BİR otobüs serüveniyle daha bu haftada merhabalar... Evimle işimin mesafesi gereği günlük 2 otobüs değiştirdiğimden iyi bir gözlemci oldum şu sıralar. Bir ince nokta da otobüs içinde yaşanan olayları bakmaktan ziyade görmem sanırım. ***...
BİR
otobüs serüveniyle daha bu haftada merhabalar...
Evimle işimin mesafesi gereği günlük 2 otobüs değiştirdiğimden iyi bir gözlemci oldum şu sıralar. Bir ince nokta da otobüs içinde yaşanan olayları bakmaktan ziyade görmem sanırım.
***
Hafta yeni başlamış. Güneş yine buz şehirlerin inadına insanın hem vücudunu hem de içini ısıtıyor.
Eee dedim yürünür bu havada. Bir sonraki durağa kadar yürüdüm, tabi güneşte beni yalnız bırakmadı bu yolculukta. Anlayacağınız hafta oldukça güzel başlamış ve zaman pazartesi sendromunun aksine oldukça keyifli ilerliyordu.
***
45 dakikalık otobüs yolculuğumun üçte ikisini tamamlamıştım. Otobüsten indim ve diğer otobüsün gelmesini beklemeye başladım. Durakta birileri ilişti gözüme halsizlik ve hastalıktan yorgun düşmüş bir anne, 2-3 yaşında bebek arabasında uyuyan ağzı yüzü küçücük bir bebek ve bebekten bir kaç yaş büyük bir abisi var. Belli ki hastane yolcuları...?
***
Hastane arabası görününce hazırlanmaya başladı anne. Kapılar açıldı ve "Bebek arabasını kapatalım" dedi o sırada kaptan. Anne ne yapacağını şaşırdı tabii. Biraz telaşlı, biraz da ürkek bir sesle, "?Bebek uyuyor abi"? dedi. Kaptan ise kendinden bir o kadar emindi. Yorgun anne uyuyan bebeği telaşla kaldırıp kucağına aldı ve tek eliyle bebek arabasını kapatmaya çabaladı. Bizim minik abi olaylardan bihaber şekilde etrafta ne konuşulduğu anlamaya çalışıyor. Annenin bebeği kucağında, minik abi ise diğer elinde. Her otobüs durağında sendelediler bir oraya, bir buraya...? Ne hikmetse telefonunun içerisine düşen gençler yorgun anneyi fark etmiyor bile. Birkaç durak sonra daha bebek arabalı bir bayanla daha tartışma yaşıyor bizim kaptan. Bu kez anne biraz sert çıkıyor. Daha doğrusu isyan ediyor. Bir otobüsteki anneye bakıyorum, bir dee isyan eden ve tepki gösterip otobüse binmeyen anneye...? Bir süre önce başlayan bu uygulamadan Alanya'da yaşayan anneler pek muzdarip. Devlet baba var da annelerin dertlerini dinleyen, anlayan bir 'Devlet ana' yok. Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) ulaşımın anası olsa ve annelerin dertlerini anlasa keşke... Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya'nın ulaşımına da el attı fakat bu tür sorunlar bir türlü bitmedi. Umarım denetimler artar. Özellikle de bebekli anneler bu konuda daha fazla mağdur olmaz. Alanya'da bisiklet ulaşımın oldukça yaygın olduğu zamanlarda eğer UKOME bu konuya el atmazsa benim annelere önerim elektrikli veya elektriksiz bisikletle ulaşımınızı sağlamanızdır. Oldukça şirin gözüken bu bebek arabaları hem spor yapmanıza hem de ulaşımınıza yardımcı olurdu...