Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, milyonlarca kronik hastayı yakından ilgilendiren yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ortak yürütülen hazırlıklara göre, raporlu ilaç kullanan hastalar artık her üç ayda bir reçete yazdırmak için hekime başvurmak zorunda kalmayacak. Tedavide herhangi bir değişiklik olmadığı sürece, hastalar rapor süreleri boyunca ilaçlarını doğrudan eczanelerden temin edebilecek.

Bakan Memişoğlu'nun aktardığına göre, bu sistem özellikle birden fazla raporu bulunan ve farklı zamanlarda reçete yazdırmak zorunda kalan yaşlı hastalar için büyük bir kolaylık sağlayacak. Altı aylık bir ilaç raporu yazıldığında, sistem üzerinden aylık dozlar halinde eczaneden alım yapılabilecek.

AİLE HEKİMLERİNİN YETKİLERİ GENİŞLETİLDİ

Yeni düzenlemeler sadece reçete zorunluluğunun kaldırılmasıyla sınırlı kalmıyor. Aile hekimlerinin ilaç yazma ve malzeme raporu düzenleme yetkileri de önemli ölçüde artırıldı. Mevcut listeye ek olarak 1859 ilacın daha aile hekimleri tarafından yazılabileceğini belirten Memişoğlu, uzman hekimin başlattığı bir tedavinin devamında hastaların doğrudan aile hekimlerine başvurabileceğini bildirdi.

Ayrıca 80 yaş üstü vatandaşlar için hastaneye gitme zorunluluğu da en aza indiriliyor. Bu yaş grubundaki kişilerin ilaç, tıbbi malzeme ve engelli sağlık raporu işlemleri artık evlerinde düzenlenebiliyor.

Antalya'da 19 yıldır ayağındaki yaraya çare arıyor
Antalya'da 19 yıldır ayağındaki yaraya çare arıyor
İçeriği Görüntüle

YENİ SİSTEM HASTALARA PRATİKTE NE SAĞLAYACAK?

Evde sağlık, uzaktan sağlık, palyatif hizmetler ve aile hekimliği uygulamaları tek bir koordinasyon merkezinde birleştiriliyor. Bu yapısal entegrasyon, özellikle yoğun bakım süreci tamamlanan ancak makineye bağlı yaşamını sürdüren hastaların ev ortamında takip edilmesine olanak tanıyor. Hastalar tıbbi cihazlarıyla evlerine gönderilebilecek ve durumları elektronik bir yazılım üzerinden anlık olarak izlenecek. Şu an iki şehirde pilot uygulaması yapılan bu uzaktan takip sisteminin kısa süre içinde tüm Türkiye'ye yayılması hedefleniyor.

Hastanelerdeki yığılmayı önlemek amacıyla "palyatif kritik bakım" alanları da devreye alındı. Türkiye genelinde şu an 747 palyatif kritik bakım alanı bulunuyor. Kamu, üniversite ve özel hastanelerdeki mevcut yataklarla birlikte toplam palyatif bakım yatak kapasitesinin 8 bin 618'e ulaştığı açıklandı. Gerekli durumlarda sağlık personeli hastanın evine giderek müdahalede bulunabilecek ve hasta yakınlarına bakım süreçleriyle ilgili özel eğitimler verilecek.

Kaynak: Haber Merkezi