Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nda önemli bir aşamaya gelindi. Üç ülkenin savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan anlaşmanın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, 20 Ekim Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunuldu.

Toplam 16 maddeden oluşan anlaşma, taraf ülkelerden birine yönelik silahlı saldırı durumunda ortak savunma mekanizmasının işletilmesini öngörüyor. Anlaşmada savunma sanayii, askerî eğitim, ortak tatbikatlar ve istihbarat paylaşımı gibi konular da yer alıyor.

BİR ÜLKEYE SALDIRI ÜÇ ÜLKEYE YAPILMIŞ SAYILACAK

Anlaşmanın en dikkat çekici düzenlemesi, ortak savunmaya ilişkin ikinci maddede bulunuyor.

Buna göre Türkiye, Suudi Arabistan veya Pakistan'dan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, anlaşmaya taraf olan ülkelerin tamamına yapılmış kabul edilecek.

Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkına dayandırılan hüküm kapsamında saldırıya uğrayan ülkeye, askerî imkânlar da dâhil olmak üzere mevcut yardım olanaklarıyla destek verilmesi öngörülüyor.

Ancak bu düzenleme, Türkiye'nin herhangi bir çatışmaya otomatik olarak asker göndereceği anlamına gelmiyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışında görevlendirilmesi için gerekli anayasal ve yasal süreçlerin ayrıca işletilmesi gerekiyor.

SAVUNMA SANAYİİNDE ORTAK ÜRETİM DÖNEMİ

Anlaşma yalnızca olası askerî saldırılara karşı dayanışmayı kapsamıyor. Üç ülke arasında savunma sanayiinde teknoloji transferi, uzmanlık paylaşımı ve ortak üretim yapılması da hedefleniyor.

İleri teknoloji alanlarında ortak araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yürütülmesi, yeni savunma sistemlerinin geliştirilmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi planlanıyor.

Böylece taraf ülkelerin savunma kabiliyetlerinin artırılması ve ortak projelerin geliştirilmesi amaçlanıyor.

İSTİHBARAT PAYLAŞIMI VE ORTAK TATBİKATLAR

Anlaşmada güvenlik alanındaki iş birliğini güçlendirecek başka düzenlemeler de bulunuyor.

Taraf ülkeler arasında güvenli iletişim kanalları üzerinden bilgi ve istihbarat paylaşılması, terörle mücadelede iş birliğinin artırılması ve ortak askerî tatbikatlar düzenlenmesi öngörülüyor.

Barış ve savaş dönemlerinde askerî personel değişimi yapılması da anlaşmanın maddeleri arasında yer alıyor.

Ayrıca olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt ve yedek parça gibi ihtiyaçların karşılanmasına yönelik lojistik destek sağlanması planlanıyor.

ÜÇ ÜLKENİN BAKANLARI VE KOMUTANLARI BİR ARAYA GELECEK

Anlaşmanın uygulanmasını takip etmek amacıyla Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi oluşturulması öngörülüyor.

Üç ülkenin dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarından oluşacak komite, dönüşümlü olarak yılda iki kez toplanacak.

Ülke liderleri de gerekli görülmesi hâlinde yılda bir kez bir araya gelebilecek.

İttifakın daimi sekretaryası Suudi Arabistan'da bulunacak. Genel sekreterlik görevi ise üç yıllık dönemlerle dönüşümlü olarak yürütülecek.

YENİ ÜYELİK İÇİN ÜÇ ÜLKENİN ONAYI GEREKECEK

Anlaşmada Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, kurucu nitelikteki çekirdek taraflar olarak tanımlanıyor.

İlerleyen dönemde başka ülkelerin ittifaka katılabilmesi için üç kurucu ülkenin ortak onayı gerekecek.

Anlaşma hükümlerinde değişiklik yapılması da çekirdek tarafların oybirliğiyle mümkün olacak.

İLK 10 YIL ANLAŞMADAN ÇEKİLMEYE İZİN VERİLMEYECEK

Anlaşmanın yürürlüğe giriş ve sona erme şartları da belirlendi.

Buna göre anlaşma, gerekli onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından son onay belgesinin sekretaryaya teslim edilmesiyle yürürlüğe girecek.

Süresiz olarak yürürlükte kalması öngörülen anlaşmadan taraflar ilk 10 yıl boyunca çekilemeyecek.

Bu sürenin ardından ayrılmak isteyen ülkelerin en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunması gerekecek.

TÜRKİYE'NİN DİĞER ULUSLARARASI YÜKÜMLÜLÜKLERİ KORUNACAK

Anlaşmada taraf ülkelerin daha önce imzaladıkları uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerinin geçerliliğini koruyacağı belirtiliyor.

Ayrıca gizlilik dereceli bilgilerin üçüncü ülkeler, şirketler veya kişilerle paylaşılmaması öngörülüyor.

Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak hazırlanan anlaşmanın farklı dildeki metinleri arasında yorum uyuşmazlığı yaşanması durumunda İngilizce metin esas alınacak.

MEKKE ANLAŞMASI TBMM'DE GÖRÜŞÜLECEK

Anlaşmanın Türkiye açısından yürürlüğe girebilmesi için Meclis'teki onay sürecinin tamamlanması gerekiyor.

TBMM'ye sunulan kanun teklifinin önce Dışişleri Komisyonu'nda değerlendirilmesi, ardından Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.

Teklifin Meclis'e sunulması, anlaşmanın onaylandığı veya yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor.

İsrail'den Türkiye'ye karşı Yunanistan hamlesi!
İsrail'den Türkiye'ye karşı Yunanistan hamlesi!
İçeriği Görüntüle

DURAN: STRATEJİK İŞ BİRLİĞİNDE ÖNEMLİ BİR AŞAMA

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kanun teklifinin TBMM'ye sunulmasını değerlendirdi.

Duran, üç ülke arasındaki stratejik ortaklığın kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi, savunma alanındaki ortak kabiliyetleri artırmayı ve bölgesel güvenlik ile istikrara katkı sağlamayı amaçladığını belirtti.

Anlaşmanın Meclis'e sunulmasını, üç ülke arasındaki iş birliğinin kurumsallaşması açısından önemli bir aşama olarak değerlendiren Duran, onay sürecinin Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan için hayırlı olmasını temenni etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ