Altın fiyatlarında yaşanan gerileme ve petrol fiyatlarının 110 doların üzerine çıkması, küresel piyasalarda yeni bir tartışma başlattı. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, 28 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, merkez bankalarının altın rezervleri üzerinden küresel bir strateji yürütüldüğünü öne sürdü. Memiş, Türkiye'deki kuyumculuk sektörüne ilişkin değerlendirmesinde ise 2030 yılına kadar perakende kuyumcu sayısında ciddi bir azalma beklediğini söyledi.
28 Ekim Çarşamba günü saat 14.57 itibarıyla gram altın 6 bin 482 TL seviyesinde işlem görürken, saat 15.12'de ons altın 4 bin 48 dolar düzeyinde fiyatlandı. Brent petrolün varil fiyatı ise sabah saat 09.00 itibarıyla önceki kapanışa göre yaklaşık yüzde 1,6 yükselerek 111,22 dolara ulaştı. Gün içindeki bu fiyatlar, altın ve enerji piyasalarının farklı yönlerde hareket ettiğini gösterdi.
İSLAM MEMİŞ'TEN KÜRESEL PİYASALAR İÇİN GİZLİ PLAN İDDİASI
Haber Global canlı yayınında piyasalardaki gelişmeleri değerlendiren İslam Memiş, petrol fiyatlarının yükselmesiyle altın ve gümüş üzerindeki satış baskısı arasında bağlantı bulunduğunu savundu.
Memiş'e göre yüksek enerji maliyetleri, bazı ülkelerin ve yatırımcıların nakit ihtiyacını artırırken altın rezervlerinin satışa çıkarılmasına yol açabilecek koşullar oluşturuyor. Uzman isim, bu sürecin küresel ölçekte belirli ülkelerin lehine sonuçlar doğurabileceğini ileri sürdü.
Merkez bankaları, Körfez ülkeleri ve borsa yatırım fonlarında (ETF) işlem yapan yatırımcıların altın satmaya zorlandığını iddia eden Memiş, rezervleri azalan ülkelerin ekonomik rekabet gücünün de zayıflayabileceğini belirtti.
Memiş, Çin ve bazı merkez bankalarının ise fiyatlardaki gerilemeden yararlanarak altın stoklarını artırdığını savundu. Ancak söz konusu hareketlerin koordineli bir planın sonucu olduğuna ilişkin kamuoyuyla paylaşılmış bağımsız ve doğrulanabilir bir kanıt bulunmuyor. Bu nedenle açıklamalar, uzman görüşü ve piyasa yorumu niteliği taşıyor.
ALTIN İTHALATINDAKİ KOTA SEKTÖRÜ NASIL ETKİLEDİ?
İslam Memiş'in kuyumculuk sektörüne ilişkin değerlendirmelerinin arka planında, Türkiye'nin 2023 yılında başlattığı işlenmemiş altın ithalatı kotası da bulunuyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı, cari işlemler açığını azaltmak amacıyla 7 Ağustos 2023 tarihinde aylık 12 tonluk ithalat kotası uygulamasına geçti.
Bakanlığın 6 Mayıs 2024 tarihli resmî açıklamasına göre Türkiye, 2022 yılında 379,2 ton işlenmemiş altın ithal etti. Bu ithalatın parasal karşılığı 20,4 milyar dolar oldu. 2023 yılının yalnızca ilk yedi ayında ise yaklaşık 320 tonluk ve 19,2 milyar dolarlık ithalat gerçekleşti.
Aynı açıklamada, 2022 yılındaki 49,1 milyar dolarlık cari açığın 19,4 milyar dolarının net altın ithalatından kaynaklandığı belirtildi. Böylece altının toplam cari açık içindeki payı yaklaşık yüzde 39 olarak hesaplandı.
İthalat kotasının ardından Türkiye'deki fiziki altın fiyatlarıyla uluslararası piyasa fiyatları arasında oluşan fark, kuyumculuk ve mücevherat sektörünün önemli sorunlarından biri haline geldi. Hazine ve Maliye Bakanlığı da 2024 yılındaki açıklamasında mücevher ihracatçılarının hammaddeye erişim ve fiyat farkları nedeniyle sorun yaşadığını doğruladı.
RESMÎ VERİLER ALTIN İTHALATINDAKİ DEĞİŞİMİ GÖSTERİYOR
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 2024 yılında yayımladığı verilere göre kota uygulamasının başladığı Ağustos 2023 ile yıl sonu arasındaki dönemde işlenmemiş altın ithalatı, önceki yılın aynı dönemine kıyasla miktar bazında yüzde 32,7 azalarak 169,6 tona geriledi.
2024 yılının ilk iki ayında ise ithalat miktarı, 2023'ün aynı dönemine göre yüzde 77,9 düşüşle 33,1 ton olarak gerçekleşti. Bakanlık, ithalatın sınırlandırılmasının cari işlemler dengesine olumlu katkı sağladığını bildirdi.
Öte yandan ithalatın azalması ile kuyumcu işletmelerinin kapanması aynı gösterge değil. Sektördeki işletme sayısının nasıl değiştiğini belirlemek için güncel faaliyet kayıtlarının, kapanış istatistiklerinin ve oda verilerinin ayrıca incelenmesi gerekiyor.
KAPALIÇARŞI'DA KUYUMCULAR NEDEN KAPANIYOR?
İslam Memiş, Kapalıçarşı'da bazı kuyumcuların faaliyetlerini sonlandırdığı ve boşalan iş yerlerinin farklı sektörlerden işletmelere dönüştüğü yönündeki haberleri değerlendirirken özellikle yüksek kira maliyetlerine işaret etti.
Memiş'in açıklamasına göre Kapalıçarşı'daki bazı iş yerlerinin kiraları Türk lirası yerine altın üzerinden belirleniyor. İş yerinin konumuna bağlı olarak yıllık kira bedellerinin 1 veya 2 kilogram altına ulaşabildiğini söyleyen Memiş, altın fiyatları yükseldikçe işletmelerin kira yükünün de ağırlaştığını ifade etti.
Bu örnek üzerinden hesaplama yapıldığında, gram altının 28 Ekim'de görülen 6 bin 482 TL'lik fiyatıyla 1 kilogram altının karşılığı yaklaşık 6 milyon 482 bin TL oluyor. İki kilogram altının değeri ise 12 milyon 964 bin TL'ye ulaşıyor.
Bu tutarlar, Memiş'in sözünü ettiği altına endeksli kira örneklerinin güncel gram altın fiyatıyla hesaplanmış karşılığı. Kapalıçarşı'daki bütün işletmelerin bu bedelleri ödediğini gösteren resmî bir kira araştırması bulunmuyor.
2030 YILINA KADAR KUYUMCU SAYISI AZALABİLİR
Memiş, Türkiye genelinde perakende kuyumculuk sektörünün önümüzdeki yıllarda küçülebileceğini belirterek 2030 yılına kadar çok sayıda işletmenin kapanabileceği öngörüsünü yineledi.
Bu beklentisinin temelinde yüksek kira giderleri, altın ithalatındaki kısıtlamaların oluşturduğu maliyetler ve tüketicilerin değişen alışveriş tercihleri bulunuyor.
Memiş'e göre geçmişte işçilikli bilezik, kolye ve benzeri takılara yönelik güçlü olan talep, giderek yatırım amaçlı altın ürünlerine kayıyor. Gram altın, çeyrek altın ve Cumhuriyet altını gibi ürünlerin daha fazla tercih edilmesi, özellikle işçilikli takı satışından gelir elde eden kuyumcuların kazanç yapısını değiştiriyor.
Yatırım amaçlı altın ürünlerinde alış ve satış fiyatları arasındaki farkın görece düşük olması, yüksek işletme giderleri bulunan kuyumcuların kârlılığını sınırlayabiliyor. Ancak bu fark ürünün türüne, piyasa koşullarına ve satıcıya göre değişiyor.
ALANYA VE ANTALYA'DAKİ KUYUMCULAR İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Kapalıçarşı merkezli tartışma, Alanya ve Antalya'daki kuyumculuk işletmeleri açısından da önem taşıyor. Özellikle turistik bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin gelirleri yalnızca yatırım amaçlı altın satışına değil, takı ve mücevher talebine de bağlı bulunuyor.
Altın fiyatlarının yükselmesi, işçilikli ürünlerin toplam satış bedelini artırırken tüketicilerin daha düşük gramajlı ürünlere yönelmesine neden olabiliyor. Buna karşılık turizm bölgelerinde yabancı ziyaretçilerin alışveriş tercihleri, döviz kurları ve sezonluk müşteri hareketliliği de satışları etkileyebiliyor.
Memiş'in 2030 yılına yönelik tahmini, Alanya veya Antalya'da belirli sayıda kuyumcunun kapanacağı anlamına gelmiyor. Yerel ölçekte böyle bir sonuca ulaşabilmek için işletmelerin açılış ve kapanış kayıtları ile sektör temsilcilerinin güncel değerlendirmelerine ihtiyaç bulunuyor.
ALTIN VE PETROL FİYATLARI NEDEN FARKLI YÖNLERDE HAREKET EDİYOR?
Petrol fiyatlarındaki yükseliş ile altın fiyatlarındaki gerilemenin aynı dönemde görülmesi tek başına olağan dışı bir durum değil. İki emtianın fiyatları farklı ekonomik gelişmelerden etkilenebiliyor.
Petrol fiyatlarında arz koşulları, jeopolitik gelişmeler ve küresel enerji talebi belirleyici olurken altın fiyatları üzerinde ABD dolarının değeri, tahvil faizleri, merkez bankalarının para politikaları ve yatırımcıların risk algısı etkili oluyor.
Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon beklentilerini artırması, merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentileri de değiştirebiliyor. Faizlerin uzun süre yüksek kalacağı düşüncesi ise faiz getirisi bulunmayan altına yönelik talebi bazı dönemlerde baskılayabiliyor.
Bununla birlikte petrol ve altın arasında her koşulda ters yönlü bir ilişki bulunmuyor. Jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde her iki emtianın fiyatı da aynı anda yükselebiliyor.
FED VE AVRUPA MERKEZ BANKASI KARARLARI TAKİP EDİLİYOR
İslam Memiş, 28 Ekim akşamı ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararının, 29 Ekim'de ise Avrupa Merkez Bankasının (ECB) para politikası açıklamalarının piyasalar açısından önemli olduğunu belirtti.
Fed'in faiz politikası, doların uluslararası piyasalardaki değerini ve altının ons fiyatını etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Avrupa Merkez Bankasının kararları ise euro/dolar paritesi ve küresel yatırımcı beklentileri açısından önem taşıyor.
Türkiye'de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle resmî tatil uygulanacak. Yurt içi piyasalarda işlem takvimi değişirken uluslararası altın ve döviz piyasalarındaki fiyat hareketleri devam edebilecek.
Gram altının Türkiye'deki fiyatı, uluslararası ons altın fiyatının yanı sıra dolar/TL kurundan da etkileniyor. Bu nedenle ons altında yaşanan bir düşüş, döviz kurunun hareketine bağlı olarak gram altına aynı oranda yansımayabiliyor.
Memiş'in açıklamaları, altın piyasasındaki kısa vadeli hareketlerin yanı sıra kuyumculuk sektörünün uzun vadeli maliyet sorunlarını da gündeme taşıdı. Ancak 2030 yılına ilişkin kapanma tahminleri ve küresel piyasalarda koordineli bir plan yürütüldüğü iddiası, kesinleşmiş gelişmeler değil, uzmanın değerlendirmeleri olarak ele alınmalı.





