Antalya Routes Europe 2027 ile Avrupa uçuş ağını büyütecek
Antalya Routes Europe 2027 ile Avrupa uçuş ağını büyütecek
İçeriği Görüntüle

Altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş, yılın son çeyreğine girilirken finansal piyasalarda oynaklığın artabileceğine öne çıktı. ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin dolar başta olmak üzere altın, gümüş ve diğer emtia fiyatlarında hareketliliğe neden olabileceğini belirten Memiş, yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketleri kadar 2027’ye yönelik ekonomik değişimleri de izlemesi gerektiğini söyledi. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) takvimine göre eylül ayına ilişkin istihdam raporu 2 Ekim’de açıklanacak.

TARIM DIŞI İSTİHDAM NEDEN YAKINDAN İZLENİYOR?

ABD tarım dışı istihdam verisi, Amerikan ekonomisinin iş gücü piyasasındaki eğilimini gösteren temel göstergeler arasında bulunuyor. İstihdamdaki değişim, işsizlik oranı ve ücretlerdeki seyir; ABD Merkez Bankası’nın para politikasına ilişkin beklentileri etkileyebildiği için veri açıklandığında dolar, tahvil faizleri ve değerli metallerde hızlı fiyat hareketleri görülebiliyor. Bu nedenle piyasalarda yalnızca istihdam rakamı değil, verinin beklentilerden ne ölçüde ayrıştığı ve önceki aylara ilişkin revizyonlar da yakından takip ediliyor.

MEMİŞ 2027 İÇİN PORTFÖY ÇEŞİTLİLİĞİNE ÖNE ÇIKTI

Memiş, 2027 yılında finansal piyasalarda önemli bir değişim sürecinin yaşanabileceği görüşünü paylaşırken, yatırımcıların bütün birikimlerini tek bir yatırım aracında değerlendirmek yerine farklı varlıklardan oluşan bir portföy yaklaşımını benimsemesinin önemine işaret etti. Altın, gümüş ve Bitcoin'in mevcut seviyelerini değerlendiren Memiş, bu varlıkların kendi değerlendirmesine göre halen ucuz kaldığını ifade etti. Portföy çeşitlendirmesi genel olarak tek bir piyasadaki sert fiyat hareketinin toplam birikim üzerindeki etkisini sınırlamayı amaçlarken, her yatırım aracının kendi fiyat ve likidite riski bulunuyor.

ALTINDA 4 BİN 600 DOLAR SEVİYESİNİ İŞARET ETTİ

Jeopolitik gelişmelerin değerli metal piyasası üzerindeki etkisinin devam edeceğini belirten Memiş, ons altında 4 bin 600 dolar seviyesinin önemli olduğunu söyledi. Küresel piyasalarda altının yönünü yalnızca jeopolitik riskler değil; doların seyri, ABD faiz beklentileri, tahvil getirileri ve yatırımcıların güvenli liman talebi de etkiliyor. Daha önce aktardığımız İslam Memiş’in altın piyasasına ilişkin uyarılarında olduğu gibi, fiyat beklentileri sabit bir tahmin olarak değil, değişen ekonomik ve siyasi koşullara bağlı piyasa değerlendirmeleri olarak ele alınıyor.

İÇ PİYASADA FON SÜRECİ DE GÜNDEMDE

Memiş, Türkiye’de yaşanan fon krizine ilişkin değerlendirmesinde, fon şirketlerinin TMSF’ye devredilmesinin ardından yürütülen düzenlemelerle ödemelerin belirli bir takvim çerçevesinde yapılacağını ifade etti. Memiş’in aktardığına göre, 1 milyon TL’ye kadar ana parası bulunan yatırımcıların ödeme alması, daha yüksek tutarda alacağı bulunanlar için ise ara ödeme yönteminin uygulanması öngörülüyor. Yatırımcıların bu tür süreçlerde ödeme takvimi ve hak sahipliğine ilişkin ayrıntıları yetkili kurumların duyuruları üzerinden takip etmesi önem taşıyor.

GÖZLER SPK, BDDK VE EKONOMİ YÖNETİMİNDE

Önümüzdeki dönemde piyasaların küresel gelişmelerin yanında Türkiye’de alınacak ekonomik ve finansal kararlara daha fazla odaklanacağını savunan Memiş, Sermaye Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yapılacak açıklamalar ile ekonomi yönetiminin atacağı adımların yakından izleneceğini belirtti. Düzenleyici kurumların sermaye piyasaları, bankacılık sistemi ve yatırım ürünlerine yönelik kararları; piyasalardaki likidite, yatırımcı davranışları ve risk algısı üzerinde etkili olabiliyor.

FAİZ VE ENFLASYON YILIN SON ÇEYREĞİNDE ÖNE ÇIKIYOR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 10 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuştu. Banka, para politikası kararlarının enflasyon gerçekleşmeleri, enflasyonun ana eğilimi ve beklentiler dikkate alınarak toplantı bazlı ve ihtiyatlı biçimde alınacağını vurguladı. TCMB'nin takviminde bir sonraki Para Politikası Kurulu kararı 22 Ekim'de yer alırken, yılın son faiz kararı için 10 Aralık tarihi bulunuyor.

TCMB'nin son değerlendirmelerinde ağustos ayında tüketici fiyatlarının aylık yüzde 1,84 arttığı, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,51 seviyesinde gerçekleştiği belirtilmişti. Merkez Bankası aynı zamanda jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarını enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risklerden biri olarak değerlendiriyor. Bu çerçevede enflasyonun seyri, faiz politikası, enerji fiyatları ve finansal piyasalara yönelik düzenleyici adımların yılın kalan bölümünde Türk lirası varlıkların fiyatlamasında yakından izlenen başlıklar arasında kalması bekleniyor.

YATIRIMCILAR İÇİN OYNAKLIK UYARISI

Memiş, yılın son çeyreğinde önemli piyasa kırılmaları yaşanabileceğini ve ekonomik beklentilerin yıl sonuna kadar yeniden şekillenebileceğini ifade etti. Özellikle yüksek oynaklık dönemlerinde farklı yatırım araçlarının aynı gelişmeye farklı tepkiler verebilmesi, portföy çeşitlendirmesini gündeme getiriyor. Bununla birlikte altın, gümüş, döviz, hisse senedi veya kripto varlıkların gelecekteki fiyatlarına ilişkin değerlendirmeler kesin sonuç anlamına gelmiyor; piyasalardaki yön merkez bankalarının kararları, ekonomik veriler, jeopolitik gelişmeler ve yatırımcı risk algısındaki değişimlere bağlı olarak farklılaşabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi