Halk TV'ye kayyum atanmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kanalın sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Başsavcılık, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiaları kapsamında Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlere el konulduğunu ve yönetimlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atandığını bildirdi.
14 Ekim 2026 Çarşamba sabahı İstanbul'da gerçekleştirilen operasyon kapsamında 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Eş zamanlı operasyonlarda 11 kişi yakalanırken 4 şüphelinin yurt dışında, 1 şüphelinin cezaevinde olduğu belirlendi. Firari durumdaki diğer şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü açıklandı.
İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İHALELERİ MERCEK ALTINDA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre soruşturmanın önemli başlıklarından birini İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı ihale süreçleri oluşturuyor. Savcılık, Cafer Mahiroğlu'nun belediye bünyesindeki ilişkilerini kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri A.Ş.'nin kurulmasını sağladığını ve şirket yönetimini kontrolü altındaki kişilere devrettiğini ileri sürdü.
Başsavcılık, söz konusu şirket üzerinden belediye ihalelerine müdahale edildiği ve haksız kazanç sağlandığı iddialarının araştırıldığını bildirdi. İhale süreçlerindeki işlemler ile şirketler arasındaki mali ilişkiler soruşturmanın kapsamına alındı.
MASAK RAPORUNDA 30,3 MİLYAR LİRALIK İŞLEM HACMİ
Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından sağlanan finansal veriler incelendi. Başsavcılığın 14 Ekim 2026 tarihli açıklamasında, Cafer Mahiroğlu ile ilişkili şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 TL olduğu belirtildi.
Mahiroğlu'nun kişisel banka hesaplarında ise 1 milyar TL'nin üzerinde para giriş ve çıkışı tespit edildiği bildirildi. Mali incelemelerde şirket hesapları ile şahsi hesaplar arasındaki para hareketleri de değerlendirildi.
Raporda belirtilen 30,3 milyar TL'lik tutar, incelenen şirketlerin toplam finansal işlem hacmini ifade ediyor. Bu rakamın tamamının suç geliri olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor. Para hareketlerinin hangi bölümünün suç teşkil ettiği, soruşturma ve olası yargılama sürecinde değerlendirilecek.
ULUSLARARASI PARA TRANSFERLERİ İNCELENİYOR
Başsavcılık açıklamasında, Mahiroğlu'nun yöneticisi olduğu şirketler ve birinci derece yakınlarının banka hesapları üzerinden yüksek tutarlı uluslararası SWIFT transferleri gerçekleştirildiği bilgisine de yer verildi.

Finansal incelemelerde, elde edilen malvarlığı ile beyan edilen gelirler arasında önemli farklılıklar bulunduğu ileri sürüldü. Savcılık, bu para hareketlerinin kaynağını ve ticari faaliyetlerle bağlantısını araştırıyor.
SWIFT sistemi üzerinden uluslararası para transferi yapılması tek başına suç oluşturmuyor. Soruşturma açısından belirleyici olan, söz konusu işlemlerin kaynağı, hukuki niteliği ve iddia edilen suçlarla bağlantısının ortaya konulması olacak.
MAHİROĞLU'NUN 10 MART 2025'TE YURT DIŞINA ÇIKTIĞI AÇIKLANDI
Başsavcılık, Cafer Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında da ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla aranma kaydı bulunduğunu bildirdi.
Resmî açıklamaya göre Mahiroğlu, 10 Mart 2025 tarihinde Türkiye'den ayrıldı. Bu tarih ile 14 Ekim 2026'daki operasyon arasında yaklaşık 19 aylık süre bulunuyor.
Mahiroğlu'nun adı daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi bağlantılı ihale soruşturmalarında da gündeme gelmişti. Son operasyon ise İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı olduğu öne sürülen ticari işlemler ve şirketler arasındaki finansal hareketler üzerinden genişletilen iddiaları kapsıyor.
HALK TV BİNASINDA POLİS ARAMASI YAPILDI
14 Ekim sabahı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Halk TV'nin Zeytinburnu'ndaki merkez binasında arama başlattı. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen operasyon sırasında bina çevresinde güvenlik önlemleri alındı.
Operasyonun ardından televizyonun yayını durduruldu. Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla polis ekiplerinin kanal binasına geldiğini duyurdu.

Kayyum atama kararının yalnızca televizyon kanalını değil, Mahiroğlu'nun ortaklık, yöneticilik veya ticari bağlantısının bulunduğu şirketleri de kapsadığı bildirildi. Soruşturmanın şirketlerin yönetim yapısı üzerindeki etkileri, TMSF tarafından yürütülecek işlemlerle netleşecek.
TMSF KAYYUM ATAMASI NE ANLAMA GELİYOR?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi, belirli koşullar altında soruşturma veya kovuşturma sürecinde şirket yönetimine kayyum atanmasına imkân tanıyor. Düzenlemeye göre, suçun şirket faaliyetleri kapsamında işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe bulunması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olması durumunda hâkim veya mahkeme kayyum atama kararı verebiliyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının 16 Şubat 2025 tarihli açıklamasında da TMSF'nin şirketlere kayyum olarak atanabilmesi için mahkeme kararının gerekli olduğu vurgulanmıştı. Açıklamada, 4 Şubat 2025'te Resmî Gazete'de yayımlanan 7539 sayılı Kanun'un TMSF'nin mevcut yetkilerini kullanmasına ilişkin düzenlemeler içerdiği belirtilmişti.
Kayyum atanması, şirket sahipleri veya yöneticileri hakkındaki suçlamaların kesinleştiği anlamına gelmiyor. Bu uygulama, soruşturma ya da kovuşturma aşamasında şirket faaliyetlerinin yönetimine ilişkin hukuki bir tedbir niteliği taşıyor.
GÖZALTINA ALINAN 11 ŞÜPHELİNİN İŞLEMLERİ SÜRÜYOR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 14 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre 17 şüpheli hakkında verilen gözaltı kararlarından 11'i sabah saatlerinde uygulandı. Operasyonda yakalanan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken firari şüphelinin bulunmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
Soruşturmanın sonraki aşamasında şüphelilerin ifadeleri, MASAK tarafından incelenen para hareketleri ve belediye ihalelerine ilişkin belgelerin değerlendirilmesi bekleniyor. Gözaltına alınan kişilerin adli mercilere sevk edilip edilmeyeceğine ilişkin süreç ise henüz sonuçlanmadı.
Cafer Mahiroğlu ve diğer şüpheliler hakkındaki iddialar soruşturma aşamasında bulunuyor. Suçlamalara ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor.




