Antalya’nın Alanya ilçesinde, masmavi denizi ve altın renkli kumu ile her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Kleopatra Plajı, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, taşıdığı tarihi efsane ile de dikkat çekiyor.
KLEOPATRA VE ANTONİUS EFSANESİYLE ÜNLÜ
Tarihi yarımadanın batısında, Damlataş Mağarası önünde yer alan Kleopatra Plajı, adını Mısır Kraliçesi Kleopatra’dan alıyor. Rivayete göre, Kleopatra ve Roma İmparatoru Antonius’un burada birlikte yüzdüğü söyleniyor. Bu tarihi anlatı, plajı sıradan bir kumsal olmaktan çıkarıp, Alanya’nın simgelerinden biri haline getiriyor.

BERRAK SUYU VE DOĞAL AKVARYUM GÖRÜNÜMÜ
Plajın yarımadaya doğru uzanan kısmı, iri taşlardan oluşan küçük bir koy ile tamamlanıyor. Kleopatra Koyu olarak bilinen bu alan, özellikle berrak suyu sayesinde dalış meraklılarının ilgisini çekiyor. Deniz gözlüğüyle bakıldığında, su altındaki balıklar ve doğal kayalıklar net şekilde görülebiliyor. Burası adeta doğal bir akvaryum görüntüsü sunuyor.

ÇOCUKLU AİLELER İÇİN UYGUN VE ÜCRETSİZ
Denizin yavaş yavaş derinleştiği Kleopatra Plajı, yaklaşık 10 metreye kadar sığ yapısıyla çocuklu aileler için de ideal bir tatil noktası. Ayrıca plaja giriş ücretsiz, bu da onu bölgedeki en cazip sahillerden biri yapıyor.

MAVİ BAYRAKLI GÜVENLİ PLAJ
Kleopatra Plajı, Mavi Bayrak sertifikasına sahip olmasıyla da dikkat çekiyor. Bu belge, plajın temizliği, güvenliği ve çevre duyarlılığı açısından uluslararası standartlara uygun olduğunu gösteriyor. Temiz tuvaletler, cankurtaran hizmeti ve çevre düzenlemesiyle ailelerin rahatça vakit geçirebileceği bir alan sunuluyor.