Alanya Haberleri

Alanya Müzesi’nde ‘Müzelik Sohbetler’ ile tarihe yolculuk

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen “Müzede Saklı Kalan Hikayeler-Müzelik Sohbetler” programının Şubat ayı etkinliği Alanya Müzesi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Akademisyenler Alanya’nın arkeolojik mirasına ışık tutan önemli bulguları paylaştı

Abone Ol

ALANYA Müzesi’nde Saat 15.00’te başlayan programda alanında uzman isimler, Alanya ve çevresinin tarihsel derinliğini farklı başlıklar altında ele aldı. Etkinlikte Doç. Dr. Ertuğ Ergürer “Yeni Bulgu ve Bilgiler Işığında Syedra”, Prof. Dr. Mehmet Tekocak “Dağlık Kilikya’nın Cragos Dağı’ndaki Kenti”, Dr. Murat Karakoç “Alanya’nın Prehistoryası ve Kadıini Mağarası” ve Prof. Dr. Osman Eravşar ise “Korsan Yatağından Selçuklu Payitahtına: Kazı Bulgularıyla Alanya” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Programın moderatörlüğünü Alanya Müze Müdürü Seher Türkmen üstlendi. “Müzede sadece eserler değil, hikayeler de sergileniyor” sloganıyla düzenlenen etkinlikte, kentin geçmişine dair yeni arkeolojik veriler ve bilimsel çalışmalar katılımcılarla paylaşıldı. Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
40 BİN YILLIK İZLERİN PEŞİNDE
Dr. Murat Karakoç, Alanya Kadıini Mağarası’nda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Geçtiğimiz yıl çevre düzenlemesi ve temizlik çalışmaları yaptıklarını belirten Karakoç, mağarada büyük çaplı bir kazı gerçekleştirilmediğini ancak önemli bulgulara ulaşıldığını söyledi. Karakoç, “Geçen yıl sadece çevre düzenlemesi ve temizlik çalışmaları yaptık. Normalde Kabinini Mağarası ile ilgili, sizin de bildiğiniz üzere, birtakım veriler vardı. 1950’li yıllara dayanan, İsmail Kılıç Kökten tarafından mağaranın kuzeydoğu köşesinde küçük bir açmada yapılan çalışmalara göre Alanya Kadın Mağarası’ndaki en eski buluntular Üst Paleolitik döneme tarihleniyordu. Yani yaklaşık 40 bin yıl öncesine kadar gidebilecek arkeolojik buluntular vardı. Tabii bunu doğrulamak istedik. Gerçekten böyle bir tarih var mı, bu döneme ait buluntular mevcut mu, bunu araştırdık. Bu döneme ait buluntuları Antalya’da, yani Alanya’nın yakın çevresinde biliyoruz. Gerek Karain Mağarası, gerek Beldibi, gerekse Belbaşı gibi konaklama alanlarında bu tür buluntular tespit edilmişti. Ancak bunun Alanya’da da tespit edilmesi bizim için büyük bir şanstı. Ben de bu şansı değerlendirdim. İnşallah destek olursa bundan sonra da devam etmek istiyoruz. Bu yıl mağaranın altından oldukça fazla su geldi. Zaten mağara, Oba Çayı’nın kaynağını da oluşturuyor. Sosyal medyada da oldukça popüler oldu. Bundan sonra neler olacak, hep birlikte göreceğiz” dedi.
‘SYEDRA, TÜRKİYE’DEKİ KAZI ÇALIŞMALARINA ÖRNEK MODEL’
Doç. Dr. Ertuğ Ergürer ise Syedra Antik Kenti’nde yürütülen kazı sürecini anlattı. 2016 yılında başlayan girişimlerin 2019’da müze başkanlığında kazıya dönüştüğünü belirten Ergürer, 2023 yılının önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. 2016 yılı Şubat ayında geldim. Yine bir hocamızın tavsiyesiyle buraya yönlendirildim. O dönem yüzey araştırması yapıyordum. 2015–2016 yıllarında yüzey araştırmasını tamamlamak üzereydi ve kendisi başka bir yerde kazı yaptığı için Syedra’yı bize önerdi. Ben de 2016 Şubat ayından itibaren kazıyı nasıl yapabiliriz diye Alanya Müze Müdürlüğü ile görüştüm. Süreç 2018 yılına kadar devam etti. 2018’de dosyamızı hazırladık, 2019 yılında ise müze başkanlığında kazılara başladık. 2019’dan 2023 yılına kadar gitmediğimiz yer kalmadı. Çok yoğun bir süreç yaşadık. Bazen sitem ettik, bazen güzel haberler aldık. Ancak 2019’dan itibaren Alanya Belediyesi desteğini hiç kesmedi. Bakanlığımızın desteğiyle birlikte çalışmaları 2023 yılına kadar sürdürdük. 2023 yılında Kültür ve Turizm Bakanı’nın ziyareti Syedra için bir dönüm noktası oldu. Ardından Geleceğe Miras Projesi devreye girdi. Bakanlığın uzun süreli kazılar yapılması yönündeki isteği doğrultusunda birçok kazıya personel alındı. Alanya Kalesi’nde de bu kapsamda çalışmalar yürütüldü. O gün bizim için farklı bir gündü. Daha önce 100-150 bin liralık bütçeler konuşurken, Bakan Bey projelerimizi sordu ve destek sözü verdi. Projemizi hazırlayıp sunduk. Bakanlık yetkililerinin yönlendirmesiyle 2023 Ağustos ayında güçlü bir ekiple çalışmalara başladık. 2023, 2024 ve 2025 sezonlarıyla birlikte çok iyi bir noktaya geldik. Artık Türkiye’de tanınan, yurt dışında da bilinirliği artan bir kazı haline geldik. Geçtiğimiz haftaki toplantıda Türkiye’deki kazı çalışmalarının en başarılı örneklerinden biri olarak model proje şeklinde gösterildi. Bu da Syedra’nın geldiği noktayı göstermesi açısından çok önemli” ifadelerini kullandı.
ARKEOLOJİDE ARTAN İLGİ
Prof. Dr. Mehmet Tekocak da bölgede yürütülen kazı çalışmalarına değinerek son yıllarda artan ilgi ve destekten memnuniyet duyduklarını belirtti. Tekocak, “Ben hem uzun süredir kazı yapan hem de bu bölgede adeta yeni sayılabilecek bir arkeoloğum. Bizim hikâyemiz biraz farklı. Gazipaşa’da da Alanya’da da büyük bir ilgi ve alaka var. Zaman zaman kapı kapı dolaştık, destek istedik. Arkeologların yaşamı genelde sade olur; çoğu zaman kuru fasulye ve beyaz peynirle idare ederiz. Şimdi şartlar biraz daha iyi ama arazide yine aynı şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Yaklaşık 25 yıl Mersin’in Aydıncık ilçesindeki antik kentte çalıştım. 2016’dan beri Mersin’in Anamur ilçesinde kazı başkanıyım. Bakanımızın ilklere imza atan bir anlayışı var ve bu bizi mutlu ediyor. Antiokya’da kazılar 2004 yılından itibaren müze iş birliğiyle başlamış, 20 yıllık bir geçmişe sahip. Ben 2024 yılında dahil oldum. Yabancı kazılar sistem gereği 12 ay kazı yapmaya uygun değil. Vize süreleri 3 ya da 6 ayla sınırlı. Bu nedenle Türk koordinatör kazı başkanlarının görevlendirilmesi yönünde bir sistem geliştirildi” diye konuştu.
‘ARKEOLOJİ CAZİP BİR MESLEK HALİNE GELDİ’
Uzman Sanat Tarihçi Sercan Keykubatlı ise arkeolojinin son yıllarda daha cazip bir meslek haline geldiğini ancak nitelikli personel yetiştirilmesi konusunda sıkıntılar yaşandığını ifade etti. Keykubatlı, “Arkeoloji şu anda cazip bir meslek haline geldi. Önceki dönemlerde yeterince desteklenmiyordu ancak son 10 yılda bakanlık destekleri giderek arttı ve bu yıl daha da artması bekleniyor. Geleceğe Miras Projesi kapsamında personel alımları ve proje destekleri sürüyor. Ancak nitelikli personel yetiştirilmesinde sıkıntı var. Arkeoloji ve sanat tarihi bölümlerine gidenlerin yaş ortalaması yükseldi. Mesleği profesyonel olarak yapmak isteyenlerin sayısı azaldı. Araştırmayı ve sanatı sevenler için güzel bir meslek; desteklenmesi gerekiyor” dedi. (Şerife ÇOBAN)