Gündem

Prof. Dr. Naci Görür'den Alanya'ya yeni uyarı: "Dünyanın en büyük depremleri bu tür zonlarda meydana geliyor"

GEÇTİĞİMİZ yıl aralık ayında, Alanya açıklarında meydana gelen 5.0'lik depremin ardından Yeni Alanya aracılığıyla önemli uyarılarda bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, "Olası bir depremde Alanya duman olur" demişti.

Abone Ol

Görür, dün yaşanan 4.5 büyüklüğündeki depremin de bir önceki gibi Helen-Kıbrıs Dalma-Batma Zonu'nda ve Anadolu Levhası üzerinde gerçekleştiğini ifade etti.

'DÜNYANIN EN BÜYÜK DEPREMLERİ BU ZONLARDA OLUŞUYOR'


Prof. Dr. Naci Görür, "Alanya açıklarındaki 5.0'lik deprem, Helen-Kıbrıs Dalma-Batma Zonu içerisinde ve üzerleyen levha üzerindeydi. Yaşanan bu deprem de aynı zonda meydana geldi. Buradaki depremler Afrika Levhası'nın Anadolu Levhası altına dalması ile oluşuyor. Dünyanın en büyük depremleri bu tür zonlarda meydana geliyor" dedi.

ALANYA'YI DAHA ÖNCE DE UYARMIŞTI

Yeni Alanya aracılığıyla daha önce de uyarılarda bulunan Görür, "Alanya ve Antalya'da bir garip anlayış gelişmiş. 'Bizim burada deprem olmaz' düşüncesi son derece yanlış. Oradaki faylar zaten yavaş. 3-5 senede bir olacak depremler değil. İnsanlar bunun farkında olsaydı, kimse böyle konuşmazdı. Dalma-batma zonunun deprem üretme periyodu yavaştır. Yüzlerce, hatta binlerce seneyi bulabilir. O bölgede çok büyük depremler meydana gelebilir. Mesela, 1800'lerde 8 ve üzeri depremler meydana gelmiş. Yani o fay zonu 7'nin üzerinde büyük depremler üretebilir. Afrika Levhası çok yavaş olarak Anadolu Levhası'nın altına daldığı için büyük kısmı itibarıyla iki levha çarpıştığı için orada böyle bir yavaşlık var.

‘ANTALYA KÖRFEZİ KISMINDA ZEMİN ÇÜRÜK’


Nesiller uzun zaman deprem görmeyince 'Bizim burada deprem olmuyor' diyorlar. Bir de son derece yanlış bir şey daha var, o da 'Bizim zemin sağlam' anlayışı. Ne sağlamı? Dağlık bölgelerdeki zemin sağlam ama Antalya Körfezi kısmında, hem karada hem denizde son derece çürük bir zemin var. Travertenler gevrek kayalardır. Öyle dayanıklı değillerdir.

‘KİMSE DEPREMİN GÜNÜNÜ BİLEMEZ’


Alüvyon var içi sulu ve gevşek. Dolayısıyla zemin de iyi değil. O yüzden 'Bizim burada deprem olmaz' gibi bir yanılgıya varılmamalı. Kimse depremin gününü bilemez ama olduğu zaman Antalya bölgesine büyük hasar verir. Antalya'nın doğu kısmında, dağlık bölgede Akşehir Fay Zonu var. Normal faylardan meydana gelmiş aktif bir fay zonudur. Batısında Fethiye-Burdur Fay Zonu var. Bu fayın denizde de devamı var. Kuzeyde Eğridir Fay Zonu var. Güneyinde de Helen-Kıbrıs Dalma-Batma Fay Zonu var. Yani Alanya ve Antalya komple fay zonlarıyla çevrilmiş bir yer. Bu faylar deprem ürettikleri zaman en az 100 kilometre çevresini etkilerler. Saydığım fay zonları 30-40 kilometre mesafede. Bu da büyük bir depremde Antalya bölgesini duman eder. Hele o zeminde perişan eder. İnsanlar şaşırmış gibi her yere gökdelen dikiyorlar. Antalya'nın doğusunda zemin çok daha kötü, batısı göreceli olarak kötü. Alanya'nın mikro bölgeleme yapıp, son derece dikkatli bir şekilde yüksek olmayan binalarla depreme hazır bir hale gelmesi gerekiyor. Bu, 'Deprem yarın olur' demek değil ama 500 sene sonra olursa hepimiz rahat mı edeceğiz? O zaman da ölenler bizim neslimiz olacak.


‘DEPREM DİRENÇLİ KENTLER YARATMAK İSTİYORUZ’


Er geç bu deprem olacak. Olduğu zaman insanımız ölmesin diyoruz. Deprem dirençli kentler yaratmak istiyoruz. Ranta kapılmış abuk sabuk binalar yapıyoruz. İyi malzeme ve iyi mühendislik kullanmamız gerekiyor. Bunu kültürel bir hale getirmemiz lazım" şeklinde konuştu. (Gülser YİĞİT)