Gazeteci ve yazar Murat Ağırel'in, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 16 Ekim 2026 sabahı yeniden gözaltına alındığı bildirildi. Ağırel hakkında 10 Ekim'de konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verilmişti. Yeni gözaltı işleminin gerekçesine ve önceki adli kontrol kararının durumuna ilişkin ayrıntılar henüz netleşmedi.
SORUŞTURMA 8 EKİM'DE BAŞLADI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 Ekim 2026'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen fon işlemlerine ilişkin soruşturma kapsamında gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz'ı şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırdı. İki gazeteciye, soruşturma konusu işlemler hakkında kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları iddiasıyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlaması yöneltildi.
Aynı soruşturma kapsamında gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında da gözaltı kararı verildi. Soruşturmanın merkezinde, sermaye piyasasındaki bazı fon işlemlerine ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialar ve bu iddiaların haberleştirilmesi bulunuyor.
ÖNCE SERBEST BIRAKILDILAR, ARDINDAN EV HAPSİ VERİLDİ
Murat Ağırel ve İsmail Saymaz, 9 Ekim'de İstanbul Adliyesi'ne giderek savcılıkta ifade verdi. Savcılık işlemlerinin ardından adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen iki gazeteci, imza verme yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın karara itiraz etmesi üzerine dosya yeniden değerlendirildi. İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, 10 Ekim'de Ağırel ve Saymaz hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. Böylece iki gazeteci hakkındaki adli kontrol koşulları, ilk karardan bir gün sonra ağırlaştırılmış oldu.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı hakkında ise tutuklama kararı verildi. Böylece aynı dosyada adı geçen dört gazeteci hakkında farklı koruma tedbirleri uygulanmış oldu.
MURAT AĞIREL SUÇLAMALARI REDDETTİ
Murat Ağırel, 7 Ekim'de katıldığı televizyon programında, milletvekili Ümit Özlale'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gündeme getirdiği fon yatırımlarına ilişkin iddiaları araştırdığını açıklamıştı. Ağırel, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini belirterek kamuoyuna yansıyan iddiaları incelemesinin gazetecilik faaliyeti kapsamında olduğunu savundu.
Soruşturmada gazetecilerin açıklamalarının hangi somut veriler nedeniyle yanıltıcı kabul edildiği ve sermaye piyasası işlemlerine ilişkin iddiaların hangi belgeler üzerinden değerlendirildiği, dosyanın hukuki açıdan önem taşıyan başlıkları arasında bulunuyor. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar henüz kesinleşmiş bir mahkeme hükmü niteliği taşımıyor.
EV HAPSİ KARARI HANGİ KANUNA DAYANIYOR?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesi, tutuklamaya alternatif olarak uygulanabilecek adli kontrol tedbirlerini düzenliyor. Maddenin üçüncü fıkrasının (j) bendinde yer alan konutu terk etmeme yükümlülüğü, kişinin mahkeme tarafından belirlenen koşullar dışında ikametinden ayrılmasını sınırlandırıyor. Bu tedbir, tutuklama kararından farklı bir hukuki statü oluşturuyor.
Anayasa Mahkemesi'nin konutu terk etmeme tedbirine ilişkin içtihadına göre ev hapsi, kişi özgürlüğüne ciddi müdahale oluşturan bir koruma tedbiri niteliği taşıyor. Yüksek Mahkeme, bu tür kararların hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde kuvvetli suç belirtisi, meşru amaç ve ölçülülük koşullarının dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca adli kontrol yükümlülükleri soruşturma sürecinde hakim kararıyla değiştirilebiliyor veya kaldırılabiliyor. Bu nedenle Ağırel hakkındaki yeni gözaltı işleminin hukuki dayanağı ile 10 Ekim'de verilen ev hapsi kararının devam edip etmediği, soruşturmanın sonraki aşamalarında açıklığa kavuşması beklenen konular arasında yer alıyor.
MURAT AĞIREL KİMDİR?
Murat Ağırel, 23 Eylül 1980'de Adana'nın Ceyhan ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini Ceyhan'da tamamlayan Ağırel, Anadolu Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü'nden mezun oldu.
Gazetecilik ve yazarlık çalışmalarını özellikle kamu harcamaları, kamu ihaleleri, ekonomik ilişkiler ve yolsuzluk iddiaları üzerine yoğunlaştıran Ağırel, araştırma dosyaları ve yayımladığı kitaplarla tanınıyor.
2006 yılında Biz Kaç Kişiyiz? adlı sivil toplum platformunun kuruluşunda yer alan Ağırel, daha sonra Memleket Sevdalıları Derneği'ni kurarak genel başkanlık görevini üstlendi.




