Antalya Haberleri

Antalya'da şiddetli sağanak ve hortum tarım alanlarına büyük zarar verdi

Antalya’da hortum ve sel 5 bin dekar tarım alanına zarar verdi. ATB Başkanı Ali Çandır, 2 bin üretici için acil nakit desteği ve kredi ertelemesi çağrısı yaptı.

Abone Ol

Seralarda emek gitti, ürün gitti. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, yaklaşık 2 bin üretici için acil nakit desteği ve kredi ertelemesi çağrısı yaptı.

HORTUM VE SEL TARIM ALANLARINI YERLE BİR ETTİ

Antalya’da son haftalarda etkili olan şiddetli sağanak ve hortum, tarım bölgelerinde ciddi hasara yol açtı. Kumluca, Finike, Demre ve Aksu başta olmak üzere birçok ilçede 5 bin dekarın üzerinde örtü altı üretim alanı zarar gördü. Seralar çöktü, ürünler tarlada kaldı. Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) ocak ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Ali Çandır, afetin etkisinin yalnızca tarla ile sınırlı olmadığını, zincirleme bir ekonomik kayıp yarattığını söyledi.

2 BİN ÜRETİCİ İÇİN ACİL DESTEK ÇAĞRISI

Çandır, zarar gören bölgelerin büyük bölümünün aynı dere ve çay havzalarında tekrar ettiğine dikkat çekti. Çözümün günü kurtaran önlemler değil, planlı ve bilimsel altyapı yatırımları olduğunu vurguladı. “Yüksek maliyetlerle üretim yapan, tam da hasat dönemine girerken zarar gören yaklaşık 2 bin üreticimiz var. Bu insanlar için acil nakit desteği sağlanmalı, mevcut krediler ötelenmeli. Hibe ve uygun kredi mekanizmaları gecikmeden devreye alınmalı” dedi. Birçok üretici, seranın içini temizlemeden ne yapacağını bilemez halde. Borç var, ürün yok.

SORUN FİYAT DEĞİL, ÜRETİMDEKİ DARALMA

Ali Çandır, tarımda yaşanan sıkıntının yalnızca iklimle açıklanamayacağını söyledi. Son yıllarda Antalya tarımında daha derin, yapısal bir kırılganlık yaşandığını belirtti. Verilere göre; son 6 yılda hallerde işlem gören sebze ve domates miktarı yüzde 50’nin üzerinde, meyve miktarı ise yüzde 60’tan fazla azaldı. Buna karşın fiyat endeksleri 23 kat arttı. “Bu tablo şunu gösteriyor: Sorun fiyatlarda değil. Asıl sorun, üretimdeki dalgalanma ve yapısal daralma” ifadelerini kullandı.

2026 İÇİN TEMKİNLİ BİR TABLO ÇİZİLDİ

Çandır, 2026 yılına ilişkin beklentilerin iki aşamalı olduğunu söyledi. Yılın ilk yarısında sıkı ekonomik koşulların süreceğini, ikinci yarıda ise sınırlı bir rahatlama olabileceğini ifade etti. Ancak bu rahatlamanın ölçüsüz olmaması gerektiğini vurguladı. “Son yıllarda yapılan fedakârlıklar bir anda kaybedilebilir” uyarısında bulundu.

SU ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, MECBURİYET

ATB’nin 2026 yılı temasını “su” olarak belirlediğini açıklayan Çandır, Antalya tarımının geleceğinin doğrudan suyla bağlantılı olduğunu söyledi. “Geçici yağışlar kalıcı çözüm değil. Ürün deseninin havza bazlı planlanması, kapalı devre sulama sistemleri, su hasadı, kuraklığa dayanıklı çeşitler artık ertelenemez” dedi. Su yalnızca tarımın değil; turizmin, sanayinin ve evlerin de ortak meselesi. Musluktan akanla seradaki aynı kaynaktan geliyor.

ANTALYA SUYU BOL SANILAN AMA KURAKLIĞI YÜKSEK BİR KENT

Antalya’nın sanıldığı kadar su zengini olmadığını belirten Çandır, tarım, turizm ve kentleşmenin aynı suyu paylaştığını söyledi. Su yönetiminin artık teknik değil, doğrudan ekonomik bir konu olduğuna dikkat çekti. Toprak ve suyun ortak bir sermaye olduğunu belirterek, bu sermaye korunmazsa herkesin kaybedeceğini dile getirdi.