Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde, Işıklar Caddesi üzerindeki Karaalioğlu Parkı girişinde bulunan kurbağa heykelleri tahrip edildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yerleştirilen 6 heykelden biri tamamen yerinden sökülürken, bir diğerinin kolları kırıldı. Kent merkezinin yoğun kullanılan noktalarından birinde meydana gelen olay, kamusal alanlardaki sanat eserlerinin korunması konusunu yeniden gündeme getirdi.
6 HEYKELDEN İKİSİNE ZARAR VERİLDİ
Karaalioğlu Parkı'nın Işıklar Caddesi tarafındaki girişinde farklı duruşlarda tasarlanan 6 kurbağa figürü bulunuyordu. Özellikle çocukların ilgisini çeken ve ziyaretçilerin fotoğraf çektirdiği heykellerden ikisi zarar gördü.
Olayla ilgili aktarılan bilgilere göre heykellerden biri sabitlendiği yerden tamamen söküldü. Heykelin bulunduğu noktada yalnızca zemine bağlı ayak bölümleri kaldı. Bir başka kurbağa heykelinin ise iki kolunun kırıldığı belirlendi.
Heykellere zarar veren kişi veya kişilerin kimlikleri henüz belirlenemedi. Tahribatın ne zaman gerçekleştiği ve heykellerin onarılması için herhangi bir çalışma başlatılıp başlatılmadığı konusunda da açıklanmış bir bilgi bulunmuyor.
TAHRİBAT ANTALYA'NIN TARİHİ PARKINDA YAŞANDI
Olayın meydana geldiği Karaalioğlu Parkı, Antalya'nın yalnızca yeşil alanlarından biri değil, aynı zamanda Cumhuriyet döneminin kent planlaması ve kamusal sanat anlayışını yansıtan önemli mekânlarından biri olarak biliniyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan Karaalioğlu Parkı tarihçesine göre bölgenin modern bir kent parkına dönüşmesi 1930'lu yıllarda başladı. Ağustos 1930'da park çevresindeki yol düzenlemesi tamamlanırken aynı yıl alana çocuk parkı yapıldı. 27 Şubat 1931'de ise bahçenin içerisinden Gazi Bulvarı geçirildi.
Parkın bugünkü kimliğini kazanmasında 1940'lı yıllardaki düzenlemeler belirleyici oldu. Antalya'nın eski valilerinden Haşim İşcan döneminde gerçekleştirilen çalışmaların ardından park, 29 Nisan 1943 tarihinde İnönü Parkı adıyla halkın kullanımına açıldı.
KARAALİOĞLU PARKI AÇIK HAVA SANAT ALANI NİTELİĞİNDE
Karaalioğlu Parkı'nın kent kültüründeki yeri yalnızca tarihi ve doğal özelliklerinden kaynaklanmıyor. Park, farklı dönemlerde yerleştirilen heykeller ve anıtlarla Antalya'nın kamusal sanat alanlarından biri haline geldi.
Kaleiçi Old Town Festival'in park tarihçesinde yer alan bilgilere göre 1970'li yıllardan itibaren alana çeşitli sanat eserleri kazandırıldı. Heykeltıraş Mehmet Aksoy'un hazırladığı İşçi ve Oğlu Heykeli ile Kuzgun Acar'ın Haşim İşcan'a adadığı El Heykeli bunlar arasında bulunuyor.
Aynı tarihçeye göre Cahvar Göktaş'ın Don Kişot Heykeli de parkın sanat eserleri arasında yer alıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 2010 yılında şair Nazım Hikmet Ran'ın ölümünün 47'nci yıl dönümü dolayısıyla hazırlanan anıt da parkın kültürel kimliğine katkı sağladı.
Kurbağa figürlerine yönelik son tahribat, bu tarihi alanın girişindeki daha küçük ölçekli kamusal sanat eserlerinin de korunması gerektiğini ortaya koydu.
PARKIN KORUMA STATÜSÜ 2026 YILINDA YENİDEN DÜZENLENDİ
Karaalioğlu Parkı, 2026 yılında doğal sit alanlarına ilişkin idari kararlarla da gündeme geldi. Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, 28 Mayıs 2026 tarihinde Karaalioğlu (İnönü) Parkı'nın doğal sit alanı tesciline ilişkin duyuru yayımladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 3 Eylül 2026 tarihli ve 16638108 sayılı onayıyla parkın doğal sit alanı statüsü yeniden düzenlendi. Alanın belirlenen bölümleri, Nitelikli Doğal Koruma Alanı ile Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak tescil edildi.
Bu kararlar parkın doğal alanlarına ilişkin koruma düzenlemelerini kapsıyor. Kurbağa heykellerinin hukuki statüsü ve uğradıkları zararın bu düzenlemeler kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunda ayrıca bir tespit bulunmuyor.
HEYKELLERİN ONARILIP ONARILMAYACAĞI MERAK EDİLİYOR
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yerleştirilen kurbağa heykellerindeki hasarın giderilmesi için nasıl bir yöntem izleneceği henüz netleşmedi.
Özellikle yerinden tamamen sökülen heykelin yeniden yapılıp yapılmayacağı, kolları kırılan diğer figürün onarılıp onarılmayacağı ve zarar veren kişilerin belirlenmesine yönelik bir işlem başlatılıp başlatılmadığı açıklığa kavuşmayı bekliyor.
Kamusal alanlarda bulunan heykellerin korunması, yalnızca eserlerin fiziksel bütünlüğü açısından değil, kent estetiğinin ve ortak kullanım alanlarının sürdürülebilirliği bakımından da önem taşıyor. Karaalioğlu Parkı girişindeki tahribatın ardından gözler, hasarlı eserlerin geleceğine ilişkin yapılacak açıklamalara çevrildi.





