Türk Ocakları Alanya Şube Başkanı Nurullah Yılmaz, son dönemde Türkiye gündemini sarsan fon skandalına ilişkin sert bir açıklama yaptı. Yılmaz, yaşananların sadece yatırımcıları değil tüm toplumu etkilediğini belirterek denge ve denetleme mekanizmalarının acilen güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türk Ocakları Alanya Şube Başkanı Nurullah Yılmaz, yaklaşık iki aydır ülke ekonomisini ve mali yapıyı derinden sarsan fon skandalı ve ardından yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
"455 BİNDEN FAZLA YATIRIMCI VE BÜTÜN TOPLUM MAĞDUR EDİLDİ"
Süreçte yaşanan usulsüzlüklere ve alınan kararlara dikkat çeken Nurullah Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Bazı şirketlere bağlı fonların fiyatlarının, işlem hacmi düşük hisselerde çapraz işlemlerle sekiz ayda %3000'den fazla artmasının ardından SPK duruma müdahale etmiştir. Müdahaleden iki hafta kadar sonra bir fon şirketinin ödemelerde temerrüde düştüğü duyurulmuş; akabinde 455 binden fazla yatırımcıyı doğrudan ilgilendiren toplam 113 fonun tasfiyesine karar verilmiştir. Bazı fon yöneticileri tutuklanmış, çok sayıda kişiye yurt dışına çıkış yasağı getirilmiştir. 25 Eylül'de SPK'nın etkin pişmanlık şartlarını açıklamasının hemen ardından eski bir bakan ve eşinin 2,17 milyar liralık haksız kazanç sağladığı haberi gündeme düşmüştür."
Sürecin siyasi ve bürokratik boyutuna da değinen Yılmaz, "Geçen zaman zarfında pek çok kişinin ismi basında yer almış, üst düzey bürokratlar görevden alınmış ve tutuklanmıştır. Son olarak TBMM'de ilgili kanun teklifi kabul edilmiştir. Türk Ocakları olarak, tuzu kuru azınlık dışında bütün vatandaşlarımızı mağdur eden bu büyük vurgunun fail ve sorumluları hakkında yasalar çerçevesinde gerekenin yapılmasını kuvvetle talep ediyoruz" şeklinde konuştu.
"BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRASİ İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR"
Yargı sürecinin hassasiyetle yürütülmesini kıymetli bulduklarını belirten Yılmaz, haber takibi yapan gazetecilere yönelik adımlara da dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bazı kişiler hakkındaki haberler üzerine basın mensupları hakkında yapılan işlemler zihinlerde soru işaretleri oluşturmaktadır. Yalan haberle mücadele elbette hukuk çerçevesinde yapılmalıdır; ancak bu durum, basının özgürce haber vermesini engellemeden yerine getirilmelidir. Basın özgürlüğü, sağlıklı işleyen bir demokrasi için vazgeçilmezdir."
"DENGE VE DENETLEME MEKANİZMALARI ACİLEN OLUŞTURULMALIDIR"
Skandalın yönetim sistemindeki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade eden Nurullah Yılmaz, devlet yönetiminde temel ilkelerin önemine vurgu yaptı: "Son fon skandalı göstermiştir ki sağlıklı bir demokrasi ancak denge ve denetleme mekanizmaları iyi işleyen bir sistemle mümkündür. Halkın oylarıyla seçilen Meclis'in, ehil kişilerden oluşan adli ve idari denetleme kurumlarının varlığı hayati önem taşır. Devlet; adalet, liyakat, danışma ve denetleme ilkeleri temelinde yönetilirse yolsuzluklar asgari düzeye indirilebilir. Bu skandalın sorumluları cezalandırılmalı, toplumda adalet duygusu zedelenmemelidir. Mevcut düzende eksikliği saklanamaz hâle gelen denge ve denetleme mekanizmalarının acilen oluşturulması TBMM'nin önünde ertelenemez bir görevdir."




