Sivas'ın Yıldızeli ilçesindeki Kayalıpınar yerleşkesinde devam eden 2026 yılı kazılarında, Hitit İmparatorluğu'na ait 3 bin 400 yıllık devlet arşivi ortaya çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un duyurduğu keşifte, Kral II. Tudhaliya dönemine tarihlenen 131 çivi yazılı tablet ve parça bulundu. Eski Asur ve Hitit kaynaklarında Šamuḫa olarak bilinen antik kentteki kazılar, dönemin devlet yönetimine dair kritik veriler sunuyor.
Hititçe ve Hurrice dillerinde kaleme alınan belgeler, saray yaşamına ve yaşanan krizlere doğrudan ışık tutuyor. Tabletlerde, özellikle çocukları ve bebekleri ölüme sürükleyen yüksek ateşli bir salgının şehirden şehre yayıldığı aktarıldı. Henüz anne sütüyle beslenen ve Ziulila kentinde hastalanan bir bebek prensesin sağlık durumunun fal sorgulamalarıyla büyük bir endişe içinde takip edildiği, vefatının ardından yapılan cenaze ritüellerinin de kayıt altına alındığı anlaşıldı.
BATI ANADOLU'DAN GELEN ASKERİ UYARILAR NELER İÇERİYOR?
Arşivde yer alan askeri belgeler, Hitit devletinin o dönem karşılaştığı dış tehditleri gözler önüne seriyor. Batı Anadolu'da görev yapan Hitit generallerinin Šamuḫa'daki krala gönderdiği mektuplarda, bölgenin düşman orduları tarafından çevrildiği bildirildi. Komutanların, acil olarak asker, at ve savaş arabası talep ettiği, bu desteğin ulaşmaması durumunda ordunun tamamen yok olabileceği uyarısında bulunduğu saptandı. Generallerin ayrıca, yardım gelmemesi halinde doğacak sonuçların sorumluluğunu kabul etmeyeceklerini açıkça krala ilettikleri görüldü.
Tabletler arasında inanç ve kehanet dünyasına ait daha önce bilinmeyen detaylar da yer alıyor. Kuş falcılarının Šamuḫa dışına çıkarak farklı bölgelerde yaptıkları gözlemleri bir günlük düzeninde kaydettikleri anlaşıldı. Falcıların konakladıkları kentler, izledikleri güzergahlar ve gözlemledikleri kuşlar belgelerde ayrıntılarıyla yer aldı.
ŠAMUḪA'NIN HİTİT TARİHİNDEKİ YERİ NEDİR?
Hititlerin başkenti Hattuşa dışında bu denli kapsamlı bir devlet arşivinin bulunması, imparatorluğun idari yapısını anlamak açısından büyük önem taşıyor. Tarihi kaynaklarda önemli bir kült ve yönetim merkezi olarak geçen Šamuḫa, dönemin siyasi ve dini kararlarının alındığı kilit noktalardan biri olarak kabul ediliyor. Bu keşif, devlet hafızasının sadece başkentte değil, stratejik öneme sahip diğer büyük kentlerde de titizlikle korunduğunu kanıtlıyor.
Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığında 2021 yılından bu yana sürdürülen kazılarda, 2025 yılında da aynı alanda 53 tablet bulunmuştu. Yeni çıkarılan 131 eserle birlikte arşivdeki toplam parça sayısı 184'e ulaştı. Kazı ekibi, Kayalıpınar'da ortaya çıkarılan bu eserlerin 21. yüzyılda bulunan en kapsamlı Hititçe arşiv olduğunu bildirdi.

