Güney Afrika'nın altın yataklarıyla ünlü Witwatersrand Havzası'nda koyunlarını otlatan bir çobanın, yağmurdan korunmak için sığındığı mağarada 7 kilogram ağırlığında altın bulduğu öne sürüldü. Mağara duvarındaki taşların arasında gizlenmiş olduğu belirtilen altının nasıl ortaya çıktığı ve bölgeye kim tarafından bırakıldığı henüz bilinmiyor.

Aktarılan bilgilere göre olay, çobanın hayvanlarını otlattığı sırada aniden bastıran yağmurdan kaçmasıyla başladı. Yakındaki bir mağaraya sığınan adam, duvara yaslandığında taşların arasında alışılmadık bir boşluk fark etti.

Merak ederek gevşek taşları yerinden oynatan çoban, duvarın arkasındaki küçük oyukta parlayan bir cisimle karşılaştı. Boşluğu genişlettiğinde ise yaklaşık 7 kilogram ağırlığında olduğu ileri sürülen altın kütlesini ortaya çıkardı.

7 KİLOGRAMLIK ALTININ KAYNAĞI BELİRSİZ

Mağarada bulunduğu iddia edilen altının doğal bir oluşum mu yoksa geçmişte buraya saklanmış bir külçe mi olduğu açıklığa kavuşmadı. Buluntunun saflığı, gerçek ağırlığı ve ekonomik değerine ilişkin doğrulanmış bir inceleme sonucu da bulunmuyor.

Olayın gerçekleştiği kesin konum, keşfin tarihi ve altını bulduğu belirtilen kişinin kimliği konusunda da bağımsız doğrulama sağlanamadı. Güney Afrika'daki ilgili kurumlardan söz konusu 7 kilogramlık keşfi doğrulayan resmî bir açıklamaya ulaşılamadı.

WITWATERSRAND DÜNYANIN EN ZENGİN ALTIN HAVZALARINDAN BİRİ

İddianın merkezindeki Witwatersrand Havzası ise dünyanın en önemli altın rezervlerini barındıran jeolojik bölgeler arasında yer alıyor. Güney Afrika Maden Konseyi'nin yayımladığı bilgilere göre havza, Gauteng, North West ve Free State eyaletleri boyunca yaklaşık 400 kilometrelik bir alana uzanıyor.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumunun (USGS) 2018 yılında yayımladığı bilimsel değerlendirmeye göre Witwatersrand Havzası'ndaki yataklar, dünya tarihinde çıkarılan toplam altının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor. Bölgedeki altın yatakları, milyarlarca yıl önce oluşan tortul kayaçlarla ilişkili jeolojik süreçlerin sonucunda meydana geldi.

BÖLGEDE ALTIN MADENCİLİĞİ 1886'DAN BERİ SÜRÜYOR

Güney Afrika'nın altın madenciliği tarihinde Witwatersrand önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. South African History Online'ın tarihsel kayıtlarına göre bölgedeki ilk altın keşifleri 1884 yılında gerçekleşti. George Harrison'ın 1886 yılında Langlaagte bölgesinde önemli bir altın damarını ortaya çıkarması ise büyük ölçekli madenciliğin önünü açtı.

Güney Afrika Su ve Sanitasyon Bakanlığının kayıtlarına göre 1886'da başlayan madencilik faaliyetleri, Johannesburg ve çevresinin ekonomik gelişiminde belirleyici rol oynadı. Bölgede yıllar boyunca 120'den fazla maden işletmesi faaliyet gösterdi.

DOĞAL ALTIN MI, SAKLANMIŞ KÜLÇE Mİ?

USGS'nin Witwatersrand yataklarına ilişkin araştırmaları, bölgedeki altının çoğunlukla kuvars çakıllı konglomera adı verilen tortul kayaçlarda bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle bir mağara duvarında tek parça hâlinde bulunduğu ileri sürülen 7 kilogramlık kütlenin doğal altın olup olmadığının belirlenmesi için mineralojik inceleme gerekiyor.

Buluntunun işlenmiş bir külçe olması durumunda ise kökeninin belirlenmesi farklı bir araştırmayı gerektiriyor. Altının fiziksel özellikleri, saflığı ve bulunduğu jeolojik ortam incelenmeden keşfin niteliği hakkında kesin sonuca varılması mümkün görünmüyor.

Vizesiz Arnavutluk Türk yatırımcıların yeni adresi oldu
Vizesiz Arnavutluk Türk yatırımcıların yeni adresi oldu
İçeriği Görüntüle

Güney Afrika'nın altın madenciliği geçmişi, söz konusu iddianın neden öne çıktığini açıklasa da bölgenin zengin altın yataklarına sahip olması, mağarada 7 kilogram altın bulunduğu yönündeki anlatımı tek başına doğrulamıyor. İddianın kesinleşmesi için buluntuya ilişkin resmî kayıtların ve bilimsel inceleme sonuçlarının ortaya konulması gerekiyor.

Kaynak: Haber Merkezi