ALANYA denince akla ilk gelen tablo malum… Yaz aylarında cıvıl cıvıl, dolup taşan plajlar, oteller, restoranlar... Ancak yaprakların sararmasıyla birlikte kentin üzerine çöken o tanıdık "sezon bitti" sessizliği, yıllardır Alanya ekonomisinin en temel kronik meselelerinden biri.
Tam da bu noktada, yaklaşan ticaret odası seçimleri kentin ekonomik geleceğine dair vaatlerin ve projelerin havada uçuştuğu bir dönemi beraberinde getiriyor.
10 Ekim Cumartesi günü Alanya Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda kurulacak 35 sandıkta, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ALTSO) yeni yönetimi belirlenecek.
Seçim maratonunda sona yaklaşılırken ALTSO Başkan Adayı Mustafa Tuna’dan dikkat çekici bir hamle geldi: “Kongre ve Etkinlik Ekonomisi” projesi.
Tuna’nın çıkış noktası oldukça net ve aslında Alanya esnafının yıllardır yüksek sesle dile getirdiği bir beklentiye dayanıyor. “Alanya’nın oteli de restoranı da ulaşımcısı da esnafı da yılın 12 ayında kazanmalı.”
Peki, bu vizyon ne kadar gerçekçi ve uygulanabilir?
Alanya, muazzam yatak kapasitesi, gelişmiş otelcilik altyapısı ve hizmet sektöründeki köklü tecrübesiyle sadece Türkiye’nin değil, Akdeniz’in en önemli destinasyonlarından biri.
Bu devasa altyapı, yılın belli aylarında tam kapasite çalışıp kalan zaman diliminde adeta kış uykusuna yatıyor. Tuna’nın projesi; ulusal ve uluslararası kongreleri, sektörel zirveleri, fuarları, ürün lansmanlarını ve büyük şirket toplantılarını sezonsuz dönemlerde kente çekerek bu kış uykusuna son vermeyi hedefliyor.
Burada gözden kaçırılmaması gereken en kritik detay, kongre ve etkinlik turizminin yarattığı “çarpan etkisi”. Mesele sadece otellerin odalarını doldurması değil. Kente gelen bir kongre delegesi veya şirket yöneticisi; taksiciye, restorana, hediyelik eşya satıcısına, organizasyon şirketine ve yerel tedarikçilere kadar uzanan geniş bir ekonomik zinciri besler. Dolayısıyla bu proje, sadece turizmcileri değil, ALTSO çatısı altındaki her bir tüccarı ve esnafı doğrudan ilgilendiriyor.
İşin zemin boyutuna baktığımızda ise Alanya’nın bu tür organizasyonlara yabancı olmadığını görüyoruz. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün kayıtlarına da yansıyan uluslararası plaj hentbolu ve street hentbol gibi organizasyonlar, kentin spor ve etkinlik altyapısının varlığını kanıtlıyor.
Bu altyapının tesadüfi etkinliklerden çıkarılıp, kurumsal ve sürdürülebilir bir "Kongre ve Etkinlik Destinasyonu" stratejisine dönüştürülmesi şart. Tuna’nın turizm sektörü, yerel yönetimler ve ilgili kurumlarla ortak bir çalışma modeli kurma vurgusu da bu açıdan doğru bir teşhis.
Kuşkusuz, sadece bir vizyon açıklamak yetmez; bunun için güçlü bir pazarlama ağı, bürokratik engellerin aşılması ve kurumlar arası somut bir iş birliği gerekir.
ALTSO gibi kentin ticaretine yön veren bir kurumun, günü kurtaran çözümler yerine Alanya’nın 12 aylık ekonomik çarkını döndürecek projelere odaklanması oldukça kıymetli.
10 Ekim’deki seçim sonuçları ne olursa olsun, Alanya’nın sezon bağımlılığını kıracak, tüccarın ve esnafın yüzünü tüm yıla yayılacak şekilde güldürecek bu tür vizyoner projelerin takipçisi olmak ve hayata geçirilmesini sağlamak kentin ortak sorumluluğudur.
Nitekim Alanya, potansiyelini sadece 5-6 aya sığdıracak bir kent değil; yılın 365 günü üretmeye ve kazanmaya layık bir ticaret merkezidir.