TBMM Dışişleri Komisyonu, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasını uygun bulan kanun teklifini kabul etti. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, toplantıda Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü milletvekillerine anlaşmanın detayları hakkında bilgi verdi.
16 maddeden oluşan tarihi mutabakat, taraf ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğünü güvence altına almayı hedefliyor. Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde belirtilen meşru müdafaa hakkı temelinde hazırlanan metnin en dikkat çekici bölümü olan 2. maddeye göre, ülkelerden herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, üç ülkeye birden yapılmış sayılacak. Bu durumda saldırıya uğrayan ülkeye askeri imkanlar dahil her türlü destek acilen sağlanacak.
SAVUNMA SANAYİSİNDE ORTAK ÜRETİM DÖNEMİ
Askeri işbirliğini savunma sanayisiyle destekleyen anlaşma, ileri teknoloji gerektiren alanlarda ortak Ar-Ge projeleri yürütülmesini ve ortak üretim yapılmasını öngörüyor. Barış ve savaş durumlarının yanı sıra olağanüstü hallerde mühimmat, silah ve yedek parça tedarikini güvence altına alacak kapsamlı bir lojistik destek mekanizması kurulacak. Ayrıca uzman personel aracılığıyla insan kaynağı yetiştirilmesi de hedefleniyor.
MEKKE ANLAŞMASI'NIN STRATEJİK YÖNETİMİ NASIL OLACAK?
İttifakın kurumsal yapısı, üç ülkenin dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarından oluşacak "Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi" üzerinden işleyecek. Suudi Arabistan'ın ev sahipliği yapacağı daimi bir sekretarya kurulacak olup, 3 yıllık süreyle dönüşümlü görev yapacak ilk genel sekreter Pakistan vatandaşı olacak. İstihbarat paylaşımını da kapsayan anlaşmanın 9. ve 13. maddeleri uyarınca, elde edilen gizli belgelerin üçüncü ülkelerle paylaşılması kesin bir dille yasaklanıyor.
Süresiz olarak yürürlükte kalacak olan anlaşmaya göre, taraflar ilk 10 yıl boyunca ittifaktan ayrılamayacak. Bu sürenin bitiminde ise ayrılmak isteyen ülke, en az 3 ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilebilecek. Türkçe, Arapça ve İngilizce hazırlanan metinde, olası yorum farklılıklarında İngilizce nüsha temel alınacak.





