Türkiye'deki çöp depolama tesislerinden atmosfere yayılan metan gazı, uluslararası araştırmacıların uydu verileri üzerinden gerçekleştirdiği incelemeyle yeniden gündeme geldi. İngiliz The Guardian gazetesinin 5 Ekim 2026 tarihli haberine göre, İstanbul'un Silivri ilçesindeki atık depolama tesisinde saatte ortalama 7,4 ton metan salımı tespit edildi. Araştırmada İzmir ve Antalya dahil Türkiye'nin farklı bölgelerindeki atık depolama alanlarına ilişkin bulgular da öne çıktı.
Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles (UCLA) araştırmacılarının uydu gözlemlerine dayanan analizinde, Silivri'deki tesisin Türkiye'de tespit edilen en büyük metan salım kaynaklarından biri olduğu belirtildi. Araştırmacılar, söz konusu salımın iklim üzerindeki etkisini yaklaşık 1,5 milyon büyük SUV aracın oluşturduğu emisyonla karşılaştırdı. Bu karşılaştırma, araçların doğrudan metan saldığı anlamına gelmiyor; farklı sera gazlarının iklim üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.
Silivri’deki atık depolama tesisinden yayılan yüksek miktardaki metan gazı, uydu görüntüleriyle tespit edildi. • The Guardian’ın haberine göre UCLA araştırmacıları, tesisin Türkiye’de en yüksek metan salımı tespit edilen atık depolama alanı olduğunu belirledi. • Analize göre tesisten saatte ortalama 7,4 ton metan gazı atmosfere salınıyor. • Bu miktarın küresel ısınmaya etkisi, yaklaşık 1,5 milyon SUV aracın oluşturduğu emisyona eşdeğer. https://t.co/oiN7oVDGrG
— Onedio (@onedio) October 9, 2026
ANTALYA'DAKİ ATIK TESİSLERİ DE GÜNDEMDE
Araştırmada İstanbul'un yanı sıra İzmir ve Türkiye'nin farklı kentlerindeki atık depolama alanlarında da yüksek metan salımları bulunduğu aktarıldı. Antalya'nın da gündeme gelmesi, kentteki katı atık tesislerinin gaz toplama ve enerji üretim sistemlerini yeniden önemli hale getirdi. Ancak araştırmada Silivri için açıklanan saatlik 7,4 tonluk miktarın Antalya'daki tesisler için geçerli olduğu yönünde doğrulanmış bir veri bulunmuyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesinin yayımladığı tesis bilgilerine göre kentte Kızıllı, Alanya ve Manavgat bölgelerinde katı atıkların değerlendirilmesi ve oluşan gazın enerjiye dönüştürülmesine yönelik sistemler bulunuyor. Bu tesislerde organik atıklardan elde edilen biyogazın elektrik üretiminde kullanılması hedefleniyor.
ALANYA'DA 2024 YILINDA 220 BİN TON ATIK İŞLENDİ
Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılı çevre çalışmalarına ilişkin yayımladığı verilere göre, Alanya Entegre Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi'nde bir yılda 220 bin 813 ton evsel katı atık bertaraf edildi. Tesis, Alanya'nın yanı sıra Gazipaşa, Gündoğmuş, Akseki ve İbradı ilçelerinden gelen atıklara da hizmet veriyor.
Belediyenin önceki dönem verileriyle karşılaştırıldığında Alanya tesisinde 2021 yılında 159 bin 756 ton atık işlendiği görülüyor. Buna göre 2024 yılındaki atık miktarı, 2021'e kıyasla 61 bin 57 ton artarak yaklaşık yüzde 38,2 yükseldi. Bu artış doğrudan metan salımının aynı oranda yükseldiği anlamına gelmiyor. Emisyon miktarı, atıkların içeriği ve gaz toplama sistemlerinin performansı gibi etkenlere bağlı olarak değişiyor.
ALANYA'DAKİ TESİSİN KAPASİTESİ NE KADAR?
Antalya Büyükşehir Belediyesinin açıkladığı teknik bilgilere göre Alanya Entegre Katı Atık Değerlendirme ve Bertaraf Tesisi'nde günlük 1.000 ton kapasiteli mekanik ayırma sistemi, 420 ton kapasiteli biyometanizasyon ünitesi ve 5,6 megavat kurulu güce sahip elektrik üretim tesisi bulunuyor. Sistem, organik atıklardan oluşan gazın kontrol altında toplanarak enerji üretiminde değerlendirilmesini amaçlıyor.
Alanya'daki bir diğer tesis olan Yumru Düzenli Depolama Sahası'nda ise 2,8 megavat kurulu güce sahip enerji üretim sistemi kuruldu. Antalya Büyükşehir Belediyesinin açıklamasına göre Yumru sahasına evsel atık kabulü 12 Temmuz 2020 tarihinde durduruldu. Kapatılan depolama alanında oluşan gazdan elektrik üretimi ise zamanla azalmaya başladı.
Bu durum, kapatılmış çöp depolama sahalarının da metan açısından izlenmesi gerektiğini gösteriyor. ABD Çevre Koruma Ajansının (EPA) açıklamalarına göre depolama alanlarına yeni atık kabul edilmese bile daha önce biriktirilen organik maddelerin ayrışması nedeniyle gaz oluşumu devam edebiliyor.
ANTALYA'DA BİR YILDA 1,3 MİLYON TONA YAKIN ATIK

Antalya Büyükşehir Belediyesinin 2024 yılı çevre verileri, kentteki atık yönetiminin büyüklüğünü de ortaya koyuyor. Buna göre 2024 yılında Kızıllı Entegre Atık Değerlendirme, Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisi'nde 937 bin 228 ton, Alanya tesisinde 220 bin 813 ton ve Manavgat Katı Atık Düzenli Depolama Sahası'nda 164 bin 500 ton evsel atık bertaraf edildi.
Belediyenin açıkladığı bu üç tesisin toplamı 1 milyon 322 bin 541 tona ulaşıyor. Söz konusu rakam, Antalya'nın atık yönetimi altyapısının büyüklüğünü gösterirken organik atıkların ayrıştırılması ve metan gazının kontrol altında tutulmasının önemini de ortaya koyuyor.
METAN GAZI NEDEN BU KADAR TEHLİKELİ?
ABD Çevre Koruma Ajansının yayımladığı teknik bilgilere göre metan, 100 yıllık değerlendirme döneminde karbondioksite kıyasla atmosferde ısıyı tutma bakımından en az 28 kat daha güçlü bir sera gazı. Çöp depolama sahalarında organik maddelerin oksijensiz ortamda ayrışması sonucunda oluşan gazın önemli bir bölümünü metan oluşturuyor.
EPA'nın Ocak 2022 tarihli organik atık yönetimi raporunda, gıda ve diğer organik atıkların depolama sahalarına gönderilmesinin azaltılmasının metan emisyonlarını düşürmeye yardımcı olduğu belirtiliyor. Raporda organik atıkların ayrı toplanması ve uygun yöntemlerle değerlendirilmesi, emisyon azaltımında kullanılabilecek yöntemler arasında gösteriliyor.
GAZIN ELEKTRİĞE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ YETERLİ Mİ?
Atık depolama sahalarında oluşan metanın toplanarak elektrik üretiminde kullanılması, gazın doğrudan atmosfere karışmasını azaltabiliyor. Ancak bir tesiste enerji üretim sistemi bulunması, bütün metanın yakalandığı anlamına gelmiyor. Gaz toplama hatlarının verimliliği, depolama alanının fiziksel durumu ve işletme koşulları gerçek emisyon miktarını etkileyebiliyor.
ANTALYA İÇİN HANGİ VERİLER ÖNEM TAŞIYOR?
Uydu araştırmasının ardından Antalya'daki tesisler açısından temel konu, gaz toplama sistemlerinin performansının ölçülebilir verilerle ortaya konulması. Bunun için tesis bazında toplanan metan miktarı, atmosfere kaçan gazın ölçümleri ve yıllık emisyon değerleri önem taşıyor.





