Antalya’da telefon dolandırıcılarının hedefi olan N.B., kendisini “komiser” olarak tanıtan bir kişinin yönlendirmesiyle yaklaşık 3 milyon TL değerindeki ziynet eşyasını kapısına gelen kişiye teslim etti. Şüphelilerin, N.B.’yi adının FETÖ soruşturmasına karıştığını söyleyerek korku ve baskı altına aldığı belirtildi. Dolandırıldığını anlayan N.B.’nin emniyete başvurmasının ardından olayla ilgili “Nitelikli Dolandırıcılık” kapsamında çalışma başlatıldı.
KAMERA VE ARAÇ HAREKETLERİ İNCELENDİ
Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş birimleri, ziynet eşyalarını teslim alan şüphelinin izini sürmek için çevredeki güvenlik kameraları ile araç hareketlerini incelemeye aldı. Yapılan çalışmada şüphelinin bir araçla adresten ayrıldığı belirlendi. Aracın geçiş güzergâhının takip edilmesi üzerine oluşturulan kontrol noktalarında yabancı uyruklu M.A. ve E.N. isimli iki şüpheli il dışında seyir halindeyken yakalandı.
Araçta gerçekleştirilen aramada N.B.’ye ait olduğu değerlendirilen yaklaşık 3 milyon TL değerindeki ziynet eşyaları ile şüphelilere ait cep telefonları ve SIM kartlarına el konuldu. Antalya’ya getirilen M.A. ve E.N., emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi. İki şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
AYNI YÖNTEM ANTALYA’DA DAHA ÖNCE DE KULLANILDI
Kendisini polis, savcı veya başka bir kamu görevlisi olarak tanıtıp mağduru “adınız terör soruşturmasına karıştı”, “kimliğiniz suçta kullanıldı” gibi ifadelerle korkutma yöntemi Antalya’da daha önceki dolandırıcılık dosyalarında da görüldü. Antalya Emniyet Müdürlüğünün 22 Ocak 2026 tarihli açıklamasında, polis ve savcı olarak kendilerini tanıtan şüphelilerin iki kişiyi nakit para, kredi, araç ve taşınmaz satışından elde edilen paralar dahil toplam 16 milyon TL üzerinden dolandırdığı bir soruşturmada 12 şüphelinin tutuklandığı bildirilmişti.
Benzer bir olayda Antalya Emniyet Müdürlüğü, Mart 2025’te kendisini başkomiser ve Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan kişilerin bir vatandaşı baskı altına alarak banka havalesi yaptırdığını ve ziynet eşyalarını elden teslim aldığını açıklamıştı. Haziran 2025’te duyurulan başka bir soruşturmada ise eşinin terör olaylarına karıştığı söylenerek korkutulan bir kişinin yaklaşık 1 milyon TL değerindeki para ve ziynet eşyalarını kendisini polis olarak tanıtan kişiye teslim ettiği bildirilmişti.
DOLANDIRICILAR ÖNCE KORKU VE PANİK OLUŞTURUYOR
Bu yöntemde dolandırıcılar genellikle mağdur üzerinde hızlı biçimde psikolojik baskı kurmaya çalışıyor. Polis, savcı, asker veya istihbarat görevlisi olduklarını ileri süren şüpheliler; kimlik bilgilerinin bir suçta kullanıldığı, banka hesabının incelemeye alındığı veya kişinin bir terör soruşturmasıyla ilişkilendirildiği gibi iddialarla paniğe neden oluyor. Ardından para ve ziynet eşyalarının “kontrol”, “inceleme” veya sözde operasyon amacıyla teslim edilmesini ya da belirlenen hesaplara gönderilmesini istiyorlar.
EMNİYETTEN NET UYARI: PARA VE ALTIN İSTENMEZ
Antalya Emniyet Müdürlüğü benzer soruşturmaların ardından yaptığı resmi açıklamalarda vatandaşlara, hiçbir kamu görevlisinin telefonla arayarak para veya altın talep etmeyeceğini özellikle hatırlatıyor. Emniyetin bilgilendirmelerinde, kendisini polis, asker veya savcı olarak tanıtıp “adınız terör örgütüne karıştı” gibi ifadeler kullanan kişilere itibar edilmemesi ve para ya da ziynet eşyasının kesinlikle teslim edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
ŞÜPHELİ ARAMADA NE YAPILMALI?
Bu tür bir telefon alan vatandaşların arayan kişinin yönlendirmelerine göre hareket etmemesi, para veya değerli eşya teslim etmemesi ve banka işlemi gerçekleştirmemesi önem taşıyor. Şüpheli görüşmenin ardından resmi kurumlara doğrudan ve bağımsız kanallardan ulaşılması, dolandırıcılık şüphesi bulunması halinde ise 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden kolluk birimlerine bilgi verilmesi gerekiyor. Özellikle “kimseye söylemeyin”, “telefonu kapatmayın” veya “operasyon gizli” şeklindeki yönlendirmeler de dolandırıcılık girişimlerinde mağdurun çevresiyle iletişimini kesmek için kullanılan yöntemler arasında bulunuyor.
ERKEN İHBAR SORUŞTURMADA ÖNEM TAŞIYOR
Telefon dolandırıcılığı olaylarında hızlı ihbar; güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesi, kullanılan araçların güzergâhının belirlenmesi, para transferi yapılmışsa ilgili finansal hareketlerin araştırılması ve şüphelilerin tespiti açısından önem taşıyor. Antalya’daki son olayda da kamera ve araç hareketlerinin takibi sonucunda şüphelilerin il dışında yakalanması ve yaklaşık 3 milyon TL değerindeki ziynet eşyalarının ele geçirilmesi, olayın kısa sürede emniyete bildirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.





