Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'nde beklenen olası sarsıntılara ilişkin yeni değerlendirmelerini paylaştı. Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Bektaş, özellikle Çınarcık Çukuru çevresindeki fay hatlarında biriken gerilimin ulaştığı boyuta dikkat çekti.

Uzman ismin değerlendirmesine göre, bölgedeki fay hatları doğu ve batı yönlerinden gelen çift taraflı bir baskı altında bulunuyor. Bektaş, 1999 yılında meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki İzmit depreminin Çınarcık Çukuru'na doğudan batıya doğru stres transfer ettiğini hatırlattı. Buna ek olarak, 2025 yılındaki 6,2 büyüklüğündeki Silivri depreminin de batıdan doğuya doğru bir gerilme aktarımı yarattığı ifade edildi.

15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi 1 Kasım'da başlıyor
15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi 1 Kasım'da başlıyor
İçeriği Görüntüle

ÇINARCIK ÇUKURU İKİ YÖNLÜ BASKI ALTINDA

Bu iki sarsıntının yarattığı etkinin bölgeyi adeta bir mengene gibi sıkıştırdığını belirten Prof. Dr. Bektaş, Adalar ve Çınarcık fay segmentlerindeki hareketliliği değerlendirdi. Bölgede kaydedilen küçük ölçekli sarsıntıların kilitlenme noktalarını zorladığı vurgulandı. Bektaş'ın aktardığına göre, bu mikro kırılmalar arkadan daha büyük bir depremin gelebileceğine işaret etme potansiyeli taşıyor.

MİKRO KIRILMALAR VE STRES TRANSFERİ NE ANLAMA GELİYOR?

Sismoloji alanında sıkça kullanılan stres transferi, bir fay hattında meydana gelen kırılmanın açığa çıkardığı enerjinin komşu faylara aktarılarak oradaki gerilimi artırması durumunu ifade ediyor. Mikro kırılmalar ise genellikle büyüklüğü düşük olan, insanlar tarafından hissedilmeyen ancak sismolojik cihazlarla ölçülebilen küçük sarsıntılar olarak biliniyor. Bu tür küçük hareketlilikler, ana fay hatlarındaki kilitlenme noktalarında artan baskının izlenmesinde bilim insanlarına önemli veriler sunuyor.

Muhabir: Haber Merkezi