Gündem

Helikopter ve uçaklar neden düşüyor?

İstanbul'da dün bir helikopter daha düştü, 4 askerimiz şehit oldu. Aralıksız süren benzer kazalar, torununu uçak kazasında kaybeden Yeni Alanya Yazarı Nermin Adalı'nın feryadını yeniden gündeme taşıdı

Abone Ol

Ceren ŞAHİN

İSTANBUL’UN Sancaktepe ilçesinde dün subay, 2 astsubay ve 1 uzman çavuşun içerisinde bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu meydana gelen kazada 4 askerimiz şehit oldu. Yaralı kurtulan 1 askerin de durumunun kritik olduğu bildirildi. Tüm Türkiye’yi yasa boğan elim kazanın ardından gözler, düşen UH-1 tipi askeri helikopterin uçuş sicillerine çevrildi. İddialara göre, Sancaktepe'de dün sabah yaşanan kazayla gündeme gelen UH-1'lerden TSK’nın envanterinde 26-27 adet olduğu tahmin ediliyor. Silahlı Kuvvetler bünyesindeki en eski helikopter olduğu belirtilen UH-1'ler operasyonlarda değil, eğitimlerde ve idari işlerde görev alıyor. Yanı sıra ABD menşeili olan UH-1’lerin, 2004 yılından itibaren ABD’de kullanımına son verildiği belirtiliyor. UH-1 tipi helikopterlerin daha önce de 4 kazaya karıştığı, dün sabahki kazanın ise yaşlı UH-1’lerin 5'inci kazası olarak literatürde yerini aldığı vurgulanıyor. 
İŞTE UH-1’LERİN DAHA ÖNCE KARIŞTIĞI KAZALAR 
8 KASIM 2002 - Bandırma 6. Ana Jet Üssü'ne bağlı UH-1 tipi bir helikopter eğitim alanına inişe geçtiği sırada düştü. Kaza sonucunda 2'si ağır toplam 6 askeri personel yaralandı.
16 MART 2006 - Erzincan'a gitmekte olan UH-1 tipi askeri helikopter Erzincan'a 55 kilometre uzaklıkta, yüksek gerilim hattına çarparak düştü. Kazada 5 asker şehit olurken, bir asker de yaralı kurtuldu.
10 NİSAN 2006 - Kocaeli'nin Uzunçiftlik beldesi yakınlarında UH-1 tipi askeri personel taşıma helikopteri düştü. Üç askeri personel şehit oldu.
10 OCAK 2011 - Kara Havacılık Okul Komutanlığı'na ait eğitim uçuşu yapan UH-1 tipi askeri helikopterin Sincan İlçesi'ne bağlı Temelli ile Polatlı İlçesi'ne bağlı Dodurga Köyü, Kapalıtepe mevkii arasındaki bölgede düşmesi sonucu 5 subay şehit oldu.
CESSNA 152 FACİASI KOMŞUDA YAŞANDI  
30 Ekim 2018 tarihinde Manavgat’ın Ulualan mevkiinde yaşanan elim uçak kazası Deniz Adalı ve Serkan Dilci isimli iki genç pilotun ölümü ile sonuçlanmıştı. Uçağın düşmesi üzerine jandarma ve sağlık ekipleri bölgeye intikal etmiş, lakin düşen uçakta iki genç pilotun cansız bedenlerine ulaşılmıştı. Kazada adı geçen Cessna 152 tipi TC KIM tescilli eğitim uçağının daha önce 5 Ekim 2017’de Çorlu’da ve 28 Eylül 2018’de Manisa'nın Kula ilçesi yakınlarında tarlalara mecburi inişler yaptığı ortaya çıkmıştı. Yanı sıra aynı uçağın, 23 Temmuz 2018 tarihinde, Çeşme’nin tatil beldesi Alaçatı’ya yapılacak olan Alaçatı Havalimanı’na ilişkin haber yapmak isteyen gazetecilerin içerisinde bulunduğu araca selamlama sortisi yapmak isterken çarpması sonucu korku dolu anlar yaşanmış, ölümden son anda dönülmüştü. Olay medyada "Çekimlerinin bitmesinin ardından alandan ayrılacakları sırada, 'Cessna' tipi eğitim uçağının pilotu kendilerine uğurlama selamı vermek istedi. Tam bu sırada ise uçağın iniş takımları gazetecilerin bulunduğu aracın tavanına çarptı. Ölümden dönülen olay anı ise saniye saniye şoka giren gazetecilerin cep telefonu kameralarına yansıdı" ifadeleriyle yer almıştı. Son olarak 30 Ekim 2018 tarihinde meydana gelen, Adalı ve Dilci’nin ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin ilk açıklamalarda ise Cessna 152 tipi TC KIM tescilli eğitim uçağının düşme nedeninin yapılacak incelemenin ardından belirleneceği kaydedilmişti. Yanı sıra kaza kırım inceleme ekibi yetkilileri tarafından, daha önce dört kez arızalanan ve çeşitli kazalara karıştığı için de 'sabıkalı' olarak nitelendirilen uçakla ilgili çok hassas bir çalışma yapılacağı ve raporların ABD ile İtalya'da da inceleneceği, kesin raporun 1 yıl gibi bir sürede tamamlanabileceği aktarılmıştı.  
ATEŞ ALANYA’YA DÜŞMÜŞTÜ 
Deniz Adalı’nın Yeni Alanya Yazarı olan 93 yaşındaki babaannesi Nermin Adalı, son köşe yazısında torununu kaybettiği uçağa dikkat çekmişti. Adalı, yazısında "Ne yazık ki bindiği 51 yaşındaki uçak 5-6 dakika sonra düşüyor ve bu uçağın daha evvel de defalarca arıza ve kaza yaptığı iddia ediliyor. 2 şahidin anlattığına göre, alternatör bozuk, teknisyen yok, uçağı pilot tamir etmiş. 6 yaşındaki taksiye trafiğe çıkma yasağı varken 51 yaşındaki uçak nasıl havada uçar? Pilota ve torunum Deniz Adalı’ya çok yazık oldu" ifadelerine yer vermişti. Adalı, yazısının bir bölümünde de uçağın düşüş nedenine ilişkin edindiği bilgiyi de "Bir de son olarak torunum Deniz Adalı ve pilot Serkan Dilci'ye mezar olan uçağın motorunun arızalı olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım" şeklinde aktarmıştı.
'CİĞERİM YANIYOR'
Dün yaşanan helikopter kazasının ardından Yeni Alanya’nın sorularını yanıtlayan Adalı “Daha dün 4 asker yine bir helikopter kazasında şehit oldu. Ciğerim yanıyor. Gençler ölüyor. Bugüne dek 17 kişi ölmüş. İnanın benim aklım ermiyor. Tek motorlu oluşları, yaşları ve bakımsızlıklardan kaynaklanıyor. Bu kadar kişiye yazık oluyor. Helikopterler, uçaklar çok yaşlılar, her zaman bakımlı olması gerekmiyor mu bunların?" ifadelerini kullandı.
CESSNA 46 YAŞINDA ÇIKTI 
Adalı'nın iddialarına ilişkin Yeni Alanya’nın sorularını yanıtlayan Manavgat Kaymakamı Mustafa Yiğit, düşen uçağın 1972 model olduğunu ifade ederek "Kazanın olduğu gün edinmiş olduğumuz bilgiler arasında kazada adı geçen uçağın 72 model olduğu da vardı. Lakin sonrasındaki sürece ilişkin tarafımıza iletilmiş bir bilgi mevcut değil. Kaza kırım ekibinin raporları henüz tamamlanmış ve tarafımıza konuya ilişkin bilgi verilmiş değil" dedi. 
'BABAANNEM DİYEN SESİ KULAKLARIMDA'
Deniz Adalı’nın ardından, babaanne Nermin Adalı’nın kaleminden dökülen yürek burkan sözler kaldı: 
"Bir görgü şahidine göre uçak yere çakılmış, gidip baktığında Deniz’in nabzı atıyormuş. Pilot ise yaşamını yitirmiş. Tekrar Deniz’in yanına dönmüş ama Deniz de artık yaşamıyormuş. O sevgi dolu yeşil gözler artık dünyaya umutla bakmıyormuş. Bana koşup sarılan ve sevgiyle ‘Babaannem’ diyen sesi kulaklarımda ve yaşadığım müddetçe devam edecek. Ve o ani olarak haberlerde gördüğüm paramparça uçağın ne enkazını, ne de spikerin 'Deniz Adalı' diyen sesini asla unutmayacağım."