Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, 'Meme Kanseri Farkındalık Ayı' kapsamında Sözcü TV'de katıldığı yayında hastalıktan korunma yollarına dair önemli bilgiler aktardı. Çoruhlu'nun açıklamalarına göre, dünya genelinde her 8 kadından birini etkileyen meme kanserinde, çevresel faktörler ve yaşam tarzı genetik yatkınlık kadar belirleyici bir rol oynuyor.

Klasik olarak 40 yaşında başlanması önerilen mamografi taramalarının günümüzde tek başına yeterli olmadığını belirten Çoruhlu, 20'li yaşlardan itibaren ultrason takibinin önemine vurgu yaptı. Uzmana göre, 50-55 yaş sonrasında ise taramalara mutlaka MR eklenmesi gerekiyor. Hastalığın erken teşhis edilmesi, kemoterapi ve radyoterapi gibi zorlu tedavi süreçlerinin önüne geçebiliyor. Son dönemde yapılan istatistiksel çalışmalar, 40 yaş altı vakalarda da belirgin bir artış olduğunu gösteriyor.

KABIZLIK VE KİLO KANSER RİSKİNİ NASIL ETKİLİYOR?

Çoruhlu, meme kanserlerinin büyük bir kısmının hormon pozitif olduğuna dikkat çekerek, vücuttaki östrojenin atılım sürecinin kritik olduğunu bildirdi. Karaciğer tarafından işlenen hormonların bağırsaklar yoluyla vücuttan atıldığını hatırlatan uzman, kabızlık durumunda atılamayan östrojenin geri emilerek tekrar karaciğere döndüğünü ifade etti. Bu kısır döngü meme kanseri riskini artırıyor. Benzer şekilde, fazla yağ dokusunun testosteronu östrojene çevirmesi nedeniyle kilo kontrolü de kanserden korunmada temel şartlar arasında yer alıyor.

75 bin liralık Galatasaray-Barcelona biletleri tükendi
75 bin liralık Galatasaray-Barcelona biletleri tükendi
İçeriği Görüntüle

Östrojenin karaciğerden atılırken üç farklı parçaya bölündüğünü aktaran Çoruhlu, idrar testleriyle bu metabolitlerin oranlarına bakılarak risk analizi yapılabildiğini duyurdu. Bu dengenin sağlıklı yöne kaydırılması için brokoli ve karnabaharda bulunan DIM (Diindolylmethane) maddesinin tüketilmesi öneriliyor. Uzmanlar, bu maddenin kötüye kaymış metabolizmayı iyileştirdiğini belirtiyor.

ÇEVRESEL FAKTÖRLER VE UYKU DÜZENİNİN ETKİSİ NEDİR?

Günlük hayatta maruz kalınan kimyasallar ve yaşam alışkanlıkları kanser riskini doğrudan etkiliyor. Plastik şişelerden su içmek, alışveriş fişlerindeki kimyasallara temas etmek ve tarım ilaçları, vücutta sahte östrojen etkisi yaratarak riski öne çekiyor. Ayrıca, vardiyalı çalışan hemşire ve hostes gibi meslek gruplarında uyku düzeninin bozulması hastalık ihtimalini yükseltiyor. Çoruhlu, meme dokusundaki lenf dolaşımının bozulmaması için eve gelindiğinde sıkı sütyenlerin çıkarılmasını tavsiye etti.

Hastalıktan korunmak için beslenme alışkanlıklarının da değiştirilmesi gerektiğini belirten uzman, kahve tüketiminin fibrokistleri artırabileceği gerekçesiyle sınırlandırılmasını önerdi. D vitamini seviyesinin yüksek tutulması ve işlenmiş gıdalardan uzak durulması, tedavi sonrası süreçte de metastaz ihtimalini düşüren en önemli adımlar olarak sıralandı.

Kaynak: Haber Merkezi