Ramazan umresi için Suudi Arabistan'a giden Ünlüce ailesinin ibadet ziyareti, Kabe'de yaşanan kısa süreli bir tartışmanın ardından aylardır devam eden adli sürece dönüştü. Aile fertlerinin anlatımına göre olay, umre ziyaretlerinin 24. gününde sabah namazı için Kabe'ye gittikleri sırada yaşandı. Tavaf namazı kıldıkları sırada görevli bir polis memurunun seccadelerine basmasına tepki gösteren aile ile görevli arasında gerginlik çıktı. Polis memurunun kendisine şiddet uygulandığını ileri sürmesinin ardından aile fertleri karakola götürülerek gözaltına alındı.
AİLE ŞİDDET İDDİASINI REDDEDİYOR
Aile fertlerinden Serdar Ünlüce ise olayın güvenlik görevlisinin anlattığı şekilde gerçekleşmediğini savundu. Ünlüce, annesinin seccadesine basılmasının ardından tepki gösterdiğini, annesine zarar verilebileceği düşüncesiyle görevliyi eliyle durdurmaya çalıştığını ancak herhangi bir şekilde vurmadığını söyledi. Yaşananların yargı makamlarına yanlış aktarıldığını öne süren Ünlüce, kısa süreli bir tartışmanın uzun soluklu bir adli dosyaya dönüşmesini anlamakta güçlük çektiklerini ifade etti.
Olayın ardından anne Havva Ünlüce ile kızları Semra Karakaya ve Hediye Ünlüce Sırakaya 4 gün, Serdar Ünlüce ise 48 gün tutuklu kaldı. Daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan aile fertleri hakkında yargılama devam ettiği için Suudi Arabistan'dan çıkışlarını engelleyen tedbir uygulandı. Böylece aile cezaevinden çıktıktan sonra da Türkiye'ye dönemedi ve davanın sonucunu Suudi Arabistan'da beklemek zorunda kaldı.
BEŞ KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTILAR
Yargılama sürecinde beş kez mahkemeye çıkan aile üyelerinden Serdar Ünlüce'ye 5 ay, anne Havva Ünlüce ile kızlarına ise üçer ay hapis cezası verildi. İlk derece kararının ardından aile istinaf yoluna başvurdu. Ailenin Türkiye'ye dönüşü açısından da istinaf incelemesinin sonucu önem taşıyor. Suudi Arabistan'daki yargı sisteminde ilk derece mahkemelerinin itiraza açık kararları istinaf mahkemelerince incelenebiliyor; incelemenin kapsamı ve sonrasında uygulanacak tedbirler ise dosyanın hukuki niteliğine ve mahkeme kararlarına göre şekilleniyor.
KONSOLOSLUK DESTEĞİ NASIL İŞLİYOR?
Yabancı bir ülkede gözaltına alınan veya tutuklanan Türk vatandaşları, durumlarının Türkiye'nin ilgili dış temsilciliğine bildirilmesini talep edebiliyor. Konsolosluk makamları vatandaşlarla temas kurulması, yakınlarına bilgi verilmesi ve gerektiğinde yerel avukat veya tercümanlara ilişkin iletişim bilgilerinin paylaşılması gibi konularda destek sağlayabiliyor. Ancak konsoloslukların yabancı bir ülkenin yargısına müdahale ederek kişiyi serbest bıraktırma veya mahkeme kararını değiştirme yetkisi bulunmuyor. Ünlüce ailesi de Cidde Başkonsolosluğunun kendileriyle temas halinde olduğunu belirterek hukuki sürecin sonuçlanmasını beklediklerini ifade ediyor.

KABE'DE GÜVENLİK VE KALABALIK YÖNETİMİ
Mekke'deki Mescid-i Haram, yıl boyunca dünyanın çok sayıda ülkesinden gelen ziyaretçileri ağırlayan ve özellikle yoğun dönemlerde insan hareketliliğinin büyük ölçekte yönetildiği bir alan. Suudi makamları ziyaretçilerin giriş-çıkışlarını, tavaf ve ibadet alanlarındaki yaya akışını güvenlik personeli, yönlendirme sistemleri ve saha düzenlemeleriyle kontrol ediyor. Ziyaretçilerden görevlilerin yönlendirmelerine uymaları, ibadet alanlarında diğer ziyaretçilerin hareketini engellememeleri ve tartışmaya dönüşebilecek durumlarda doğrudan fiziki müdahaleden kaçınarak yetkili birimlerden yardım istemeleri bekleniyor.
YURT DIŞINDA ADLİ OLAY YAŞANIRSA NE YAPILMALI?
Yurt dışında benzer bir adli durumla karşılaşılması halinde yerel makamların talimatlarına uyulması, olayla ilgili tutanak ve mahkeme belgelerinin mümkün olduğunca saklanması, ifade veya belge içeriğinin anlaşılmadığı durumlarda tercüman ve hukuki destek talep edilmesi önem taşıyor. Gözaltına alınan kişinin ayrıca Türk Büyükelçiliği veya Başkonsolosluğu ile temas kurmak istediğini yetkililere bildirmesi gerekiyor. Yargılama devam ederken uygulanan ülkeden çıkış kısıtlamalarının kaldırılması ise konsolosluk işlemiyle değil, ilgili ülkenin yetkili adli makamlarının kararıyla mümkün olabiliyor.
AYLARDIR TÜRKİYE'YE DÖNMEYİ BEKLİYORLAR
Serdar Ünlüce, yaklaşık sekiz aydır devam eden süreç nedeniyle aile fertlerinin hem maddi hem de manevi açıdan zorlandığını belirterek bir an önce Türkiye'ye ve yakınlarına kavuşmak istediklerini söyledi. Eskişehir'de emlak danışmanlığı yapan Ünlüce, uzun süren zorunlu bekleyişin aile düzenlerini ve günlük yaşamlarını etkilediğini dile getirdi. Ailenin önündeki en önemli aşama ise istinaf başvurusuna ilişkin kararın verilmesi ve buna bağlı olarak haklarındaki ülkeden çıkış kısıtlamasının durumunun netleşmesi olacak.





