Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), TBMM'de görüşülen kanun teklifi kapsamında yatırım fonlarındaki takas kesinliği ve pay blokajı uygulamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. SPK'nın bildirdiğine göre, pay blokajı kaydı bulunan kişiler toplam 455 bin 758 fon pay sahibi arasında yer alıyor ve bu yatırımcılar ilave bir grup oluşturmuyor.
SATIŞ TALİMATI TAKAS İÇİN YETERLİ DEĞİL
TEFAS üzerinden gerçekleştirilen fon satış işlemlerinde, yatırımcıların sadece talimat vermiş olması işlemin bittiği anlamına gelmiyor. SPK'nın aktardığına göre, takasın tamamlanmış sayılması için nakit tutarın yatırımcının hesabına fiilen aktarılması ve fon katılma payı sahipliği kaydının silinmesi şartı aranıyor. Bu iki aşama gerçekleşmeden fon tasfiyeye girerse, söz konusu talimatlar da tasfiye sürecine dahil edilecek.
TASFİYE DURUMUNDA YATIRIMCIYI NE BEKLİYOR?
Yeni düzenleme, fon şirketinin faaliyetinin durması veya tasfiyesi halinde yatırımcının hukuki statüsünü netleştiriyor. Satış talimatı verip nakdi henüz hesabına geçmemiş yatırımcılar, elde edilen tutarlar üzerinden havuzdaki diğer katılma payı sahipleriyle eşit koşullarda değerlendirilecek. Böylece fon varlıklarının yatırımcılar arasında adil ve oransal şekilde dağıtılması sağlanacak.
KANUNİ GÜVENCE VE 79. MADDE
Kurul açıklamasında, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79'uncu maddesindeki güvencelere de atıf yapıldı. İlgili madde uyarınca, sermaye piyasası araçlarına ilişkin sisteme girilmiş takas ve ödeme işlemleri, aracı kuruluşların faaliyeti durdurulsa veya tasfiye sürecine girilse dahi iptal edilemiyor. SPK, bu kuralın işlemlerden doğan yükümlülükleri geri döndürülemez biçimde yürüterek piyasaya duyulan güveni korumayı amaçladığını vurguladı.




