Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), işlenmiş et ürünlerini insanlarda kanserojen olduğuna dair kesin kanıt bulunan 'Grup 1' kategorisine aldı. Kırmızı et ise kanserojen olma ihtimali taşıyan 'Grup 2A' sınıfında değerlendirildi. Yayımlanan veriler, günlük beslenme alışkanlıklarının kolon kanseri üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koyuyor.

2026 kıdem tazminatı tavanı 73 bin 729 TL olarak belirlendi
2026 kıdem tazminatı tavanı 73 bin 729 TL olarak belirlendi
İçeriği Görüntüle

GÜNLÜK 50 GRAM İŞLENMİŞ ET RİSKİ YÜZDE 18 ARTIRIYOR

DSÖ verilerini değerlendiren uzman Özkaya'nın aktardığına göre, günde sadece 50 gram işlenmiş et tüketmek kolon kanseri riskini yüzde 18 oranında yükseltiyor. Bu miktar yaklaşık iki dilim pastırma veya jambona denk geliyor. Sucuk, sosis, salam ve konserve et gibi ürünlerin üretiminde kullanılan nitrit ve nitratlar, kolon mukozasına zarar vererek kanser oluşumuna zemin hazırlıyor.

KIRMIZI ETTE 'HEM DEMİRİ' FAKTÖRÜ

Taze kırmızı et tüketiminde ise günlük fazladan 100 gramlık artış, kolon kanseri riskini yaklaşık yüzde 17 oranında artırıyor. Araştırmacılar, kırmızı ette yoğun olarak bulunan 'hem demiri'ni bu durumun temel nedeni olarak gösteriyor. Söz konusu demir türünün kolonun iç yüzeyini tahriş ederek zararlı bileşiklerin oluşumuna yol açtığı bildirildi.

RİSKİ AZALTMAK İÇİN BESLENMEDE NASIL BİR YOL İZLENMELİ?

Halk sağlığı yetkilileri, et tüketiminin tamamen bırakılmasından ziyade porsiyon kontrolünün sağlanmasını öneriyor. Kolorektal kanser riskini düşürmek için işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması, diyetin lifli gıdalar ve bitkisel proteinlerle desteklenmesi büyük önem taşıyor. Uzun vadeli ve dengeli beslenme alışkanlıkları, bu tür sağlık risklerine karşı en temel koruyucu adım olarak öne çıkıyor.

Muhabir: Haber Merkezi