Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın, partisinin 19 Ocak'ta Antalya'da düzenlenen İl Başkanları İstişare Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sarf ettiği iddia edilen " Son bin yılda gerçekleşen hiçbir Haçlı Seferi, Erdoğan'ın ve AK Parti'nin Türk milletine ve Türk devletine verdiği zararı vermemiştir" sözlerinin ardından başlayan hukuki süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Bu sözlerden bir gün sonra Ankara'da gözaltına alınarak İstanbul'a getirilen ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlamasıyla tutuklanan Özdağ, bugün bu iddiayla ilgili olarak ilk kez hakim karşısına çıktı. "Ümit Özdağ davası son durum" ve "Zafer Partisi lideri neden tutuklu?" soruları kamuoyunda yakından takip ediliyor.
SAVCI MÜTALAASINDA 4 YILA KADAR HAPİS İSTEDİ, MAHKEME TUTUKLULUĞA DEVAM DEDİ
Bugün görülen duruşmada, iddia makamı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Ümit Özdağ'ın "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan 1.5 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, yapılan savunmalar ve sunulan deliller ışığında ara kararını açıkladı. Mahkeme, Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı yeni delillerin toplanması ve değerlendirilmesi amacıyla 17 Haziran 2025 tarihine erteledi. Bu karar, "Ümit Özdağ serbest bırakılacak mı?" beklentilerini bir sonraki duruşmaya taşıdı.
ÖZDAĞ SAVUNMASINDA SUÇLAMALARI REDDETTİ: "TÜRK MİLLETİNE KARŞI HİÇBİR SUÇ İŞLEMEDİM"
Uzun bir aradan sonra duruşma salonunda kameralara yansıyan Ümit Özdağ, yaptığı kapsamlı savunmada hakkındaki suçlamaları reddetti. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmediğini, aksine kışkırtmakla suçlandığı Kayseri olaylarında dahi olayları yatıştırmak amacıyla sosyal medya üzerinden paylaşımlar yaptığını belirtti. Yaptığı tüm paylaşımların ve açıklamaların hukuka uygun olduğunu savunan Özdağ, şunları kaydetti: "Bütün hayatımı akademik ve siyasal olarak Türk milletinin güvenliği ve refahı, Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü bir ülke olmasına adadım. Türk milletine ve Türk devletine karşı hiçbir suç işlemedim. Savcılık 78 gün boyunca, 4 yıl süreyle yapmış olduğum bütün X paylaşımlarımı, Instagram paylaşımlarımı, hatta videolarımı inceledi. Savcılığın iddianameye koyduğu hiçbir açıklamam, TCK 216'da tanımlandığı şekilde suç değil." Özdağ, sığınmacı ve kaçak göçmenler konusundaki uyarılarının halkı bilinçlendirme amacı taşıdığını, bu konuların kendi uzmanlık alanı olduğunu ve asıl bu uyarıları yapmamasının hukuka aykırı olacağını ifade etti. Savunmasında ayrıca, "PKK terör örgütüne güvenilmeyeceğini düşünmem, PKK'nın ancak dizleri üzerine çökerek 'teslim oluyorum' demesi durumunda muhatap alınması gerektiğini savunmam nedeniyle buradayım," diyerek tutuklanmasının asıl nedeninin bu olduğunu iddia etti. "Umarım Türk Milleti adına vereceğiniz hükmünüz, milletin vicdanını ve adaleti temsil eder," sözleriyle savunmasını tamamladı.
İDDİANAMEDE ÖNE ÇIKAN SUÇLAMALAR NELER?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı ve Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü "ihbar eden" olarak yer alıyor. İddianamede, Özdağ'ın sosyal medya hesabından farklı tarihlerde yaptığı 34 paylaşımda, Suriyeliler ve diğer sığınmacı gruplara ilişkin dezenformasyon içerikli ve kışkırtıcı ifadeler kullandığı, bu paylaşımların halkın bir kesiminin diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa, ayrımcılığa sevk edici nitelikte olduğu belirtiliyor. Ayrıca, Kayseri'de meydana gelen bazı olayların oluşumunda Özdağ'ın paylaşımlarının etkili olduğu iddia ediliyor. İddianamede, Özdağ'ın basın ve yayın yoluyla zincirleme şekilde "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan 1 yıl 10 ay 15 günden 7 yıl 10 ay 15 güne kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ayrıca, Ümit Özdağ'ın "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla 4 yıl 8 aya kadar hapis istemiyle yargılandığı ayrı bir dosyanın ilk duruşması ise 29 Nisan'da İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmüştü.