Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Atmaca, soğuk havalar etkisini göstermeden önce ısıtma sistemlerinin bakıma alınması gerektiğini bildirdi. Uzman uyarısına göre, bireysel kombiler ve merkezi sistem kazanlarında gerçekleştirilecek düzenli kontroller, kış aylarında artan enerji maliyetlerini doğrudan aşağı çekiyor.
Cihazların içerisinde zamanla biriken kireç, tortu ve kurum, ısı transferini ciddi oranda engelliyor. Bu kirlenme sonucunda yakıttan elde edilen enerjinin büyük bir kısmı suya geçemeden bacadan dışarı atılarak israf ediliyor. Prof. Dr. Atmaca'nın açıklamasına göre, özellikle merkezi sistem kazanlarında oluşan kireçlenme yüzde 5 düzeyinde verim kayıplarına yol açabiliyor. Üstelik bu durum sadece faturayı kabartmakla kalmıyor, aynı zamanda borularda korozyon ve delinme gibi tehlikeli arızalara da zemin hazırlıyor.
BAKIM VE PERİYODİK KONTROL FARKI
Bina ve site yönetimleri için hayati önem taşıyan bir diğer konu ise bakım ile periyodik kontrol kavramlarının birbirine karıştırılması olarak öne çıkıyor. Sadece kazanın temizliğinin veya bakımının yapılması, sistemin yasal mevzuata uygun ve güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Yönetimlerin, emniyet ventilleri ve alev kontrol sistemleri gibi güvenlik donanımlarının çalışır durumda olduğunu belgeleyen resmi periyodik kontrolleri de mutlaka zamanında yaptırması gerekiyor.
TASARRUF İÇİN HANGİ ADIMLAR ATILMALI?
Enerji tüketimini minimize etmek için cihaz seçimi kadar doğru kullanım teknikleri de büyük önem taşıyor. Yoğuşmalı kombilerde en yüksek verimi elde edebilmek için dönüş suyu sıcaklığının 55 derecenin altında tutulması gerekiyor. Tesisatın ve radyatörlerin uygun boyutlarda seçilmemesi halinde, evi istenilen seviyede ısıtabilmek için daha yüksek su sıcaklıklarına ihtiyaç duyuluyor ve bu durum yoğuşma teknolojisinin sağladığı avantajı tamamen ortadan kaldırıyor.
Isıtma giderlerini düşürmenin en basit yollarından biri de iç ortam sıcaklığını doğru ayarlamaktan geçiyor. Oda sıcaklığında yapılacak sadece 1 derecelik bir düşüş, yıllık enerji tüketiminde yüzde 5 ile 10 arasında bir tasarruf imkanı sunuyor. Termostatik vanaların kullanılması ve radyatörlerin önünün mobilya veya perdelerle kapatılmaması, ısının odaya sağlıklı şekilde yayılmasını sağlayarak gereksiz doğalgaz tüketiminin önüne geçiyor.
Gelecekte ısı pompaları gibi düşük karbonlu teknolojilerin yaygınlaşması beklense de mevcut yapı stokunda kombi ve doğalgazlı kazanların kullanımı uzun yıllar devam edecek. Bu süreçte boşa harcanmayan her birim enerji, aynı zamanda doğaya salınmayan emisyon anlamına geliyor. Uzmanlar, cihazların sadece çalışıyor olmasının yeterli olmadığını, kış sezonu tam olarak başlamadan tüm güvenlik ve verimlilik testlerinin tamamlanması gerektiğini hatırlatıyor.





