlanıyor. Milliyet Gazetesi yazarı Özay Şendir, 10 Mayıs tarihli köşe yazısında, hazırlanmakta olan Türk Deniz Yetki Alanları Kanununun Türkiye’nin hem Ege’de hem de Akdeniz’deki egemenlik haklarını daha güçlü bir hukuki zemine oturtacağını aktardı. :contentReference[oaicite:0]{index=0}

Yeni düzenleme, Alanya, Gazipaşa, Manavgat ve Antalya kıyılarında faaliyet gösteren balıkçılar, turizmciler ve denizle bağlantılı yatırımcılar açısından da büyük önem taşıyor. Çünkü yasa, Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde yapılacak ekonomik, bilimsel ve çevresel faaliyetlerin tamamını Ankara’nın iznine bağlayacak.

ALANYA KIYILARINI DA YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR

Akdeniz kıyısındaki Alanya, hem turizm hem de balıkçılık açısından Türkiye’nin öne çıkan ilçeleri arasında yer alıyor. Yeni yasa ile birlikte, Doğu Akdeniz’deki enerji aramaları, deniz koruma alanları, bilimsel araştırmalar ve ticari faaliyetler daha net kurallara bağlanacak.

Bu durum, özellikle Alanya açıklarında yapılabilecek çevresel araştırmalar, deniz tabanı incelemeleri ve olası enerji projeleri açısından Türkiye’nin kontrolünü güçlendirecek.

AKDENİZ’DE 12 MİL KURAL HALİNE GELİYOR

Taslak düzenlemeye göre Türkiye, Karadeniz ve Akdeniz’deki karasularının genişliğini 12 deniz mili olarak açık şekilde yasaya yazacak. Ege Denizi’nde ise mevcut uygulama korunarak 6 deniz mili sınırı kayıt altına alınacak.

Bu adım, Türkiye’nin özellikle Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarını daha sağlam bir iç hukuk dayanağına kavuşturacak.

BALIKÇILIK VE ÇEVRE FAALİYETLERİ İZNE BAĞLANACAK

Yeni yasa yalnızca enerji aramalarını değil, balıkçılık, çevre koruma ve bilimsel çalışmalar gibi alanları da kapsıyor. Böylece Türkiye’nin yetki alanlarında faaliyet göstermek isteyen kişi ve kurumların resmi izin alması gerekecek.

Bu düzenleme, Alanya ve Gazipaşa’daki balıkçılar için deniz kaynaklarının korunması açısından önemli görülüyor. Aynı zamanda yabancı araştırma gemileri veya ticari girişimler üzerinde Türkiye’nin denetimini artıracak.

ÖZEL STATÜLÜ DENİZ ALANLARI OLUŞTURULABİLECEK

Kanun taslağıyla Cumhurbaşkanı’na, henüz Münhasır Ekonomik Bölge ilan edilmemiş alanları “Özel Statülü Deniz” olarak belirleme yetkisi verilecek.

Finike Denizaltı Dağları ve Fethiye-Kaş Deniz Koruma Alanı gibi bölgelerde uygulanan bu modelin, gelecekte Akdeniz’in farklı noktalarında da kullanılabileceği değerlendiriliyor. Bu kapsamda Alanya açıklarının çevresel ve stratejik açıdan daha güçlü koruma altına alınmasının önü açılabilir.

MAVİ VATAN POLİTİKASINA YASAL DAYANAK

Özay Şendir’e göre hazırlanan düzenleme, Türkiye’nin Mavi Vatan olarak tanımlanan deniz yetki alanlarındaki haklarını daha güçlü şekilde korumayı amaçlıyor. Yasa, yeni bir genişleme değil; mevcut hakların iç hukukta açık biçimde tanımlanmasını hedefliyor.

Bu yönüyle düzenleme, Alanya gibi denizle iç içe yaşayan kentler için sadece diplomatik bir gelişme değil; aynı zamanda balıkçılık, turizm, çevre ve ekonomik güvenlik açısından da stratejik önem taşıyor.

AKDENİZ’DE TÜRKİYE’NİN ELİ GÜÇLENİYOR

Antalya Körfezi’nden Alanya’ya uzanan kıyı hattı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki en önemli ekonomik ve turistik bölgeleri arasında bulunuyor. Yeni yasa, bu bölgelerdeki doğal kaynakların korunması ve deniz üzerindeki hakların savunulması açısından Ankara’nın elini güçlendirecek.

Özellikle enerji, balıkçılık ve çevre koruma alanlarında atılacak adımların, yerel ekonomi üzerinde uzun vadede olumlu etkiler yaratması bekleniyor.