Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in açıklamalarına göre, Türkiye genelindeki okullarda güvenlik tedbirleri ve eğitim sisteminin yapısı yeniden şekilleniyor. Şubat ayından itibaren eğitim kurumlarının risk durumlarına göre kategorize edileceği yeni bir güvenlik modeli hayata geçirilecek. Bu kapsamda 7 bakanlığın ortaklaşa hazırladığı eylem planı devreye sokulacak.
Akran zorbalığı vakalarının yaklaşık yüzde 80'inin sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştiğini belirten Bakan Tekin, dijital alanların şiddeti beslediğine dikkat çekti. Teknoloji firmalarının daha sorumlu davranması gerektiğini vurgulayan Tekin, ailelerin de sürece aktif katılımı için "Ebeveyn Okulu" projesini başlattıklarını aktardı. Okul güvenliğini artırmak amacıyla halihazırda 25 bine yakın bahçe görevlisinin istihdam edildiği bildirildi.
OKULLARDA YENİ GÜVENLİK VE RANDEVU SİSTEMİ NASIL İŞLEYECEK?
Veli randevu sistemiyle okul içindeki yaya trafiğinin kontrol altına alınması hedefleniyor. Velilerin yalnızca belirlenen saatlerde okula gelebileceğini ifade eden Tekin, öğretmenlerin de önlük giymesinin güvenlik ve kurumsal kimlik açısından önemli olduğunu savundu. Farklı giyim tarzlarının veya marka dayatmalarının eğitim ortamında rahatsızlık yaratabileceği, önlük uygulamasının bu tür olumsuzlukların ve okul dışı kişilerin okula sızmasının önüne geçeceği belirtildi.
ZORUNLU EĞİTİM SÜRESİ KISALACAK MI?
Dünyada gençlerin iş ve sosyal hayata daha erken atılabilmesi amacıyla eğitim süreleri yeniden değerlendiriliyor. Türkiye'de de 12 yıllık zorunlu eğitim ve üzerine eklenen 4 yıllık lisans programlarıyla bir öğrencinin 17 yılını okulda geçirdiğini hatırlatan Bakan Tekin, bu sürenin uzunluğuna dikkat çekti. Önümüzdeki dönemde zorunlu eğitim süresinin kısaltılması konusunun kamuoyunda tartışmaya açılacağı ifade edildi.
Eğitimdeki genel başarı durumuna da değinen yetkililer, Türkiye'nin 38 OECD ülkesi arasında 2015 yılından bu yana istikrarlı bir yükseliş gösterdiğini ve 2025 itibarıyla tüm branşlarda ilk 15'e girdiğini duyurdu. Öte yandan, öğretmenlerin il dışı yer değişikliği taleplerinde artık mazeret durumundan ziyade sadece boş kadro bulunan okullara atama yapılacağı, istisnai uygulamaların bu yıl geçerli olmayacağı açıklandı.





