Alanya Haberleri

"Alanya Dimçayı'nda kriz fırsata çevrilebilir"

Alanya'daki siyasi parti temsilcileri, Dim Çayı Havzası'nı sürdürülebilir turizm vizyonuyla yeniden planlamayı hedefleyen BAKA Teknik Destek Programı'nı hatırlatarak krizi fırsata çevirme çağrısı yaptılar.

Abone Ol

ALANYA'DA etkili olan yoğun yağışların ardından Dim Barajı'ndan yapılan ani su salınımı, Dimçayı üzerindeki çok sayıda işletmede ciddi hasara yol açtı. Bölgedeki esnaf, su tahliyesinin öngörülebilir olduğunu savunarak, "Eğer yoğun yağış bekleniyorduysa neden baraj doluluk oranı önceden düşürülmedi?" diye sordu. İşletmeciler, su salınımının teknik bir zorunluluk olabileceğini kabul etmekle birlikte, sürecin planlama ve kriz yönetimi çerçevesinde yürütülmediğini öne sürdü. Alanya'daki siyasi parti temsilcileri, su tahliyesinin neden önceden planlanmadığını sorgulayarak yetkililerden şeffaf açıklama ve mağdur esnafa kolaylık sağlanmasını talep etti.

'DEVLET PLANLAMAYI EN İNCE AYRINTISINA KADAR YAPMALI'

İYİ Parti Alanya İlçe Başkanı Hilmi Er, yaşananların açıkça afet niteliğinde olduğunu belirterek, Devlet Su İşleri'nin yoğun yağış ihtimalini öngörerek baraj doluluk oranını önceden düşürmesinin daha doğru olacağını ifade etti. Er, "Oba Çayı çevresinde ve Dim Çayı bölgesinde faaliyet gösteren tüm esnaflarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah beterinden saklasın. Yaşananlar açıkça bir afet niteliğindedir. Altyapı eksiklikleri ve son 25-30 yılın en yoğun yağışlarının görülmesi, sıkıntıların büyümesine neden olmuştur. Önümüzdeki günlerde yağışların bir süre daha devam edeceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle vatandaşlarımızı tedbirli olmaya davet ediyorum. Belediyemiz, hükümetimiz ve kaymakamlığımız gerekli çalışmaları sürdürmektedir. Ancak Devlet Su İşleri'nin, yoğun yağış ihtimalini öngörerek yağmur öncesi dönemde baraj doluluk oranını düşürmesinin daha isabetli olabileceği kanaatindeyiz. Vatandaşlarımız bu tür teknik hesapları yapmak zorunda değildir. Devleti ve kurumlarını yönetenler, bu planlamayı en ince ayrıntısına kadar yapmakla yükümlüdür. Barajların dolu tutulmasının su seviyesinin yükselmesine ve esnafımızın, çiftçimizin zarar görmesine etki ettiğini düşünüyoruz. Bundan sonraki süreçte Devlet Su İşleri'nin gerekli planlamayı daha dikkatli yapması gerektiğine inanıyoruz. Özellikle Dim Çayı bölgesindeki piknik alanlarında da ciddi hasar meydana gelmiştir. Bu nedenle bölgenin afet bölgesi ilan edilmesini vatandaşlarımız adına talep ediyoruz. Devlet yetkililerinin, kaymakamımızın ve Devlet Su İşleri Bölge Müdürü'nün sahada olduğunu biliyoruz. Gerekli talimatların verilerek, esnafımızın ve bölgedeki iş yerlerinin zararlarının telafi edilmesini bekliyoruz. Yaşanan durum mücbir sebep niteliğindedir. Bu kapsamda zarar gören esnafımıza belediye tarafından kolaylık sağlanmalı, tadilat ve yeniden yapılanma süreçlerinde herhangi bir bürokratik engelle karşılaşmamaları temin edilmelidir. Vatandaşlarımız, devletimizin desteğiyle yaralarını sarmalı ve turizm sezonuna eksiklerini hızla tamamlayarak hazırlanmalıdır. Bu sürecin dayanışma içinde atlatılacağına inanıyoruz" dedi.

'BU SADECE DOĞAL OLAY DEĞİL'

Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı Alper Arıkan ise Dimçayı'nın yalnızca doğal bir değer değil, yüzlerce aileye ekmek kapısı olduğunu belirterek yaşananların basit bir doğal olay olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Arıkan, "Dim Barajı'ndan gerçekleştirilen ani ve yüksek miktarlı su salınımı sonucu Dimçayı üzerinde faaliyet gösteren çok sayıda işletmenin ciddi zarar görmesini büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. Dimçayı, Alanya'nın sadece doğal bir değeri değil; aynı zamanda yüzlerce aileye ekmek kapısı olan, turizmin önemli merkezlerinden biridir. Bu nedenle yaşananlar basit bir 'doğal olay' olarak geçiştirilemez. Eğer su salınımı teknik bir zorunluluk ise; Neden yeterli ve etkili bir ön bilgilendirme yapılmamıştır? Neden işletmelerin tedbir alabileceği bir süre tanınmamıştır? Neden kriz yönetimi planı devreye sokulamamıştır? Bu sorular kamu adına cevap beklemektedir. Daha önce Dimçayı üzerindeki işletmelere yönelik Orman İşletme Müdürlüğü tarafından açılan davalar sürerken, şimdi de işletmeciler tadilat izni verilmeyeceği endişesi yaşamaktadır. Devletin görevi belirsizlik üretmek değil, güven ortamı sağlamaktır. Öte yandan Aralık ayında Alanya Kaymakamlığı tarafından hazırlanan ve Dimçayı Havzası'nı sürdürülebilir turizm vizyonuyla yeniden planlamayı hedefleyen projenin BAKA Teknik Destek Programı kapsamında kabul edildiği bilinmektedir. Sürdürülebilirlik, mevcut esnafı mağdur ederek değil, doğayı korurken yerel ekonomiyi yaşatarak sağlanır. Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanlığı olarak açık çağrımızdır: Zarar tespit çalışmaları ivedilikle ve şeffaf biçimde yapılmalıdır. İşletmelere onarım ve tadilat için geçici izin kolaylığı sağlanmalıdır. Baraj işletmesi ve ilgili kurumlar, kamuoyunu tatmin edecek ayrıntılı bir açıklama yapmalıdır. Dimçayı için kalıcı taşkın ve afet yönetim planı oluşturulmalıdır. Alanya'nın değerleri sahipsiz değildir. Esnafımız yalnız değildir. Kamu sorumluluğu şeffaflık ve hesap verebilirlik gerektirir" diye konuştu.

'ÖNGÖRÜLEBİLİR ZARARLAR AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMALI'

Saadet Partisi Alanya İlçe Başkanı Hüseyin Sarıca da su tahliyesinin teknik zorunluluk olabileceğini ancak süreçlerin önceden planlanması ve ilgili tarafların yazılı olarak bilgilendirilmesinin esas olduğunu belirtti. Sarıca, "Dim Barajı'nda gerçekleştirilen ani ve yüksek miktarlı su salınımı sonucunda, Dimçayı üzerinde faaliyet gösteren çok sayıda işletme ciddi zarar görmüştür. Bölge ekonomisine ve turizmine katkı sağlayan işletmelerimizin bu şekilde mağdur edilmesi kabul edilemez bir durumdur. Su tahliyesi teknik bir zorunluluk olabilir, ancak bu süreçlerin önceden planlanması, ilgili tarafların zamanında ve yazılı olarak bilgilendirilmesi esastır. Yaşanan zararların öngörülebilir olduğu ve gerekli koordinasyon sağlanmadığı yönündeki iddialar mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır. Daha önce Orman İşletme Müdürlüğü tarafından açılan davalar nedeniyle zaten belirsizlik yaşayan işletmecilerimiz, şimdi de tadilat ve yeniden faaliyet izni konusunda endişe duymaktadır. Bu belirsizlik ortamı bir an önce giderilmelidir. Ayrıca Alanya Kaymakamlığı tarafından hazırlanan ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Teknik Destek Programı kapsamında kabul edilen Dimçayı Havzası'nın sürdürülebilir turizm vizyonuyla yeniden planlanmasına yönelik çalışmanın, sadece proje aşamasında kalmaması; kriz yönetimi ve afet planlamasını da kapsayacak şekilde somut adımlarla desteklenmesi gerekmektedir. Yetkilileri; Yaşanan su salınımının gerekçesini ve sürecini kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşmaya, hızlı bir zarar tespit çalışması başlatmaya, mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli adımları atmaya davet ediyoruz. Dimçayı, Alanya'mızın ortak değeridir. Bu değerin korunması ve yaşatılması, ancak kurumlar ile işletmeciler arasında sağlıklı iletişim ve planlı bir yönetim anlayışıyla mümkündür. Yaşanan bu süreç yalnızca bir afet değil, aynı zamanda bir fırsat olarak da görülmelidir. Bundan sonra yapılması gereken; su seviyesi, debi artışları ve aşırı yağış ihtimalleri dikkate alınarak, bilimsel veriler ışığında planlama yapılmasıdır. Dimçayı sıradan bir alan değildir. Alanya'nın turizm vitrinlerinden biridir. Bu nedenle burası daha önceki doğal güzelliğine dönüştürülmesi Alanya'nın kalitesine katkı sunacak nitelikte, estetik ve güvenli bir konseptle yeniden turizme kazandırılmalıdır. Eski hali tam bir görüntü kirliliği oluşturuyordu. Dimçayı, doğayla uyumlu, modern, güvenli ve sürdürülebilir bir turizm modeliyle yeniden ayağa kalkmalıdır. Bu süreç, Alanya'ya yakışır bir dönüşümün başlangıcı olmalıdır" dedi.

Şerife ÇOBAN