Türkiye turizminde dijital rezervasyon sistemlerinin geleceğini yakından ilgilendiren yasal düzenleme, otellerin kârlılığı ve uluslararası rekabet koşullarını yeniden gündeme taşıdı. Turizm sektörüne ilişkin değerlendirmeleriyle öne çıkan Yılgör Demirtaş, dijital dönüşümün yalnızca teknolojik gelişmeler üzerinden değil, konaklama işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliği ve rekabet gücü açısından da ele alınması gerektiğini vurguluyor.
Yabancı çevrim içi seyahat platformlarının (OTA) Türkiye'deki faaliyetlerini düzenlemeyi amaçlayan kanun teklifi, 6 Ekim 2026'da TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunun gündemine geldi. Düzenleme; uluslararası rezervasyon platformlarının faaliyet koşullarından vergisel yükümlülüklerine, Türkiye'de temsilci bulundurmalarından turizm payı ödemelerine kadar geniş bir alanı kapsıyor.
YABANCI REZERVASYON PLATFORMLARINA YENİ KURALLAR
Türkiye Büyük Millet Meclisinin resmî kayıtlarına göre, 10 Ağustos 2026 tarihinde Meclis Başkanlığına sunulan 2/3803 esas numaralı Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi, sektörde yeni bir hukuki çerçeve oluşturmayı hedefliyor. TBMM'nin 12 Ekim 2026 itibarıyla erişilebilen teklif bilgi sayfasında düzenlemenin durumu hâlen "Komisyonda" olarak gösteriliyor. Bu nedenle teklifin yasalaştığı veya hükümlerinin yürürlüğe girdiği söylenemiyor.
TBMM'nin teklif özetinde, yabancı dijital konaklama platformlarına Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alma, Türkiye'de temsilci bulundurma ve belirlenen faaliyet sınırlarına uyma yükümlülükleri getirilmesi öngörülüyor. Düzenleme ayrıca Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) gelir yapısını güçlendirmek amacıyla bu platformların turizm payı yükümlüleri arasına alınmasını amaçlıyor.
Teklifin mevcut içeriğine ilişkin Meclis görüşmelerinde, izin belgesi bedelinin 5 milyon lira ve geçerlilik süresinin iki yıl olması da tartışıldı. TBMM'nin 6 Ekim 2026 tarihli komisyon tutanaklarına göre İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, söz konusu bedelin hangi ekonomik gerekçeyle belirlendiğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.
OTELLERİN KÂRLILIĞI TARTIŞMANIN MERKEZİNDE
Turizm sektörüne ilişkin değerlendirmelerinde dijitalleşmenin ekonomik boyutuna öne çıkan Yılgör Demirtaş, çevrim içi rezervasyon platformlarının sağladığı uluslararası erişim imkânları kadar otellerin bu satışlardan elde ettiği net gelirin de önem taşıdığı görüşünü öne çıkarıyor.
Özellikle Antalya ve Alanya gibi uluslararası turizm pazarlarına bağımlılığı yüksek destinasyonlarda, dijital platformların uyguladığı komisyonlar konaklama işletmelerinin gelir yönetimini doğrudan etkiliyor. Oteller açısından yalnızca rezervasyon hacminin büyümesi değil, komisyonlar ve diğer satış maliyetleri düşüldükten sonra işletmeye kalan tutar da belirleyici oluyor.
Bu nedenle komisyon oranlarının yanı sıra komisyonun hangi tutar üzerinden hesaplandığı da önem kazanıyor. Vergiler ve ek hizmet bedellerinin hesaplamaya dahil edilip edilmediği, otellerin platformlarla yaptığı sözleşmelerdeki maliyetleri değiştirebiliyor. Komisyon hesaplamalarının açık, karşılaştırılabilir ve denetlenebilir olması, işletmelerin farklı satış kanallarını sağlıklı değerlendirebilmesi açısından önem taşıyor.
2024'TE 61,1 MİLYAR DOLAR TURİZM GELİRİ ELDE EDİLDİ
Kültür ve Turizm Bakanlığının Mayıs 2025'te açıkladığı verilere göre Türkiye, 2024 yılını 62,3 milyon ziyaretçi ve 61,1 milyar dolar turizm geliriyle tamamladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un paylaştığı verilere göre 2017-2024 döneminde ziyaretçi sayısı yüzde 64, turizm geliri ise yüzde 95,5 arttı. Gelirdeki artışın ziyaretçi sayısındaki artışı aşması, turizmde kişi başına elde edilen gelirin önemini ortaya koyuyor.
Bakanlığın 2026 yılı bütçe sunumunda açıkladığı verilere göre ise Türkiye'nin 2025 yılı ocak-eylül dönemindeki turizm geliri, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,7 artarak 50 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde toplam ziyaretçi sayısı 50 milyon olarak kaydedildi. Bu rakamlar, dijital rezervasyon kanallarına ilişkin düzenlemelerin büyüklüğü milyarlarca dolarla ölçülen bir sektörü ilgilendirdiğini gösteriyor.
ALANYA'DAKİ KONAKLAMA İŞLETMELERİNİ NASIL ETKİLEYECEK?
Yeni düzenleme, Alanya'da faaliyet gösteren oteller ve diğer konaklama işletmeleri açısından da önem taşıyor. Uluslararası rezervasyon platformları, bölgedeki tesislerin farklı ülkelerden turistlere ulaşmasını kolaylaştırırken işletmelerin satış kanallarını çeşitlendirmesine de olanak sağlıyor.
Ancak yabancı platformların faaliyetlerine getirilecek yeni koşulların rezervasyon süreçlerine nasıl yansıyacağı, düzenlemenin nihai metnine ve uygulama esaslarına bağlı olacak. Özellikle izin belgesi, temsilcilik ve vergisel yükümlülüklerin platformların Türkiye pazarındaki faaliyetlerini nasıl etkileyeceği, otellerin yakından izlemesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.
Alanya'daki işletmeler açısından bir diğer önemli konu da doğrudan rezervasyon kanallarının güçlendirilmesi. Otellerin kendi internet siteleri üzerinden satış yapabilmesi, müşteri ilişkilerini doğrudan yönetebilmesi ve farklı rezervasyon platformları arasında tercih yapabilmesi, tek bir satış kanalına bağımlılığı azaltabilecek yöntemler arasında yer alıyor.
MECLİSTE REKABET VE TÜKETİCİ HAKLARI TARTIŞILDI
TBMM'nin 6 Ekim 2026 tarihli komisyon görüşmelerinde Antalya Milletvekili Aykut Kaya da yabancı dijital konaklama platformlarının denetlenmesi, vergisel yükümlülüklerini yerine getirmesi ve Türkiye'de muhatap bulundurması gerektiğini ifade etti. Kaya, düzenlemenin yerli işletmeler ve tüketiciler açısından adil rekabet koşullarını sağlayıp sağlamadığının değerlendirilmesi gerektiğine öne çıktı.
Aynı toplantıda konuşan Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu ise turizmin Türkiye ekonomisi ve ülkenin uluslararası tanıtımı açısından taşıdığı önemi vurguladı. Karaismailoğlu, dijitalleşmenin yoğunlaşmasıyla birlikte mevcut mevzuatın yeni koşullara uyarlanmasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Komisyon görüşmelerinde gündeme gelen bu değerlendirmeler, düzenlemenin yalnızca yabancı platformlara yeni yükümlülükler getirmekten ibaret olmadığını; tüketici hakları, yerli işletmelerin rekabet gücü ve turizm gelirlerinin sürdürülebilirliği açısından da ele alındığını ortaya koyuyor.
KOMİSYON ÜST SINIRI VE ŞEFFAFLIK ÖNE ÇIKIYOR
Düzenleme kapsamında yurt içi rezervasyonlarda komisyon oranlarına üst sınır getirilmesi de tartışılan başlıklar arasında bulunuyor. Bununla birlikte uygulanacak oran, kapsam ve hesaplama esaslarının kesinleşmesi için yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor. Bu aşamada teklif edilen hükümler ile yürürlükteki kuralların birbirinden ayrılması önem taşıyor.
Yılgör Demirtaş'ın değerlendirmeleri çerçevesinde öne çıkan temel yaklaşım, dijital platformların sunduğu satış imkânlarından yararlanılırken konaklama işletmelerinin ekonomik çıkarlarının da korunması gerektiği yönünde. Bu yaklaşımda komisyon şeffaflığı, öngörülebilir maliyetler ve işletmelerin farklı satış kanalları arasında serbestçe tercih yapabilmesi ön plana çıkıyor.
2027 İÇİN ÖNGÖRÜLEN DÜZENLEMEDE SON DURUM
Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi için 1 Ocak 2027 tarihi, öngörülen yürürlük takvimi kapsamında gündeme geliyor. Ancak düzenlemenin bu tarihte uygulanabilmesi için TBMM'deki yasama sürecinin tamamlanması ve kabul edilen kanunun Resmî Gazete'de yayımlanması gerekiyor.
TBMM kayıtlarına göre 6 Ekim 2026 tarihinde saat 15.00'te gerçekleştirilen komisyon toplantısının gündeminde söz konusu teklif yer aldı. Meclisin erişilebilir teklif bilgi sayfasında ise 12 Ekim itibarıyla kanun numarası veya tamamlanmış yasama süreci bilgisi bulunmuyor.
Türkiye turizminin dijital dönüşümünde bundan sonraki belirleyici konu, yabancı rezervasyon platformlarına getirilecek yükümlülüklerin uluslararası pazarlara erişimi korurken otellerin kârlılığına, tüketici haklarına ve rekabet koşullarına nasıl yansıyacağı olacak. Alanya dahil Türkiye'nin önemli turizm merkezlerindeki konaklama işletmeleri açısından nihai kanun metni ve uygulama düzenlemeleri önem taşıyacak.





