Alanya Haberleri

Türk ürünleri Avrupa pazarında neden yok?

KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim’in Berlin’deki Türk manavlarında Türk ürünlerine rastlamadığını açıklamasının ardından Alanyalı üretici birlik başkanları, Avrupa pazarında yaşanan sorunları değerlendirdi. Üreticiler, yüksek maliyetler, sertifikasyon eksikliği ve dış pazardaki rekabetin ihracatı zorlaştırdığını söyledi

Abone Ol

KÜRESEL Gazeteciler Konseyi (KGK) Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, Türk-Alman İşverenler Birliği’nin (TDU) 30’uncu kuruluş yıldönümü etkinliklerine katılmak üzere bulunduğu Berlin’de dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Dim, Berlin’deki bir Türk manavında Türk ürünü göremediğini belirterek, “Berlin’deki Türk manavında bir tane Türk ürünü yok. Fas’tan karpuz, İspanya’dan limon ve ıspanak. Hollandan biber ve domates. Peru’dan mango, muz vs. Hangi birini sayayım. Sebebini sordum Türk manava. Cevabı üzüntümü ikiye katladı: “Türkiye çok pahalı” ifadelerini kullandı.
'AVRUPA STANDARTLARINDA ÜRETİM ŞART'
Dim’in paylaşımının ardından Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu'ndan konuya ilişkin değerlendirme geldi. Hüdoğlu, Avrupa pazarında yer alabilmek için üretim standartlarının yükseltilmesi gerektiğini söyledi. Hüddoğlu, bugüne kadar Avrupa’ya ürün tedariki konusunda yeterli mücadelenin verilmediğini belirterek, “Bugüne kadar bu konuda yeterli mücadele verilmedi. Avrupa’ya nasıl ürün tedarik edilir, nasıl gönderilir bunun için çalışıyoruz. Bunun birinci şartı disiplinli, tertipli ve kaliteli üretimdir. Avrupa standartlarında kaliteli ürün yetiştirmek için Avrupa standartlarında belgeler almak gerekiyor. Biz de bu kapsamda yeni başladığımız 25 tropikal meyve üreticimizi Global GAP ve İyi Tarım Sertifikasyon Programı’na dahil ettik. Üreticilerimize Global GAP sertifikası alacağız. Çünkü bu sertifika olmadan Avrupa’ya hiçbir ürün satamayız. Şu anda Alanya’da Global GAP sertifikasıyla üretim yapan bir tropikal meyve üreticisi bulunmuyor" dedi.
'KALİTE OLMADAN REKABET OLMAZ'
Avrupa ile rekabet edebilmek için öncelikle onların istediği standartların yakalanması gerektiğini kaydeden Hüddoğlu, “Doğru ve kaliteli ürün yetiştirmeden fiyat ikinci planda kalır. Kalitenin mutlaka bir karşılığı vardır. Fiyat konusunda rekabet edilir ancak onların istediği standartlara ulaşmamız şart. Bu standartları yakalayamadığımız sürece Avrupa’daki market ve manav raflarında ürünlerimizi sergileyemeyiz” ifadelerini kullandı.
'YENİ HAL BİR AN ÖNCE AÇILMALI'
Alanya’da yeni halin bir an önce açılması gerektiğini de vurgulayan Hüddoğlu, uluslararası fuarlarda en çok ürün tedarik kapasitesinin sorulduğunu belirtti. Hüddoğlu, Alanya'da yeni halin bir an önce açılması gerekiyor. Uluslararası fuarlarda bize en çok ‘Ne kadar ürün tedarik edebilirsiniz ve bunu kaç ay sürdürebilirsiniz?’ diye soruluyor. Bu nedenle iyi tarım uygulamaları ve Global GAP sertifikasyon programlarını mutlaka hayata geçirmeliyiz. Ancak o zaman ürünlerimizi Avrupa’da sergileyebiliriz" diye konuştu.
'AVRUPA’YA EN AVANTAJLI ÜRÜNÜ BİZ GÖNDEREBİLİRİZ'
Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin ürünlerinin Avrupa raflarında yer alırken Türk ürünlerinin bulunmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendiren Hüddoğlu, Türkiye’nin özellikle tropikal meyve ve sebzede dünyanın en kaliteli ürünlerini ürettiğini söyledi. Hüddoğlu, "Güney Amerika’dan, Peru’dan Avrupa’ya ürün giderken bizim ürünlerimizin gitmemesi ciddi bir sorun. Çünkü o ürünler ya yüksek maliyetli uçak kargoyla ya da uzun süren gemi taşımacılığıyla ulaşıyor. Biz ise Avrupa’ya çok daha kısa sürede, taze ve düşük nakliye maliyetiyle ürün gönderebiliriz. Burada yapmamız gereken iyi tarım uygulamalarını doğru şekilde hayata geçirmek ve ürünleri doğru paketlemek. Bunlar sağlandığında diğer sorunlar da zamanla çözülecektir” dedi.
'MUZDA İHRACAT YOK DENECEK KADAR AZ'
Alanya Avokado Üreticiler Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen ise özellikle muz üretiminde maliyetlerin ihracatı zorlaştırdığını söyledi. Sevilgen, tropikal ve ekvator iklimine sahip ülkelerde muz üretim maliyetlerinin çok düşük olduğunu belirterek, “Dışarıda muzun üretimi yaklaşık 20 liraya mal olurken bizde bu rakam 50 lirayı buluyor. Nakliye ve diğer giderler de eklenince ithal ürün daha avantajlı hale geliyor. Bu nedenle yurt dışına muz ihracatımız yok denecek kadar az” dedi. Türkiye’den sadece düşük miktarlarda Suriye ve Irak’a muz gönderildiğini belirten Sevilgen, muz üretiminde daha çok iç piyasaya yönelik çalışıldığını kaydetti.
'LİMONDA GÜÇLÜYÜZ AMA ALMANYA’DA YETERSİZİZ'
Türkiye’nin limon üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Sevilgen, Almanya pazarında istenilen seviyeye ulaşılamadığını ancak farklı ülkelere ciddi ihracat yapıldığını söyledi. Sevilgen, “Rusya, Ukrayna, Romanya ve Balkan ülkelerine önemli miktarda limon ihracatı gerçekleştiriyoruz. Almanya’ya yeterince limon gönderemiyor olmamız, Türkiye’nin limon ihracatı yapmadığı anlamına gelmez” diye konuştu.
'BELÇİKA’YA AVOKADO GÖNDERİYORUZ'
Avokado ihracatında Avrupa ile bağlantıların önemine dikkat çeken Sevilgen, Belçika’ya düzenli olarak avokado gönderdiklerini söyledi. Sevilgen, “Bu biraz da firmalar arasındaki ilişkilerle ilgili. Avrupa pazarında özellikle Almanya ile ilişkilerin daha güçlü olması gerekiyor. Çünkü yurt dışında en fazla vatandaşımızın yaşadığı ülkelerin başında Almanya geliyor” dedi.
'EN BÜYÜK SORUN İŞÇİLİK'
Muz üretiminde kalite kaybının önemli nedenlerinden birinin işçilik olduğunu belirten Sevilgen, “Muzun dalları çok ağır olduğu için bahçeden taşıma sırasında ciddi zorluk yaşanıyor. Kalite kaybının önemli kısmı da burada oluşuyor. Buna rağmen son 8-10 yılda organik tarıma geçişle birlikte üretimde ve kalitede önemli ilerleme kaydedildi” ifadelerini kullandı. (Şerife ÇOBAN)