Yaşanan korkunç olayların ardından şiddetin ve cinnet vakalarının psikolojik boyutunu değerlendiren Uzman Klinik Psikolog ve Aile Danışmanı Gülderen Akdağ, öfke kontrolsüzlüğünün çağımızın en büyük problemlerinden biri haline geldiğini vurguladı.
'ÖFKE YOK SAYILDIĞINDA CİNNETE DÖNÜŞÜYOR'
İnsanların birbirine karşı tahammülsüzleştiğini ve küçük sorunların bile büyük facialara dönüştüğünü belirten Akdağ, şunları söyledi:
“Öfke kontrolsüzlüğü, insanların birbirlerine gözü dönmüş biçimde zarar vermesine ve 'amok' dediğimiz cinnet geçirme durumuna neden olmaktadır. Peki öfke aslında kötü bir duygu mudur? Hayır. Olumsuz duygular bizi hayatta tutmak için vardır. Örneğin korku duygumuz olmasa üzerimize gelen bir araçtan uzaklaşmayız. Kızgınlık veya üzüntü gibi duygular, tehlikeyi fark edip kendimizi koruyalım diye vardır. Biz ise bu duyguları bastırıyoruz, sorunları çözmek yerine kaçıyoruz ya da yanlış yollara başvuruyoruz. Kişi o duyguyu yok sayıp sorunla ilgili hiçbir şey hissetmezse, zihin bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünerek o olumsuz duyguyu daha da artırır. Kontrol altına alınmadığında ise maalesef istenmeyen vahim sonuçlar ortaya çıkar.”
'EKRANI BIRAKIN, AİLECE HAREKET EDİN'
Gündelik yaşamdaki rutinleşmenin ve dijital bağımlılığın ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Akdağ, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Her akşam kendinize 'Bugün kendime iyi gelecek ne yaptım?' sorusunu sorun. Yürüyüş gibi hareket içeren aktiviteler yapmak, beyindeki serotonin artışını desteklediğinden sinir sisteminizin sağlıklı kalmasını sağlar. Ekrandan olabildiğince uzak durmaya çalışın. Ekran kullanımı yerine ailenizle zaman geçirin ve onları daha iyi tanıyın. Sadece olumsuz durumlar yaşandığında aile ile iletişim kurmak öfkeyi daha da artırıyor.”
'MADDE VE KUMAR ŞİDDETİ TETİKLİYOR'
Toplumda tırmanan şiddet olaylarının arka planındaki en büyük tehlikelerden birinin de kötü alışkanlıklar olduğuna dikkat çeken Akdağ, sözlerini şöyle tamamladı: “Kötü hissettiğinizde ya da iyi hissetmek istediğinizde madde, kumar veya sigaraya yönelmek ve buna kendinizi alıştırmak en tehlikeli yoldur. Kısır bir döngünün içinde kalır, çıkmaza girebilirsiniz. Maalesef şu an şiddet problemlerinin büyük kısmı bu kullanımların yaygınlaşmasından kaynaklanıyor. Çıkış yolu bulamadığınız bir sorun olduğunda mutlaka bir uzmandan danışmanlık alın. Bu sayede hem sağlıklı çözüm yolları bulabilir hem de kötü alışkanlıklara sığınma gereksinimi duymazsınız.” (Hüseyin DOĞANAY)




