Çin, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı “açık tutmak” için harcandığını söylediği günlük 2 milyar dolarlık maliyetin müttefiklere ve ticaret ortaklarına paylaştırılması fikrine net bir dille karşı çıktı. Pekin, bu çağrının arkasındaki yaklaşımın krizi çözmek yerine gerilimi büyüttüğünü savundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, yaptığı açıklamada Hürmüz’de yaşanan tıkanıklığın kaynağına işaret ederek, “Boğazdaki tıkanıklığın asıl nedeni ABD ve İsrail’in yasa dışı saldırılarıdır” ifadelerini kullandı. Mao, sorunun maliyet paylaşımı tartışmasına indirgenemeyeceğini, önce krizi doğuran adımların sorgulanması gerektiğini vurguladı.
Trump’ın gündeme getirdiği plan, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için yapılan harcamaların tek başına ABD’nin sırtında kalmaması gerektiği iddiasına dayanıyor. Ancak Çin cephesi, bu çerçevenin sorumluluğu başkalarına yükleme çabası olarak okunduğunu açıkça ortaya koydu.
Hürmüz Boğazı, dünya enerji ve ticaret akışında kritik bir geçiş noktası olduğu için buradaki her gerilim, petrol fiyatlarından navlun ücretlerine kadar geniş bir alanda zincirleme etki yaratabiliyor. Bu tür dalgalanmalar, Antalya ve Alanya gibi turizm ve ticarete dayalı şehirlerde de akaryakıt maliyetleri, ulaşım giderleri ve bazı temel ürünlerin fiyatlarına kadar uzanan bir baskı oluşturabiliyor.
Bir vatandaşın sözleriyle, “Bize yansıyanı mazotta görüyoruz, gerisi…”.
Öte yandan Pekin’in açıklaması, Hürmüz’deki krizin nedenleri ve çözüm yolları konusunda Washington ile Çin arasındaki yaklaşım farkını bir kez daha görünür hale getirdi. Konuya ilişkin değerlendirmeler, Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan açıklamalarla sınırlı.