Turizm temsilcileri ve yetkililer, bölgenin ortak akıl ve sürdürülebilir bir vizyonla yeniden planlanması gerektiğini vurguladı. Alanya’da etkili olan aşırı yağışların ardından Dim Barajı’nda yapılan ani ve yüksek miktarlı su salınımı, Dimçayı hattında faaliyet gösteren çok sayıda turizm işletmesinde büyük hasara yol açtı. Bölgedeki restoranlar, piknik alanları ve günübirlik tesisler zarar görürken, turizm sektörü temsilcileri yaşananların yalnızca bir afet değil, aynı zamanda planlı bir dönüşüm ihtiyacını ortaya koyduğunu dile getirdi. Turizmciler, Dimçayı’nın Alanya’nın en önemli alternatif destinasyonlarından biri olduğunu hatırlatarak, gelişigüzel müdahaleler yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir planlamanın hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
KAYMAKAM ÖZTÜRK: "GEÇİCİ ÇÖZÜMLERLE DEĞİL, KALICI PROJELERLE..."
Alanya’nın turizmdeki can damarı olan Dim Çayı, yaşanan sel felaketinin ardından küllerinden doğmaya hazırlanıyor. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) öncülüğünde; resmi kurumlar, esnaflar ve Alanya’nın tüm dinamikleri, bölgenin geleceğini yeniden inşa etmek için ortak akıl paydasında buluşacak.
Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Dim Çayı’nın Alanya için sadece bir destinasyon değil, bir "göz bebeği" olduğunu hatırlatarak; kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecinin BAKA ve tüm paydaşlarla birlikte masaya yatırılması gerektiğini ifade etti. Öztürk, sürece dair şu açıklamada bulundu: "Geçici çözümlerle değil, BAKA’nın vizyonuyla bölgenin coğrafi yapısına uygun, bilimsel temelli bir projenin hayata geçirilmesi için tüm imkanlar seferber edilecek."
Kaymakam Öztürk, Alanya’nın marka değerini koruyacak, en doğru ve en uygulanabilir projenin hayata geçirilmesi için ortak akılla hareket edileceğini belirtti. BAKA koordinasyonunda yürütülecek çalışmalarla; bölgenin hem yerel halk hem de misafirler için çok daha güvenli, modern ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürülmesi Alanya’nın öncelikli gündem maddesi olarak kalmaya devam ediyor.
YENİ PROJEDE ÖNE ÇIKMASI DÜŞÜNÜLEN BAŞLIKLAR
BAKA’nın stratejik ve teknik desteğiyle yürütülmesi planlanan modern dönüşümün satır başları şu şekilde netleşecek:
* UZMAN GÖRÜŞLERİ ALINACAK: Proje, alanında uzman kurum ve kuruluşlarla birlikte en ince ayrıntısına kadar planlanacak.
* DOĞAL DOKU KORUNACAK: Bölgenin hassas doğasına zarar vermeyen, coğrafi uyumu yüksek mühendislik çözümleri uygulanacak.
* ESNAFIN SESİ DİNLENECEK: Bölge esnafının görüş ve önerileri, hazırlanacak projenin temel taşlarından biri olacak.
* AFETLERE KARŞI SET ÇEKİLECEK: Gelecekte benzer felaketlerin yaşanmaması adına kalıcı ve modern altyapı tedbirleri hayata geçirilecek.
* MARKA DEĞERİ YÜKSELTİLECEK: Dim Çayı, Alanya turizmindeki prestijini artıracak modern ve güvenli bir çehreye kavuşturulacak.
TURİZM TEMSİLCİLERİNDEN TAM DESTEK VE VİZYON ÇAĞRISI
ALTAV Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Cimrin, Dimçayı’nın Alanya turizmi açısından taşıdığı değere dikkat çekti. Dimçayı’nın aynı zamanda bir baraj havzası olduğuna işaret eden Cimrin, zarar gören ya da yeniden inşa edilecek işletmelerin aynı riskleri barındıracak şekilde planlanmasının sürdürülebilir olmayacağını belirtti.
Cimrin, "Öncelikle aşırı yağışlar nedeniyle zarar gören tüm işletmecilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Dimçayı hem Alanya’da yaşayan vatandaşlarımız hem de Alanya turizmi açısından son derece kıymetlidir. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; Alanya’ya gelen bir ziyaretçi Alanya Kalesi’ni ve Dimçayı’nı görmeden dönmüşse, Alanya’yı tam anlamıyla deneyimlemiş sayılmaz. Ancak artık bazı gerçeklerle yüzleşmek zorundayız. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerini son yıllarda çok daha net hissediyoruz. Mevsim kaymaları, ani ve yoğun yağışlar, kısa sürede yüksek hacimli su akışları artık istisnai değil; yeni normaldir. Dimçayı’nın bir baraj havzası olduğu gerçeğini de dikkate aldığımızda, konuyu bilimsel veriler ışığında ve uzun vadeli bir perspektifle ele almak zorundayız. Zarar gören ya da yeniden inşa edilecek işletmeler aynı riskleri barındıracak şekilde planlanırsa bunun sürdürülebilir olmayacağı açıktır. Aynı tabloyu birkaç yıl sonra tekrar yaşamamak için planlı ve standartları belirlenmiş bir dönüşüm şarttır. İçinde bulunduğumuz bu kriz, doğru yönetildiği takdirde Dimçayı için bir değişim, planlı bir dönüşüm fırsatına dönüşebilir. Bu noktada Sayın Alanya Kaymakamımız Şakir Öztürk’ün girişimleriyle sağlanan ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Teknik Destek Programı kapsamında hazırlanan Dimçayı Havza Planı son derece kıymetli bir adımdır. Bu çalışma, bölgenin geleceğini günü kurtaran geçici çözümlerle değil, sürdürülebilir bir vizyonla ele alma iradesinin göstergesidir. Elbette zarar gören işletmelerimizin sezona hazırlanabilmesi ve 2026 turizm sezonunu kaçırmamaları önemlidir. Bu nedenle, teknik raporlar ve risk analizleri doğrultusunda kısmi ve kontrollü tadilat izinleri değerlendirilebilir. Ancak bu geçici uygulamalar, uzun vadeli planın önüne geçmemelidir. Asıl yapılması gereken; ekoturizm odaklı, taşkın riski minimize edilmiş, doğa ile uyumlu, estetik standartları belirlenmiş bir Dimçayı Master Planı’nın hazırlanmasıdır" dedi.
"Ortak Akılla, Vizyoner Bir Anlayışla Yeniden Planlanmalı"
Kleopatra Otelciler Derneği Başkanı Şevki Taç ise Dim Çayı’nın yalnızca ticari bir alan olmadığını, Alanya’nın deniz ve güneşten sonra doğayla bütünleşen en önemli vitrinlerinden biri olduğunu ifade etti. Taç, "Bölgedeki yüksek miktarlı su salınımı, çay üzerinde faaliyet gösteren çok sayıda işletmenin büyük ölçüde zarar görmesine yol açtı. Dim Barajı’ndan gerçekleştirilen ani ve yüksek debili su salınımının ardından Dim Çayı üzerindeki birçok işletme ağır hasar aldı. Bu durum hepimiz için son derece üzücü. Dim Çayı’nda yıllardır bölge turizmine emek veren esnaflarımızın yaşadığı mağduriyet, aslında hepimizin ortak sorunudur. Dim Çayı’na yalnızca ticari bir alan olarak bakmamak gerekir. Burası Alanya’nın deniz ve güneşten sonra doğayla bütünleşen en önemli vitrinlerinden biridir. Yıllardır hem yerli hem yabancı ziyaretçiler; serinlemek, dinlenmek ve yöresel lezzetlerle buluşmak için bu bölgeyi tercih etmektedir. Dim Çayı, Alanya’nın en önemli cazibe merkezlerinden biridir. Bu nedenle bölgede atılacak her adım, şehrimizin turizm geleceğini doğrudan etkileyecek niteliktedir. Önceliğimiz, zarar gören işletmecilerimizin yeniden ayağa kalkması ve ekonomik hayatlarını sürdürebilmeleridir. Ancak bu süreç, geçmişteki riskleri tekrar eden geçici çözümlerle değil; daha güvenli, planlı ve sürdürülebilir bir modelle yürütülmelidir. Dim Çayı’nı çevreye duyarlı, mimari bütünlüğü olan, sosyal medya çağının ziyaretçilerine yüksek deneyim sunabilen, güçlü altyapıya sahip ve afet riskleri hesaplanmış bir destinasyon haline getirmek mümkündür. Tek tip, marka değeri yüksek ve uluslararası tanıtımda kullanılabilecek bir turizm merkezi oluşturulabilir. Bu dönüşüm yalnızca tadilat çalışmalarıyla sınırlı kalmamalıdır. Kaymakamlık koordinasyonunda, daha önce hazırlanan ve BAKA tarafından da desteklenen projenin bu anlamda önemli bir başlangıç olabileceğine inanıyorum. Sürecin, kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, belediye, ALTAV ve ALTİD gibi tüm paydaşların ortak aklıyla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca piknik alanlarının yenilenmesini değil; yürüyüş yolları, seyir terasları, spor ve aktivite alanları, trekking parkurları, düzenli otoparklar, güçlü altyapı ve estetik bir mimari düzeni de kapsamalıdır. Dim Çayı artık günübirlik uğranan bir alan olmaktan çıkarılarak, uluslararası tanıtımda örnek gösterilen bir turizm merkezine dönüştürülebilir. Nasıl ki Kleopatra Plajı Alanya’nın simgelerinden biri haline geldiyse, Dim Çayı da deniz ve güneş turizmine alternatif güçlü bir seçenek olabilir. Son olarak şunu ifade etmek gerekir ki; afet yaşayan esnafımız için gerçekten üzgünüz. Ancak hedefimiz, esnafın yeniden güçlü şekilde ayağa kalktığı, doğanın korunduğu ve ziyaretçilerin hayran kaldığı bir Dim Çayı oluşturmaktır. Yeter ki ortak akılla, vizyoner bir anlayışla ve birlikte hareket edebilelim" diye konuştu.
"Planlı, Koordineli ve Bütüncül Bir Çalışma Yapılmalı"
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Alanya Bölgesel Temsil Kurulu’nun (BTK) Başkanı Kerim Sarıkaya da bölge için yeni ve kapsamlı bir proje üretilmesi gerektiğini belirtti. Sarıkaya, "Dim Çayı için yeni ve kapsamlı bir proje üretilebileceğini düşünüyorum. Bölgede herkesin gelişi güzel uygulamalar yapması yerine, daha planlı, koordineli ve bütüncül bir çalışmanın ortaya konması büyük önem taşıyor. Hem çevresel hem de görsel açıdan daha estetik, düzenli ve kimlikli bir alan oluşturulabilir. Doğru planlanmış, sağlam temellere dayanan bir proje hazırlanması halinde hem bölge esnafına hem de turizme önemli katkılar sağlanacaktır. Alanya Kaymakamlığı tarafından hazırlanan ve Dim Çayı Havzası’nda sürdürülebilir turizm vizyonunun yeniden planlanmasını hedefleyen projenin hayata geçirilmesi, bölgenin geleceği açısından önemli bir adım olacaktır" ifadelerini kullandı.