Küresel finans piyasaları, ABD'de yükselen enflasyon, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve yapay zeka sektöründeki satış baskısının etkisiyle dalgalı bir haftayı geride bıraktı. ABD ve Asya borsalarında teknoloji hisseleri sert kayıplar yaşarken Borsa İstanbul'da da düşüş görüldü. Türkiye'de yatırımcıların odağında ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 22 Ekim 2026 Perşembe günü açıklayacağı faiz kararı bulunuyor.
MERKEZ BANKASI FAİZ KARARINI 22 EKİM'DE AÇIKLAYACAK
TCMB'nin resmi Para Politikası Kurulu (PPK) takvimine göre yılın bir sonraki faiz kararı 22 Ekim 2026 tarihinde duyurulacak. Toplantıya ilişkin ayrıntılı özet ise 30 Ekim'de yayımlanacak. Merkez Bankasının 2026 yılı takviminde bu toplantının ardından 10 Aralık'ta bir faiz kararı daha bulunuyor.
Merkez Bankası, 10 Eylül 2026 tarihli son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuştu. Aynı toplantıda gecelik borç verme faizi yüzde 40, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5 olarak korunmuştu.
TCMB'nin 10 Eylül tarihli resmi açıklamasında, enerji fiyatlarının yüksek seyretmesinin enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtilmişti. Banka ayrıca para politikası kararlarında enflasyon gerçekleşmelerinin, beklentilerin ve fiyatlama davranışlarının dikkate alınacağını vurgulamıştı.
ABD'DE YAPAY ZEKA HİSSELERİNDE SATIŞ BASKISI
ABD piyasalarında yükselen enerji maliyetleri ve enflasyon verileri, faizlerin geleceğine ilişkin beklentileri etkiledi. Yıllık enflasyonun son dört ayın en yüksek seviyesine ulaşması, ABD Merkez Bankasının (Fed) sıkı para politikasını sürdürebileceğine yönelik değerlendirmeleri güçlendirdi.
Yüksek finansman maliyetlerinin yapay zeka yatırımlarını olumsuz etkileyebileceği endişesi, özellikle teknoloji şirketlerinin hisselerinde satış baskısını artırdı. Çinli bellek çipi üreticisi CXMT'nin üretim teknolojilerindeki ilerlemesine ilişkin gelişmeler de yarı iletken sektöründeki rekabet beklentilerini etkiledi.
Haftalık piyasa verilerine göre teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 4,48, S&P 500 endeksi yüzde 1,95 değer kaybetti. Dow Jones endeksi ise diğer iki büyük endeksten ayrışarak haftayı yüzde 0,67 yükselişle tamamladı.
ASYA BORSALARINDA SERT KAYIPLAR YAŞANDI
Teknoloji sektöründeki satış dalgasının en belirgin etkilerinden biri Güney Kore borsasında görüldü. Kospi endeksi haftalık bazda yüzde 14,46 geriledi. Piyasa verilerine göre bu düşüş, endeksin son 18 yıldaki en sert haftalık kaybı olarak kayıtlara geçti.
Çin'de ise beklentilerin altında kalan enflasyon verileri, iç talebin gücüne ilişkin soru işaretlerini artırdı. Teknoloji sektöründeki küresel gelişmelerle birlikte ekonomik büyüme ve tüketim görünümü de Asya piyasalarının gündeminde yer aldı.
AVRUPA BORSALARI POZİTİF AYRIŞTI
ABD ve Asya'daki satışlara karşın Avrupa'nın önde gelen borsa endeksleri haftayı yükselişle tamamladı. Şirket bilançoları ile enerji ve savunma sektörlerindeki alımlar, bölge piyasalarını destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
İngiltere'de FTSE 100 endeksi haftalık yüzde 3,09, Almanya'da DAX endeksi ise yüzde 2,14 değer kazandı. Böylece küresel piyasalarda teknoloji ağırlıklı endekslerle Avrupa'nın bazı büyük borsaları arasında belirgin bir performans farkı oluştu.
BORSA İSTANBUL HAFTAYI YÜZDE 4,44 KAYIPLA KAPATTI
Türkiye'de BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,44 gerileyerek 11.721,72 puana indi. Dolar/TL kuru ise haftayı 49,5140 seviyesinde tamamladı.
Küresel piyasalardaki risk iştahının azalması ve yurt içindeki para politikası beklentileri, yeni haftada Borsa İstanbul'un takip edeceği başlıca gelişmeler arasında bulunuyor. Özellikle TCMB'nin faiz kararına eşlik edecek açıklamalar, yatırımcıların enflasyon ve finansman koşullarına ilişkin beklentileri açısından önem taşıyor.
TCMB'NİN EKİM ANKETİ DE YAYIMLANDI
Merkez Bankasının resmi veri takvimine göre Ekim 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi, 16 Ekim Cuma günü yayımlandı. Finansal ve reel sektördeki karar alıcılarla uzmanların katılımıyla hazırlanan anket, enflasyon, döviz kuru, faiz ve ekonomik büyümeye ilişkin beklentilerin izlenmesini sağlıyor.
Anket sonuçları, Para Politikası Kurulunun alacağı kararın kendisi değil, piyasa katılımcılarının beklentilerini gösteriyor. Bu nedenle 22 Ekim'deki toplantıda açıklanacak faiz oranı ile karar metnindeki değerlendirmeler ayrı ayrı önem taşıyor.
TCMB'nin 17 Eylül'de yayımladığı, 10 Eylül toplantısına ilişkin resmi özette de enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerindeki belirsizliklerin enflasyon üzerinde risk oluşturduğu belirtilmişti. Bu değerlendirme, küresel enerji fiyatlarının Türkiye'deki para politikası açısından neden yakından takip edildiğini ortaya koyuyor.
FAİZ KARARI KREDİ VE MEVDUATI NASIL ETKİLEYEBİLİR?
Politika faizi, bankaların fonlama maliyetleri ve finansal piyasalardaki faiz beklentileri üzerinde etkili olan temel göstergelerden biri. Ancak Merkez Bankasının faiz oranını değiştirmesi, ihtiyaç, konut ve ticari kredi faizlerinin aynı gün ve aynı oranda değişeceği anlamına gelmiyor.
Bankaların mevduat ve kredi faizleri; fonlama koşulları, likidite, kredi riski ve bankacılık sektöründeki rekabet gibi farklı unsurlardan etkileniyor. Bu nedenle 22 Ekim'deki kararın ardından bankaların uyguladığı güncel faiz oranlarının ayrıca takip edilmesi gerekiyor.
Alanya'da turizm, ticaret ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeler açısından da kredi maliyetleri ve döviz kurundaki değişimler önem taşıyor. Özellikle yatırım finansmanı, işletme sermayesi ve döviz cinsinden gelir-gider dengesi bulunan işletmeler için faiz kararının ardından oluşacak finansal koşullar belirleyici olabilecek.
YENİ HAFTADA HANGİ GELİŞMELER İZLENECEK?
20-23 Ekim haftasında küresel piyasaların gündeminde ABD'deki enflasyon ve faiz beklentileri, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler ve büyük teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları bulunuyor. Meta ve Tesla gibi şirketlerin bilanço açıklamaları, yapay zeka yatırımlarının maliyetleri ve teknoloji sektörünün büyüme görünümüne ilişkin beklentiler açısından takip edilecek.
Türkiye'de ise haftanın en önemli gündem maddesi 22 Ekim Perşembe günü açıklanacak TCMB faiz kararı olacak. Kararın ardından yayımlanacak Para Politikası Kurulu metni, enflasyonla mücadelede izlenecek yol ve para politikasının geleceğine ilişkin mesajlar bakımından değerlendirilecek.
Merkez Bankasının resmi takvimine göre 30 Ekim'de yayımlanacak toplantı özeti ve 12 Kasım'da açıklanacak yılın son Enflasyon Raporu da para politikasına ilişkin değerlendirmelerde kullanılabilecek sonraki önemli belgeler arasında yer alıyor.





